Antifungal profilaksi alan hematolojik malignitesi olan hastalarda galaktomannan antijeninin fungal enfeksiyon tanısındaki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA ÜNAL
Danışman: Belgin GÜLHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, hematolojik malignite tanısı ile izlenen çocuk hastalarda invaziv fungal enfeksiyon (İFE) gelişme sıklığı, ilişkili risk faktörleri, klinik ve laboratuvar bulguları, antifungal profilaksi ve tedavi yaklaşımları değerlendirilmiştir. Ayrıca, galaktomannan antijen testinin tanısal değeri analiz edilmiştir. Yöntem: Şubat 2019- Aralık 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji Kliniği'nde takip edilen 280 hasta retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler, hematolojik tanı, İFE gelişimi, antifungal profilaksi kullanımı, laboratuvar (galaktomannan testi, kültürler), radyolojik (BT, MRG, USG) bulgular, tedavi protokolleri ve sonuçlar değerlendirildi. İFE tanısı, 2020 EORTC/MSGERC kriterlerine göre şüpheli, olası ve kesin olarak sınıflandırıldı. Galaktomannan testinin duyarlılık, özgüllük ve prediktif değerleri hesaplandı. Bulgular: Çalışma grubunun %77,1'i ALL, %21,1'i AML, %1,8'i mikst fenotipik akut lösemi tanısı almıştı. Ortalama yaş 8,34 ± 5,48 yıldı. Hastaların %56'sı antifungal profilaksi almakta olup en sık tercih edilen ajan vorikonazol idi (%81,5). İFE toplamda 89 hastada (%32) gelişti; bunların %82'si şüpheli, %11'i olası, %7'si kesin İFE olarak sınıflandırıldı. Kesin İFE olgularında en sık izole edilen etkenler Aspergillus spp., Fusarium spp. ve Candida parapsilosis idi. İFE gelişen hastalar anlamlı şekilde daha büyük yaştaydı (9,28 vs. 7,02 yıl; p=0,012). Galaktomannan pozitifliği İFE riskini 3,5 kat artırdı (p=0,020). Uzamış nötropeni (%71), steroid kullanımı (%62) ve AML tanısı (%37,3) ile İFE arasında ilişki gözlenmiş ancak istatistiksel anlamlılık sınırda kalmıştır. Galaktomannan testinin genel duyarlılığı %12,8 ile düşük, özgüllüğü ise %96,2 olarak yüksek saptanmıştır. Antifungal profilaksi alan hastalarda galaktomannan testinin duyarlılığı %16,7, özgüllüğü ise %95,5 olarak saptanmıştır. Buna karşılık, profilaksi almayan hastalarda testin duyarlılığı %8,3, özgüllüğü ise %97,1 olarak görülmüştür. Antifungal profilaksi alan hastalarda testin duyarlılığı (%16,7), almayanlara (%8,3) göre daha yüksek saptanmış; ancak her iki grupta da negatif sonuçlar enfeksiyonu dışlamakta yetersiz kalmıştır. Bu durum, testin pozitif sonuçlarının enfeksiyonu güçlü şekilde düşündürdüğünü ancak negatif sonuçlarının enfeksiyon varlığını dışlamada yetersiz kalabileceğini göstermektedir. Ayrıca, GM testinin enfeksiyonu dışlamada yetersiz olduğunu ve sadece yüksek özgüllüğe dayalı bir tanısal değer taşıdığını göstermektedir BT bulguları arasında en sık halolu nodül (%41,6) izlenmiş olup; %11,2 hastada paranazal sinüs tutulumu ve %5,6 hastada karaciğer nodülleri saptanmıştır. Profilaksi alan ve almayan hastalar arasında İFE gelişme oranı açısından anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,717). Tedavide en sık tercih edilen ajan lipozomal amfoterisin B (%41,8) olmuş; kesin İFE olgularında ikili antifungal tedavi daha sık uygulanmıştır. Çok değişkenli analizde yalnızca yaş değişkeni İFE gelişimiyle anlamlı ilişkili bulunmuştur (p=0,013). Sonuç: İnvaziv fungal enfeksiyon, hematolojik maligniteli çocuk hastalarda önemli bir morbidite kaynağıdır. Galaktomannan testinin özgüllüğü yüksek, ancak duyarlılığı düşük bulunmuştur. Antifungal profilaksiye rağmen enfeksiyon gelişebilmesi, yalnızca profilaktik tedaviye güvenilmemesi gerektiğini ve risk faktörlerinin dikkatle izlenerek tanısal yaklaşımın çok yönlü planlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, galaktomannan testi tek başına yeterli bir tanı aracı olarak değerlendirilemez ve klinik, radyolojik, mikolojik bulgularla birlikte bütüncül olarak ele alınmalıdır. Antifungal profilaksi, özellikle küf aktif ajanlar ile yüksek riskli hastalarda fayda sağlayabilir; ancak çalışmamızda bu etkinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde gösterilemediği gözlenmiştir. Yüksek riskli hastalarda erken tanı ve uygun antifungal tedavi yaklaşımları, morbidite ve mortalitenin azaltılması açısından hayati önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Antifungal profilaksi, çocuk, galaktomannan, hematolojik malignite, invaziv fungal enfeksiyon.