Bipolar bozukluk tanılı hastaların manik epizod ve takip eden ötimik dönemde serum Sestrin 2, NRF2, KEAP1 düzeylerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PELİN EĞİN

Danışman: Sinay ÖNEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, bipolar bozukluk tanılı hastalarda serum Sestrin 2 (SESN2), Nükleer Faktör Eritroid 2 İlişkili Faktör 2 (NRF2) ve Kelch Benzeri ECH İlişkili Protein 1 (KEAP1) düzeylerinin manik epizod ve takip eden ötimik dönem arasındaki değişiminin değerlendirilmesi, bu düzeylerin sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, DSM-5 tanı ölçütlerine göre manik epizod tanısı ile S.B.Ü. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nde yatarak tedavi gören 35 hasta ve 35 sağlıklı gönüllü dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara sosyodemografik veri formu, Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Montgomery-Asberg Depresyon Derecelendirme Ölçeği (MADRS) ve Klinik Global İzlenim Ölçeği (KGI) uygulanmıştır. Hasta grubunda ölçek değerlendirmeleri ve kan örneği alımı, manik epizod döneminde ve taburculuk sonrası en az dört haftalık ötimik dönemde olmak üzere iki kez gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların serum Sestrin 2, NRF2 ve KEAP1 düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Bulgular: Serum NRF2 düzeyleri hem manik hem de ötimik dönemde sağlıklı kontrollere göre anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (her iki karşılaştırmada düzeltilmiş p<0,001). Manik dönem ölçümlerine dayanan ve yaş, cinsiyet ile VKİ için düzeltilen lojistik regresyon analizinde NRF2 düzeylerinin bipolar bozukluk varlığıyla bağımsız olarak ilişkili olduğu, ROC analizlerinde ise hem manik hem ötimik dönemde yüksek ayırt edici performans gösterdiği saptanmıştır (AUC=0,839 ve AUC=0,824). Sestrin 2 düzeyleri manik dönemden ötimik döneme geçişte belirgin bir artış göstermiştir (p<0,001; r=0,63). Doğrudan grup karşılaştırmalarında Sestrin 2 düzeyleri hem manik hem de ötimik dönemde sağlıklı kontrollere göre yüksek bulunmakla birlikte etki büyüklükleri sınırlı kalmıştır. Manik dönem ölçümlerine dayanan, yaş, cinsiyet ve VKİ için düzeltilmiş lojistik regresyon modelinde ise Sestrin 2 düzeyi bipolar bozukluk varlığıyla bağımsız olarak ilişkili bulunmamıştır. KEAP1 düzeyleri açısından gruplar ve dönemler arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sestrin 2, NRF2 ve KEAP1 düzeyleri arasında hem manik hem de ötimik dönemde pozitif korelasyonlar bulunmuştur. Klinik ölçekler, hastalık seyri değişkenleri ve biyobelirteç değişimleriyle ilişkiler FDR düzeltmesi sonrasında anlamlılığını korumamıştır. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, bipolar bozuklukta Sestrin 2-KEAP1-NRF2 ekseninin hücresel stres ve oksidatif denge süreçlerinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Sestrin 2 düzeylerinin ötimik dönemde artış göstermesi, epizod sonrası devam eden adaptif/kompansatuar süreçlerle ilişkili olabilirken; NRF2 düzeylerinin her iki dönemde de düşük seyretmesi, antioksidan yanıt mekanizmalarında daha süreğen bir etkilenmeyi düşündürmektedir. Serum KEAP1 düzeylerinde belirgin farklılık izlenmemesi, molekülün hücre içi işlevlerinin değerlendirilmesinin daha açıklayıcı olabileceğini akla getirmektedir. Bulgularımız, bipolar bozuklukta redoks dengesi, hücresel stres yanıtı ve antioksidan savunma sisteminin hem epizodik hem de süreğen biyolojik süreçler bağlamında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Bipolar Bozukluk, Mani, KEAP1, NRF2, Sestrin 2, Oksidatif stres