Inek sütü alerjisi tanısı ile izlenen hastalarda prognoz ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP REYHAN ONAY

Danışman: Emine DİBEK MISIRLIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İnek sütü alerjisi çocukluk çağında en sık görülen besin alerjisi olup zaman içinde düzelebilmektedir. Bu çalışmanın amacı inek sütü alerjisi tanısı ile izlenen hastaların; sosyo-demografik özellikleri, klinik özellikleri, laboratuvar bulguları, tanısal test sonuçları (deri prik testi, süt spesifik IgE düzeyi), izlemlerinde tolerans gelişme durumu ve tolerans gelişimi üzerine etki eden faktörleri belirlemektir. Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji Kliniğinde inek sütü alerjisi tanısı ile en az 6 ay süre ile izlenen ve 2 yaşını dolduran 147 hasta dahil edildi. Hastaların sosyo-demografik özellikleri, semptomları, semptom başlama yaşı, tanı yaşı, tanı anında ve izlemde klinik ve laboratuvar bulguları veri toplama formuna kaydedilmiştir. Tolerans gelişme durumu ve tolerans gelişme zamanı değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 91'i (%61.9) erkek, 56'sı (%38.1) kız idi. Hastaların semptom başlama yaş ortancası 5 (minimum 1-maksimum 36) ay, tanı alma yaşı ortancası 6 (minimum 1- maksimum 54) ay, ortalama anne sütü alma süresi 14.6±6.7 (minimum1-maksimum 24) ay, ek gıda alımına başlanma yaşı ortancası 6 (minimum 1-maksimum 8) ay, son kontroldeki yaş ortancası 36 (minimum 13- maksimum 193) ay olarak saptandı. Hastaların %15.6'sının ailesinde alerjik hastalık öyküsü vardı. Başvuru semptomlarına bakıldığında %85.7 hastada deri sistemi, %25.2 hastada gastrointestinal sistem, %6.8 hastada solunum sistemi, %15 hastada anafilaksi olduğu görüldü. Çalışmamızdaki hastaların 93 (%63.3) 'ünde inek sütü yanısıra eşlik eden besin alerjileri mevcuttu. En sık eşlik eden besin alerjeni hastaların %59.9'unda yumurta olduğu görüldü. İnek sütü alerjisi tanısı alan hastaların %31.3'ünde IgE aracılı, %51.7'sinde mikst tip, %17'sinde non-IgE aracılı besin reaksiyonu saptandı. Hastaların 30.4±19.8 aylık izlem süreleri sonunda %1.4 hastada ilk yıl, %37.4 hastada 1-2 yıl arasında, %23.1 hastada 2-3 yıl arasında, %15 hastada 3. yıldan sonra süt ve süt ürünlerini tüketebildikleri görüldü. Hastalarımızın 34 (%23.1)'ünde inek sütü allerjisinin devam ettiği görüldü. Son kontrollerinde 10 hasta (%6.8) fırınlanmış süt ürünü, 5 hasta (%3.4) yoğurt tüketebilirken, 19 hasta (%12.9) süt ve süt ürünlerinin hiçbirini tüketemiyordu. Hastaların tolerans gelişme durumları karşılaştırıldığında başvuru semptomunun anaflaksi olması (p<0.001), başvuru süt spesifik IgE ve başvuru pastörize süt antijeni ile deri prik testi değerlerinin yüksek olması durumunun alerjinin devam etmesinde etkili olduğu görülmüştür. Başvuruda gastrointestinal sistem tutulumu olan hastalarda daha yüksek oranda tolerans geliştiği görüldü (p=0.019 OR: 4.444, %95 güven aralığı 1.272-15.544). Başvuru süt spesifik IgE değeri (p=0.002, OR:1.043, %95 güven aralığı 1.016-1.071) ve başvuru pastörize süt antijeni ile deri prik testi değeri (p=0.001, OR: 1.316, %95 güven aralığı 1.111-1.559) düşük saptanan hastalarda daha yüksek oranda tolerans geliştiği görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda inek sütüne tolerans gelişen 113 hastanın 57'sinde (%50.5) 2 yaşından önce tolerans geliştiği görülmüştür. İnek sütü alerjisinde duyarlılığın devam etmesinde etkili olan faktörler incelendiğinde; başvuruda anaflaksi öyküsü olmasının, başvuru süt spesifik Ig E ve pastörize süt antijeni ile deri prik testi değerlerinin yüksek saptanmasının etkili olduğu tespit edildi. Başvuruda gastrointestinal sistem tutulumu varlığının tolerans gelişiminde olumlu etkisi olduğu görüldü. Anahtar kelimeler: inek sütü alerjisi, besin alerjisi, prognoz, tolerans, çocuk