Psöriazisli hastalarda mTORC1 ve mTORC2 düzeyleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLAYDA ESNA GÜNGÖR

Danışman: Aslı AKSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Psöriazis patogenezinde genetik, çevresel ve immün yolakların kompleks etkileşimi söz konusudur. Son yıllarda, psöriazis patogenezinde hücre içi sinyal yolaklarından biri olan ve metabolizmanın ana kontrol yolağı olarak bilinen mTOR yolağının rolü üzerinde durulmaktadır. mTOR bir serin/treonin kinaz olup, hücre içinde mTORC1 ve mTORC2 multiprotein komplekslerinde yer alır ve bu komplekslerin katalitik alt birimini oluşturur. Literatürde psöriazis patogenezinde mTOR yolağının rolü ile ilgili pek çok derleme mevcut olmasına rağmen, psöriazisli hastaların serumlarında mTORC1 ve mTORC2 seviyesini araştıran bir çalışma mevcut değildir. Bu sebeple biz bu çalışmamızda, psöriazisli hastaların serumlarındaki mTORC1 ve mTORC2 seviyelerini inceleyerek, mTOR yolağının psöriazis patogenezindeki önemini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 40 psöriazisli hasta ve 40 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Hastaların sosyodemografik verileri, hastalık şiddeti, hastalık süresi gibi klinik özelliklerini içeren verileri kaydedildi. Tüm katılımcılardan serum örnekleri alınarak uygun koşullarda santrifüj edildi ve örneklerin çalışılacağı güne kadar -80 derece soğutucuda saklandı. ELİSA yöntemiyle serum mTORC1 ve mTORC2 düzeylerinin çalışılması için toplanan örnekler dış merkezde bulunan bir laboratuvara gönderildi ve elde edilen sonuçlar tarafımıza bildirildi. Bulgular: Psöriazisli hastalarda serum mTORC1 ve mTORC2 düzeyleri, kontrol grubu ile kıyaslandığında daha düşüktü ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (mTORC1 için p=0,001; mTORC2 için p=0,024). Hasta grubu kendi içinde psöriazis alan şiddet indeksi (PAŞİ) skoruna göre hafif, orta ve şiddetli olarak üç alt gruba ayrıldı. Hastaların serum mTORC1 ve mTORC2 seviyeleri ile hastalık şiddeti arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamazken hastalık süresi ile serum mTORC1 ve mTORC2 düzeyleri arasında negatif korelasyon vardı (mTORC1 için p=0,041, r=-0,320; mTORC2 için p=0,046, r=-0,314). Sonuç: Bu çalışma, psöriazisli hastaların serum mTORC1 ve mTORC2 düzeylerinin incelendiği ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Literatürde yapılan doku düzeyindeki immünohistokimyasal çalışmalarda ve in vitro çalışmalarda psöriazis patogenezinde mTOR yolağının aktif rol aldığı gösterilmiştir. Bizim çalışmamızda hücre içinde aktif olan mTOR yolağına ait mTORC1 ve mTORC2 komplekslerinin serum düzeylerinin hasta grubunda daha düşük saptanması, bu moleküllerin hücre içinde artmış aktivasyonunun bir göstergesi olabileceğini düşündürmüştür ve psöriaziste mTOR yolağını hedefleyen tedaviler yeni bir adjuvan tedavi seçeneği olabilir.