Aksiyal spondiloartropatili hastalarda SPARCC Yöntemiyle skorlanan sakroileit şiddetinin HLA-B27 durumu ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYCAN KÜBRA CEVVAL
Danışman: Aynur TURAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada aksiyal spondiloartropati (akSpA) tanısı alan hastalarda, sakroiliak manyetik rezonans görüntülemede (MRG) Kanada Spondiloartrit Araştırma Konsorsiyumunun (SPARCC) skorlama yöntemleriyle ölçülen sakroileit şiddetleri ile İnsan Lökosit Antijeni-B27 (Human Leukocyte Antigen-HLA-B27) durumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2019 – Mart 2022 tarihleri arasında spondiloartropati şüphesiyle HLA-B27 geni bakılan 648 hastadan, Uluslararası Spondiloartrit Çalışma Grubu (Assessment in SpondyloArthritis International Society- ASAS) kriterlerine göre akSpA tanısı alan 205 hasta dahil edilmiştir. Çalışmada akSpA tanısı alanlarda akut ve kronik sakroileit şiddetleri MRG tabanlı semikantitatif bir yöntem olan SPARCC ile skorlanmış olup HLA-B27 ile ilişkilerine bakılmıştır. Ayrıca hastaların cinsiyeti, tanı anındaki yaşları, akut faz reaktanları da kaydedilerek sakroileit şiddetleriyle ilişkileri analiz edilmiştir. MRG'ler iki radyolog tarafından HLA-B27 sonuçlarına kör olarak değerlendirilmiş olup, akut sakroileit şiddetleri için gözlemci içi ve gözlemciler arası uyuma bakılmıştır. Kronik sakroileit şiddetlerini ise iki radyolog konsensus ile değerlendirmiştir. Bulgular: Çalışmaya akSpA tanılı 205 hasta dahil edildi. Hastaların tanı anındaki yaş ortalaması 33.11±7.04 yıl olup minimum tanı yaşı 18 maksimum tanı yaşı 45 idi. Hastaların %52.2'si kadın, %47.8'i erkek olup, %43.9'unda HLA-B27 pozitifliği saptandı. Hastalardan sakroileiti olanların %54'ünde akut ve kronik sakroileit bir aradaydı, %32'sinde sadece akut, kalan %13 ünde ise sadece kronik sakroileit bulguları vardı. Akut sakroileit bulgusu olan hastaların (toplam 168 hasta) SPARCC şiddet sınıflamasına göre 141'inde hafif, 25'inde orta ve 2 hastada şiddetli sakroileit tespit edildi. Akut sakroileit şiddeti orta olanlarda HLA-B27 pozitifliği hafif olanlara göre daha fazla idi (p 0.05), ankiloz skorları arasında pozitifler lehine fark saptandı (p<0.05). Kadın hastalarla erkek hastaların ASS, erozyon skorları ve yağ replasmanı skorları karşılaştırıldığında erkek hastalarda daha yüksek bulundu (p<0.001, p<0.01, p<0.01 ). ASS için yapılan çok değişkenli lineer regresyon analizi sonucunda; yaş(negatif korelasyon), cinsiyet(erkek) ve HLA-B27 pozitifliği akut sakroileit skorlarında artış açısından belirleyici faktörler olarak bulundu. TKSS için yapılan çok değişkenli lineer regresyon analizi sonucunda ise; benzer şekilde erkek cinsiyet ve HLA-B27 pozitifliği kronik skorlarda artış açısından belirleyici faktörler olarak bulundu. Sonuç: Biz bu çalışmamızda akSpA'lı hastalarda akut ve kronik sakroileit şiddetlerini SPARCC skorlamasıyla değerlendirdik. Orta şiddetteki akut sakroileitlerde HLA-B27 pozitiflik oranını hafif şiddetteki sakroileitlere göre daha yüksek bulduk. Kronik sakroileit şiddeti için ise HLA-B27 pozitifliğini ve erkek cinsiyeti belirleyici faktörler olarak bulduk. HLA-B27 pozitif hastalarda ve erkek cinsiyette kronik sakroileit görülme sıklığının , ASS ve TKSS'nin yüksek olması, klinik pratikte bu özellikleri taşıyan hastalarda erken ve agresif tedavinin fayda sağlayabileceğini düşündürmüştür.