Metanol intoksikasyonu; Klinik özellikleri, laboratuvar bulguları ve sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERCAN KAMALI

Danışman: Mürvet YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Metanol oldukça toksik bir madde olarak kabul edilir ve genellikle sadece endüstriyel amaçlar için kullanılır. Ucuz ve elde edilmesi kolay olduğu için etanol yerine yasa dışı alkollü içecek üretiminde kullanılmaktadır. Toksisite en sık metanol içeren bileşiklerin kasıtsız veya intihar amacı ile aşırı tüketimi ve kontamine alkollü içeceklerin tüketilmesiyle gelişir. Metanol intoksikasyonu genellikle epizodik vakalar olarak ortaya çıksa da salgınlar nadir değildir. Hasta yönetiminde erken tanı ve tedavi esastır. Etkili ve agresif tedaviye rağmen pek çok vaka hala ölüm veya kalıcı hasarla sonuçlanmaktadır. Çalışmamızda hastanemizde takip edilen metanol intoksikasyonu tanılı hastaların klinik özellikleri, laboratuvar bulguları ve tedavi yaklaşımının değerlendirilmesi, prognoz ve hastane içi mortaliteyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Ayrıca epizodik ve salgın vakalar karşılaştırıldı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak yapılan bu çalışmaya 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Tüm vakalarda tanı, metanol kullanma öyküsü, metanol ilişkili uç organ hasarının klinik özellikleri ve laboratuvar bulguları ile konuldu. Anamnez ve/veya toksikolojik verilere dayanarak metanol dışındaki diğer ilaç ve kimyasalların birlikte alındığı vakalar ile metanol intoksikasyonu tanısı konmadan önce ölenler çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik verileri, klinik özellikleri, laboratuvar bulguları ve uygulanan tedaviler hasta dosyaları ve tıbbi kayıt sisteminden elde edildi. Hastalar vaka tipine göre epizodik ve salgın vakalar olarak 2 gruba ayrıldı. Sonlanım noktası olarak ölüm, tam iyileşme ve sekelle iyileşme kabul edilerek tüm hastalar ve gruplar karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 46 ± 12 yıl olan 101 hasta (95 erkek; 6 kadın) dahil edildi. Yaş ortalaması ve cinsiyet dağılımının sonlanıma etkisi benzer bulundu. Başvuru esnasında en sık şikayet görme bozukluğuydu (%52). Ayrıca hastalarda kusma (%20), karın ağrısı (%5), nefes darlığı (%32) ve merkezi sinir sistemi (MSS) belirtisi (%50) mevcuttu. Nefes darlığı ve MSS belirtilerinin ölen hastalarda tam iyileşenlere göre anlamlı fazla olduğu görüldü (p<0.001, p=0.009). Başvuru esnasındaki ortanca Glasgow Koma Skalası (GKS) skoru 14 (3-15) olup ölen hastalarda, tam iyileşen ve sekelle iyileşen hastalara göre daha düşüktü (p<0.001, p<0.001). Ölen hastaların pH, HCO3, baz açığı daha düşük, anyon açığı ve laktatı anlamlı olarak daha yüksek saptandı (hepsi için p<0.001). Ölen hastaların kreatinin, potasyum ve glukoz değerleri daha yüksek, eGFR daha düşük saptandı. Ölen ve sağ kalan hastaları ayırt etmek için yapılan analizde optimum kesim noktası GKS skoru için 10.5, pH için 7.08, HCO3 için 7.9 mmol/L, anyon açığı için 25 mmol/L, baz açığı için -26 mmol/L ve laktat için 2.4 mmol/L idi. Hastaların 42'sine (%42) serviste aralıklı hemodiyaliz, 25'ine (%25) yoğun bakım ünitesinde sürekli hemodiyaliz tedavisi uygulandı. Tam iyileşenlerde hemodiyaliz ihtiyacının diğerlerine göre daha az olduğu, ölenlerin çoğunun yoğun bakım ünitesinde, iyileşenlerin çoğuna serviste hemodiyaliz yapıldığı görüldü. Tedavi sonrası asidoz tekrarı, ölenlerde diğerlerine göre anlamlı olarak daha fazlaydı. Epizodik ve salgın vakaların demografik ve klinik özellikleri benzerdi. Salgın vakalarda epizodik vakalara göre pH, HCO3, baz açığı daha düşük, anyon açığı ve laktatı anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Salgın vakaların hemodiyaliz ihtiyacı epizodik vakalara göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.001). Klinik sonlanım açısından 2 grup arasında fark yoktu. Sonuç: Açıklanamayan artmış anyon açıklı metabolik asidozu olan hastalarda metanol intoksikasyonu ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir. Metanol intoksikasyonunda hemodiyaliz hayat kurtarıcı bir tedavidir. Salgın vakaların hemodiyaliz ihtiyacının ve seans sayısının epizodik vakalardan daha fazla olduğu bilinmeli ve bu durum salgın yönetiminde göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Metanol, Hemodiyaliz, Metanol İntoksikasyonu, Zehirlenme, Salgın