Shear wave elastografi, polikistik over sendromunda diagnostik bir belirteç olarak kullanılabilir mi?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UĞURCAN ZORLU

Danışman: Hakan Raşit YALÇIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Araştırmamızın amaçları arasında PCOS ve PCOS olmayan kadınlar arasındaki SWE değerlerinin karşılaştırmasıyla birlikte bir cut-off değer çıkarılıp sendromun tanısı için ucuz, kolay uygulanabilir, non-invaviz bir parametre daha tanımlanmasıdır. İkincil amaç, PCOS ve PCOS olmayan kadınlar arasındaki menstrüasyon paternlerini, klinik özellikleri, laboratuvar ve diğer ultrasonografik parametrelerinin, SWE parametleri ile birlikte karşılaştırılması sonucu elde edileceğini düşündüğümüz hastalığın kliniğe ve laboratuvar parametlerine yansıma durumunu SWE gibi non-invaziv ucuz, kolay bir yolla predikte etmektir. Çalışmanın üçüncü amacı, PCOS tanısı almış hastalarda klinik özelliklerin ve labarotuvar bulgularının SWE parametreleriyle korele bir değişim gösterip göstermediğinin incelenmesi sonucu hastalığın şiddeti ile SWE değerleri arasında bir korelasyon bulup tedavinin ve takibin seyrini bu ucuz, kolay, non-invaziv metoda göre şekillendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Ankara Şehir Hastanesinde Mayıs 2022 ile Eylül 2022 arasında jinekoloji ve infertilite polikliniklerine, kadın hastalıkları ve doğum acil servisine başvuran ve Rotterdam tanı kriterlerine göre PCOS tanısı konan 150 kadın hasta (18-40 yaş arası) dahil edildi. Kontrol grubu olarak da yine aynı birimlere başvuran 150 PCOS tanısı almamış sağlıklı birey (18-40 yaş arası) çalışmaya katıldı. Hastalara ve kontrol grubuna ait kan örneklerinin alınması, ultrasonografik değerlendirme (gri skala ve doppler parametreleri) ve SWE- SWV (stromal ağırlıklı) değer ölçümleri erken foliküler fazda (menstrüel siklusun ikinci ila altıncı günleri arasında) olacak şekilde gerçekleştirildi. Hastalar metabolik ve androjenik parametreler ve klinik özellikler açısından incelendi. Çalışmada, vaka ve kontrol grubunun metabolik, hormonal parametreleriyle klinik özellikleri SWE-SWV değerleri açısından bir karşılaştırması yapıldı. Ayrıca, SWE-SWV'nin metabolik-hormonal-klinik bozulmayı öngörme konusundaki duyarlılığı değerlendirildi. PCOS'un ultrasonografik özelliklerini saptamak için gri skala ultrasonografi (US) kullanılarak overler incelendi. Hem US hem de SWE ölçümlerini yapmak için transabdominal-transvajinal yaklaşım kullanıldı (6 MHz dışbükey prob ve transvajinal prob kullanan bir Toshiba Apio 500 US cihazı aracılığıyla). İlk olarak, over morfolojisini değerlendirmek için gri skala US kullanıldı. Daha sonra, elastografik inceleme için her bir over için en az 10 ardışık ölçüm elde edildi (stroma ağırlıklı). SWE-SWV ölçümlerinin kalitesini iyileştirmek için cihaz tarafından otomatik olarak sağlanan kalite faktörü (RMI) referans değerleri 0.4 ile 1.0 kilopaskal (kPa) aralığı alındı. Bulgular: PCOS grubunun VKİ, obezite oranı, HbA1c seviyesi, trigliserid, açlık insülin, HOMA-IR değeri kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksek; HDL ise anlamlı şekilde düşük görülmüştür. PCOS grubunda metabolik sendroma sekonder artmış lipid seviyeleri, düşük HDL seviyesi, artmış HOMA-IR seviyeleri izlenmiştir. Bununla beraber PCOS hastalarında total testosteron değeri, LH/FSH oranı, DHEA-S değeri, AMH değeri ve FAI değeri kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksek; SHBG değeri ise anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. PCOS grubu olgularında literatüre göre beklenildiği gibi akne vulgaris, hirşutizm, saç dökülmesi, oligomenore/amenore ve infertilite görülme oranı kontrol grubu olgularına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Bizim çalışmamızda