Servikal konizasyon yöntemlerinin uterin arter doppler ölçümleri üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE GÜLEN KÜÇÜKBİNGÖZ
Danışman: Mehmet Ali NARİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Servikal preinvazif lezyonların tanı ve tedavisinde kullanılan eksizyonel prosedürlerden soğuk bistüri konizasyon ile sıcak elektrokoter konizasyonun, postoperatif dönemde uterin arter akımında oluşturabileceği değişiklikleri karşılaştırmayı planladık. Gereç ve Yöntem: 01 Ocak 2019- 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında hastanemiz jinekolojik onkoloji kliniğine başvuran ve servikal konizasyon endikasyonu alan 30-40 yaş arası 40 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar randomize edilerek iki gruba ayrıldı. Birinci grupta 20 hastaya soğuk bistüri konizasyon yapılırken ikinci gruptaki 20 hastaya sıcak elektrokoter konizasyon uygulandı. Demografik değişkenler kaydedildi, iki grupta da preoperatif ve postoperatif 1. ayda uterin arter Doppler ölçümleri yapılıp Rİ değerleri ölçüldü, hb/hct değerleri ve preoperatif ultrasonografi ile ölçülen serviks hacimleri ile çıkarılan materyal hacimleri karşılaştırıldı. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanıldı. Bulgular: Sıcak konizasyon yapılan birinci gruptaki hastalarda sağ ve sol uterin arter rezistans indeks (Rİ) preoperatif ve postoperatif karşılaştırıldığında (sırasıyla p: 0.68, p:0.17); soğuk konizasyon yapılan ikinci grupta sağ ve sol uterin arter rezistans indeks (Rİ) preoperatif ve postoperatif karşılaştırıldığında (sırasıyla p: 0.92, p:0.24) anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Gruplar arasında çıkarılan konizasyon materyalinin hacmi istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p: 0.038). Soğuk bistüri konizasyon yapılan grupta çıkarılan servikal doku hacminin daha fazla olduğu saptandı. Sıcak elektrokoterle konizasyon yapılan 20 hastanın 1 tanesinde cerrahi sınır pozitifliği izlendi, 1 tanesinde ise servikal stenoz meydana geldi.Hiçbir hastamızda bunların dışında ek komplikasyon gözlenmemiştir. Sonuç: Her iki konizasyon yönteminde de işlem öncesi ve sonrası bakılan uterin arter dopplerleri arasında anlamlı fark saptanmadı. Konizasyon sonrası oluşabilecek gebelik komplikasyonlarının uterin arter kan akımındaki değişikliklere değil de hacim ve servikal doku kaybına bağlı olabileceği düşünülmüştür. Tedavi etkinliği ve çıkarılan materyalin tanıdaki üstünlüğü nedeniyle preinzavif lezyonların tanı ve tedavisinde özellikle reprodüktif çağdaki kadınlara soğuk bistüri konizasyon tekniğinin başarı ile kullanılabileceğini önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: Soğuk bistüri konizasyon, sıcak elektrokoter konizasyon, uterin arter Doppler,