Bethesda skorlaması ile değerlendirilen tiroid nodülü ve kanserlerinde, myeloid kökenli baskılayıcı hücrelerin analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLGİN DEMİR

Danışman: Mehmet Ali GÜLÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tiroid nodülü günümüzde en sık gözlenen endokrinolojik patolojilerden biridir. Malign nodüllerin ayrımı ve nodül sınıflaması için İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) önerilir ancak İİAB nodüllerin %15-25'inde tanımlanamayan bir sonuç verir ve nodülün malignite riskini öngörmez. Malignite riskini öngörebilmek adına rutin kullananılan tarama yöntemlerinin yetersizlikleri nedeniyle tanısal duyarlılığı yüksek ve klinik kullanımı pratik biyobelirteçlerin araştırılması da önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada tiroid nodülü sebebiyle opere edilen hastaların periferik kanlarından ve nodül dokularından Myeloid Kökenli Baskılayıcı Hücre (MKBH) alt gruplarına bakılmış ve malignite riskini öngörebilmek adına MKBH değerlerinin öneminin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği' nde Nisan 2021- Aralık 2023 tarihleri arasında tiroid nodülü/kanseri nedeniyle opere olmuş hastaların periferik kan ve nodül dokularından eş zamanlı olarak MKBH alt tipleri analiz edildi. Başka malignite tanısı olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Preoperatif İİAB sonucu AUS/FLUS (Önemi Belirsiz Atipi/ Önemi Belirsiz Foliküler Lezyon) olan hastaların post operatif patoloji sonuçları ve MKBH düzeyleri arasındaki korelasyon incelendi. Tüm hasta grupları arasında da post operatif patoloji sonucu malign olanlarla benign olanlar arasındaki MKBH düzeyleri istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 71 hasta dahil edildi (Erkek:22, Kadın: 49) Bethesda skorlamalarına göre; 4 hasta Bethesda 1, 14 hasta Bethesda 2, 21 hasta Bethesda 3, 1 hasta Bethesda 4, 16 hasta Bethesda 5, 15 hasta Bethesda 6 idi. Postoperatif histopatolojileri ise 35 hasta benign, 36 hasta malignite ile uyumlu olarak raporlanmıştır. AUS/FLUS hasta grubunda kanda bakılan MKBH alt tiplerinden M-MKBH (p=0,043) ve PMN-MKBH (p=0,013) malign olan hastalarda benignlere göre istatistiksel olarak anlamlı artış gözlenmiştir. E-MKBH alt tipinde ise p=0,065 olup istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmamıştır. AUS/FLUS hasta grubunda nodül dokusundan bakılan MKBH alt tiplerinden PMN-MKBH (p=0,029) malign olan hastalarda benign olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştır. Sonuç: Bu çalışmada benign ve malign tiroid nodüllerin hem nodül dokusunda hem de periferik kandan yapılan incelemelerinde MKBH düzeyleri ile malignite açısından anlamlı fark bulunmuştur. Özellikle AUS/FLUS gibi belirsiz sitolojiye sahip nodülleri olan hastalarda periferik kandan bakılan MKBH düzeyleri, cerrahi kararı verilmesinde ve malignite riskinin belirlenmesinde mevcut histopatolojik incelemelere üstün olası bir biyobelirteç olarak değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Tiroid nodülü, Myeloid Kökenli Baskılayıcı Hücre, biyobelirteç, Cerrahi kararı, Bethesda