Ortalama Ovaryan Arter RI değeri, Ortalama Over Stroma Alanı/Over alanı ve Ortalama Over Hacmi kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksek; Ortalama Ovaryan Arter PSV değeri ise anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. PCOS grubunda bulunanların Ortalama Shear Wave Elastografi değeri kontrol grubu olgulara göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Bununla birlikte En düşük Shear Wave Elastografi değeri, En yüksek Shear Wave Elastografi değeri, Ortalama Shear Wave Velocity değeri, En düşük Shear Wave Velocity değeri, En yüksek Shear Wave Velocity değeri de elastografik değerler olarak çalışılmıştır. Bu değerler de PCOS grubunda kontrol grubuna göre istatistiki olarak anlamlı derecede daha daha yüksek bulunmuştur. Değerlendirmeler sonucunda ortalama shear wave elastografi için PCOS tanısı koymak için elde edilen cut-off noktası 12,3 olarak saptanmıştır. Çalışmamızda aynı şekilde ortalama shear wave velocity değeri için cut-off noktası 1,35, en düşük shear wave velocity değeri için cut-off noktası 1,17, en yüksek shear wave velocity değeri için cut-off noktası 1,5 olarak bulunmuştur. Ortalama Shear Wave Elastografi değeri ile kilo, VKİ, HbA1c, total testosteron, DHEA-SO4, FAI, Trigliserit, açlık glukoz, açlık insülin, HOMA-IR ve AMH arasında pozitif yönde; Ortalama Shear Wave Elastografi değeri ile yaş, SHBG ve HDL arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. En düşük Shear Wave Elastografi değeri ile kilo, VKİ, HbA1c, total testosteron, DHEA-SO4, FAI, açlık insülin, HOMA-IR ve AMH arasında pozitif yönde; En düşük Shear Wave Elastografi değeri ile SHBG ve HDL arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. En yüksek Shear Wave Elastografi değeri ile kilo, VKİ, HbA1c, total testosteron, LH/FSH, DHEA-SO4, FAI, Trigliserit, açlık glukoz, açlık insülin, HOMA-IR ve AMH arasında pozitif yönde; en yüksek Shear Wave Elastografi değeri ile yaş, SHBG ve HDL arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. Bunlara ek olarak Shear Wave Elastografi verileri hirşutizm, saç dökülmesi, oligo-amenore, infertilite gibi klinik özelliklerin gözlenmesi durumu için istatistiki bir anlamlılık sağlmıştır. Kısa bir deyişle PCOS'u tanımlarken kullandığımız parametre ve kriterlerin birçoğu (PCOS tanı kriterleri, androjenik parametreleri, biyokimasal markerlar, klinik parametreler) istatistiki olarak elastografi ölçümleri ile paralellik göstermektedir. Sonuç: SWE parametleri istatistiki olarak PCOS grubunda kontrol grubuna göre istatistiki olarak anlamlı yüksek sonuçlar vermiştir. Bu sonuçlarla non-invaziv, ucuz, kolay bir tetkik olan shear wave elastografi PCOS tanısında bir belirteç olarak kullanılabilir. Bununla birlikte PCOS tanısı almış hastalarda SWE değerlerinin artışına bağlı semptomlar kendini daha çok göstermekte, biyokimyasal markerlar daha çok bozulmakta ve klinik daha kötüye gitmektedir. Bu da demektir ki bu ucuz, non-invaziv, kolay bir test olan SWE bu hastalığın progresyonunu tahmin etmede bizim için değerli bir parametre olabilir. Keza hastaların biyokimyasal değerlerinin takibinin zor olduğu durumunda bu androjenik parametrelerle çalışmamızda anlamlı korelasyon gösteren SWE bu değerlerin tahmini için bizim için belirteç olarak kullanılabilir. Hem PCOS'un tanısından hem de progresyonunu tahmin etmede ve tedavi ve izlem süreci için SWE parametreleri bizim için son derece değerlidir. Daha geniş örneklem büyüklükleri ve kontrol grupları ile gelecekteki çalışmaları içeren daha ileri araştırmalar mevcut bulguları destekleyen kanıtlar sağlarsa, PCOS'lu hastaların uzun süreli takibinde SWE rutin ultrasonografik uygulamaya dahil edilebilir. Anahtar kelimeler: PKOS, shear wave elastografi, shear wave hızı, ovaran elastoz, ovaryan sertlik