Diyabetik ketoasidoz vakalarında predispozan faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİN SAĞLAM

Danışman: Mine ADAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Diyabetik ketoasidoz (DKA), diyabetle ilgili en sık karşılaşılan acil durumlardan biridir ve yönetimdeki güncellemelerle artan standardizasyonuna rağmen, hala kayda değer bir morbidite ve mortaliteye sahiptir. Bu çalışmadaki amacımız; önceden bilinen tip 1 ve tip 2 diyabeti olanlarda DKA başvurusu ile ilişkili demografik özellikleri, morbidite ve mortalitelerini, başvuruya sebep olan faktörleri analiz etmek, COVID-19 pandemisine kıyasla aynı dönemin önceki yılları arasında DKA başvuru sayıları ile prezantasyon özelliklerini değerlendirip farkları göstermektir. GEREÇ VE YÖNTEM: 01.01.2016-30.03.2022 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi (SBÜ Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi) poliklinik ve acil servisine başvuran, diyabetik ketoasidoz tanısı ile takip edilen,18 yaş üstü 492 başvuru dahil edildi. 01/01/2016-10/03/2020 ile 11/03/2020-30/03/2022 tarihleri sırasıyla COVID-19 pandemisi öncesi ve COVID-19 pandemisi olarak ayrıldı. Başvurularda diyabetik ketoasidoza yol açan en sık predispozan faktörler, diyabetik ketoasidoz şiddeti ve sonlanım özelliklerine göre karşılaştırma yapıldı. BULGULAR: Çalışmamızda 343 hasta ve bu hastaların tekrarlayan yatışları ile 492 başvuru saptandı. Bu 343 hastanın %52'si (n:178) pandemi öncesi, %48'i (n:165) pandemi döneminde yatan hastalar olup başvurularına bakıldığında ise %53,2'si (n:262) pandemi öncesi döneme %46,7'si (n:230) pandemi dönemine ait idi. En sık görülen DKA predispozan faktörü %59.14 (n:291) ile enfeksiyondu. Enfeksiyonlar kendi içinde değerlendirildiğinde; en sık %24,3 oranı ile idrar yolu enfeksiyonu, %10,7 ile pnömoni, %6,9 ile gastroenterit saptandı. COVID-19 pandemisi döneminde glukokortikoid kullanımına bağlı DKA oranında istatiksel açıdan anlamlı artış mevcuttu (p:0,05). DKA şiddeti artıkça düzelme süresinde uzama COVID-19 pandemisi öncesinde istatiksel anlamlı saptandı (45±28 saate karşılık 58±29 saat, p:0,00). Olguların %9'unda (n:31) servis takibi süresince solunumsal ve metabolik sebeplerle yoğun bakım ihtiyacı gelişti. Takiplerde YBÜ ihtiyacı gelişen hasta oranı COVID-19 pandemisinde %9,1 (n:21), COVID-19 pandemisi öncesinde %4,6 (n:12) olup bu artış istatiksel olarak anlamlı bulundu (p:0,044). Hastane içi mortalite oranı COVID-19 pandemisi öncesinde %1,9 (n:5), COVID-19 pandemisinde %5,7 (n:13) olup bu artış istatiksel anlamlı saptandı (p:0,027). COVID-19 pandemisindeki olgularda kardiyovasküler, solunum sistemi ve nörolojik hastalıklarda (p<0.05) ve diyabetik retinopatideki artış istatiksel olarak anlamlı görüldü (p<0,045). COVID-19 pandemisinde tip 2 diyabet oranı %40 (n:65) hesaplandı, tip 2 diyabet oranındaki artış istatiksel olarak anlamlı bulundu (p:0,007). SONUÇ: Çalışmamızda DKA'ya yol açan en önemli predispozan faktörleri enfeksiyon, beslenme ve tedavi uyumsuzluğu olarak saptadık. Tekrarlayan başvurular, tetkik ve tedavi ret oranlarındaki yükseklik de bu verileri desteklemektedir. Hastalarımıza tanı anında ve aralıklı muayenelerinde glisemik kontrolü, beslenme eğitimini sağlamalı ve bu açılardan sorgulamalıyız. Rutin kontrollerde tam idrar tahlili istenmesi ve enfeksiyon açısından sistem sorgulamasının yapılması DKA riskini azaltacağını düşünüyoruz. DKA hastaları özellikle yüksek HbA1c düzeyine sahip düşük glisemik kontrolü olan gruptur. Bu hasta grubunun yaş ortalaması düşük olup komplikasyonlar açısından yakın takip edilmeli, hedef HbA1c'ye ulaşmak için her muayenede hasta temelli tedavi gözden geçirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Diyabetes Mellitus, COVID-19, asidoz