Multipl skleroz hastalarının çalışma hayatlarında yaşadıkları güçlükler ve bunlarla başa çıkma stratejilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EKİN AYDIN DEMİR
Danışman: Aslı KÖŞKDERELİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ Multipl Skleroz (MS)'un sıklıkla genç erişkinleri etkileyen ve kronik seyirli bir hastalık olduğu göz önüne alındığında MS ile ilgili engellilik ve buna bağlı işsizlik hastalar için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Buna rağmen yapılan MS araştırmalarında bu soruna yeterli yer verilmemiştir. Bu çalışmada aktif çalışan erişkin MS hastalarında çalışma hayatına ait güçlüklerin gözden geçirilmesi ve bu güçlüklerin; hastalık ilişkili kognitif, bilişsel, duygu durum ve fiziksel engellilik gibi parametrelerle ilişkisinin araştırılması ve bunun yanında hastaların çalışma hayatlarındaki güçlüklerle başa çıkabilmek amacıyla kullandıkları stratejilerin değerlendirilmesi amaçlandı. GEREÇ VE YÖNTEM Kesin relapsing remitting multipl skleroz (RRMS) tanısı olan yüz elli hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların iş yaşamına dair özelliklere ayrıntılı yer verilen çalışmamızda iş yaşamında yaşanan güçlükler MS Çalışma Güçlükleri Anketi-23 (MSWDQ-23) ile, bu güçlüklerle başa çıkma stratejilerinin incelenmesi ise Başa Çıkma Stratejileri Kısa Formu (BÇS-Brief COPE) ile değerlendirildi. Kognitif değerlendirme Sembol ve Sayı Modaliteleri Testi (SDMT); duygu durum değerlendirmesi Beck Depresyon Ölçeği (BDI) ve Beck Umutsuzluk Ölçeği (BHS); yorgunluk durumunun saptanması Yorgunluk Şiddet Ölçeği (FSS) kullanılarak değerlendirildi. Alt ekstremite fonksiyonları 25 adım Yürüme Testi (T25FWT) ile üst ekstremite işlevleri ise Dokuz Delikli Tahta Çivi Testi (9HPT) ile değerlendirildi. BULGULAR Çalışmamıza dahil edilme kriterlerine uyan 150 hasta alındı. Tüm hastaların 83'ü kadın (%55,3), 67'si erkekti (%44,7). Hastaların ortalama yaşı 38,9 ± 8,0 (min-maks 21-58) yıldı. Hastaların kognisyon düzeyleri arttıkça psikolojik/kognitif bariyerler, fiziksel bariyerler ve toplam bariyerlerden aldıkları puanlar azalmaktaydı. İş yaşamındaki zorluklar ile hastaların bilişsel düzeyleri arasındaki negatif korelasyon bulduk. Hastalarımızın depresyon, yorgunluk ve umutsuzluk test skorları arttıkça iş yaşamındaki bütün bariyerlerden aldıkları test skorlarının arttığı görüldü. Çalışmamızda hastaların üst ekstremite fonksiyonları bozuldukça psikolojik/kognitif bariyerler, fiziksel bariyerler ve bariyerler toplam puanından aldıkları skorların arttığı görüldü. Hastaların yürüme hızları ve ambulasyon kabiliyetleri kötüleştikçe psikolojik/kognitif, fiziksel ve dışsal bariyerlerden aldıkları toplam puanların arttığı görüldü. Kadın hastaların duygulara odaklanma ve ortaya koyma, kabullenme, dine yönelme, zihinsel olarak ilgiyi kesme, kendini sınırlandırma ve duygusal sosyal destek kullanma alt ölçeklerinden aldıkları ortalama puanlar erkek hastalara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olarak belirlenmiştir. Tüm hastaların toplam grubuna bakıldığında ortalama puan yüksekliğine göre başa çıkma yollarının kullanımı; planlama, dine yönelme, olumlu yeniden yorumlama ve araçsal sosyal destek kullanma şeklinde bulunmuştur. Depresyon test skorları arttıkça duygulara odaklanma ve ortaya koyma, davranışsal olarak ilgiyi kesme ve madde kullanımı artmakta; olumlu yeniden yorumlamanın ise azaldığı görüldü. Ayrıca çalışmamızda hastaların yürüme hızları ve ambulasyon kabiliyetleri kötüleştikçe kabullenme skorunun azaldığı; üst ekstremitelerinin fonksiyonel becerisi azaldıkça madde kullanımı test skorlarının arttığı bulunmuştur. Hastaların bütün bariyer alt ölçeklerinden ve toplam bariyerler puanından aldıkları test skorları arttıkça toplam başa çıkma puanlarının arttığı görülmüştür. SONUÇ Bulgularımız kognitif fonksiyonları iyi olan MS hastalarının, iş yaşamında daha az oranda zorluk yaşadığını göstermiştir. Ayrıca daha depresif, yorgun ve umutsuz olmak, iş yaşamında daha fazla zorluk ile ilişkili bulundu. Hastaların üst ekstremite disfonksiyonu, yürüme ve denge problemleri ile iş yaşamında karşılaşılan kognitif ve fiziksel güçlüklerin yakından ilişkili olduğu saptandı. Yıllık atak hızı ve EDSS skorları yükseldikçe iş yaşamında karşılaşılan zorluklar artış gösterdi. MS hastalarında başa çıkma yöntemleri arasında en sık planlama, dine yönelme, olumlu yeniden yorumlama ve araçsal sosyal destek kullanmanın yer aldığı kaydedildi. Çalışmamızda kadın hastaların; duygulara odaklanma ve ortaya koyma, kabullenme, dine yönelme, zihinsel olarak ilgiyi kesme, kendini sınırlandırma ve duygusal sosyal destek kullanma stratejilerini erkeklere kıyasla daha fazla kullandığı saptanmıştır. Depresif duygu durum arttıkça, duygulara odaklanma, davranışsal olarak ilgiyi kesme, madde kullanımı ve dine yönelme şeklinde başa çıkma yöntemlerinin sıkça kullanıldığı gözlendi. Ayrıca bu çalışmada, üst ekstremite fonksiyonlarında beceri kaybı ve yürüme fonksiyonunda kötüleşme ile madde kullanımı arasında anlamlı ilişki saptandı. Çalışmamız, aktif çalışan MS hastaların klinik takiplerinde kognisyon, umutsuzluk, depresyon, yorgunluk, üst ekstremite fonksiyonları, yürüme ve ambulasyon kabiliyetleri ile birlikte iş hayatlarındaki güçlüklerin de değerlendirilmesinin önemli olduğunu gösterdi. Hastaların klinik izleminde iş yaşamında kullandıkları başa çıkma stratejilerinin değerlendirilmeye dahil edilmesi hem aktif çalışan hastayı bir bütün olarak görmeyi hem de erken dönemde uyumsuz başa çıkma stratejisi kullanan hastaları daha etkin başa çıkma stratejilerine ve mesleki rehabilitasyon müdahalelerine yöneltme imkânı sağlayacaktır. ANAHTAR KELİMELER: İş Yaşamı, İş Yaşamındaki Güçlükler, Başa Çıkma Stratejileri, Multipl Skleroz