Uterin papiller seröz karsinomların klinikopatolojik özelliklerinin ve sağkalım oranlarının retrospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF CEREN TUTKUN KILINÇ
Danışman: Hakan Raşit YALÇIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Uterin papiller seröz karsinomlar (UPSC) endometriyum kanserinin bir alt türü olarak değerlendirilir. Nadir görülmesine rağmen erken evrede bile ekstrauterin hastalıkla seyreden, progresif seyirli, kötü prognozludur ve endometriyum kanserlerine bağlı ölümlerin yarıdan fazlası UPSC kaynaklıdır. Bu çalışmanın amacı hastaların klinik ve patolojik özelliklerinin sağ kalım, hastalıksız sağkalım ve lenf nodu metastazı ile ilişkisini değerlendirmektir. Materyal Metot: Çalışmamızda 2008 ile 2020 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi'nde endometriyum kanseri nedeni ile evreleme cerrahisi (total histerektomi-salpingo-ooferektomi, bilateral pelvik-paraaortik lenf nodu diseksiyonu, omentektomi) yapılan ve nihai patoloji sonuçları uterin seröz papiller karsinom saptanan 80 hastanın klinikopatolojik özelliklerinin sağkalım, hastalıksız sağkalım ve lenf nodu tutulumu ile ilişkisi retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların median yaş 64,3, tümör çapı 3,8 cm; %65,8'i ileri evre; 7 (%8,8) hastada tedavi sonrası nüks, 26 (%32,5) hastada takip sırasında ölüm izlendi. OS süresi 91 ay ve DFS süresi 41 ay olarak saptandı. Olguların 33 (%41,3) tanesinde miyometriyal invazyon %50 olup; 10'unda (%12,5) unilateral, 17'sinde (%21,3) bilateral adneksiyel tutulum saptandı, 52 (%65) hastada ise tutulum saptanmadı. 22'si (%27,5) LVSI negatif, 52'si (%65) LVSI pozitif; 45'i (%56,3) sitoloji negatif, 33'ü (%41,3) sitoloji pozitif; 42'sinde (%52,5) LNM yok, 6'sında (%7,5) sadece pelvik, 4'ünde (%5) sadece paraaortik LNM, 24 (%30) hastada ise hem pelvik hem paraaortik LNM var; 55'inde (%68,8) servikal tutulum yok, 25'inde (%31,2) servikal tutulum var; 28'inde (%35) isthmus tutulumu var, 52'sinde (%65) isthmus tutulumu yok; 58'inde (%72,5) omentum metastazı yok, 22'sinde (%22,5) omentum metastazı var olarak izlenmiştir. LNM'yi etkileyebilecek faktörler univaryant analiz ile değerlendirildiğinde miyometriyal invazyon (p<0,001), LVSI (p<0,002), servikal tutulum (p<0,011), isthmus tutulumu (p<0,036), adneksiyel tutulum (p<0,036) ve sitoloji pozitifliği (p<0,002) lenf nodu tutulumu ile anlamlı ilişkili iken (p<0,05); multivaryant analizde LVSI (p<0,005; [HR]: 0,032 %95 [CI]: 0,003-0,354) ve sitoloji pozitifliği (p<0,007; [HR]: 0,094 %95 [CI]: 0,017-0,518) lenf nodu metastazı için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı (p<0,05). DFS ve OS içinse anlamlı değişken izlenmedi. Sonuç: Uterin papiller seröz karsinom hastalarında lenf nodu metastazı için LVSI ve peritoneal sitoloji pozitifliği önemli iki prognostik faktörüdür. Anahtar kelimeler: uterin papiller seröz karsinom, endometriyum kanseri, sağkalım, lenf nodu metastazı, LVSI, prognoz.