Demir eksikliği anemisi nedeniyle endoskopik girişim yapılan hasta sonuçlarının etiyolojik değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET ESER
Danışman: Betül ERİŞMİŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Demir eksikliği anemisi (DEA), dünya genelinde en sık görülen anemi türlerinden biridir ve genellikle altta yatan gastrointestinal sistem (GİS) patolojilerinden kaynaklanabilir. Bu çalışmanın amacı, DEA tanısı almış hastalarda uygulanan üst ve alt GİS endoskopik incelemelerle, altta yatan etiyolojik faktörleri belirlemek ve DEA'nın malign ya da benign nedenlerinin saptanmasında sistemik inflamatuar indekslerin rolünü araştırmaktır. Çalışma, klinik uygulamada endoskopik inceleme gereksinimlerini optimize etmeyi hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1.12.2022 – 1.12.2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları poliklinik ve servislerinde DEA'sı olup endoskopik inceleme yapılmış hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar, görüntüleme ve patolojik sonuçları hastane sisteminden retrospektif olarak taranarak kaydedilmiştir. Elde edilen veriler, benign ve malign patolojiler açısından anlamlı farklılıkları belirlemek amacıyla istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: 103 (%43,8)'ü kadın, 132 (%56,2)'si erkek olmak üzere toplam 235 hasta çalışmaya dahil edilmiş ve yaş ortalamaları 65,28 /yıl olarak saptanmıştır (min-max= 19-93). Hastalar, hastaneye başvuru şikayetlerine göre değerlendirildiğinde %39,1 (n=92) oranı ile en yüksek başvuru nedeninin alarm semptomları olmayan GİS semptomları olduğu görülmüştür. Hastaneye yatış nedenleri incelendiğinde ise %57,1(n=112) oranı ile çoğunluğunu 'alarm semptomlarını içeren GİS yakınmaları ve malignite tarama' oluşturduğu görülmüştür. DEA etiyolojisine yönelik yapılan endoskopik işlem sonuçlarında, gastroskopi yapılan toplam 224 hastanın %85,3'ünün, kolonoskopi yapılan toplam 176 hastanın ise %76,1'inin benign patoloji ile sonuçlandığı görülmüştür. Hastalar endoskopik işlem öncesi endoskopik işlemin istenme endikasyonu açısından olan ön tanıları ve işlem sonrası konulan tanılar açısından değerlendirildiklerinde gastroskopi yapılanların %73,1, kolonoskopi yapılanların ise %56,1'inin ön tanı ile uyumlu sonuçlanmadığı görülmüştür. Çalışmaya dahil edilen hastaların kolonoskopi patoloji sonuçlarına (benign/malign) etki eden faktörler univariate ve multivariate modeller ile incelenmiş ve univariate analizsonucunda LDH değeri arttıkça hastanın malign olma ihtimalinin 1,004 kat arttğı saptanmıştır. (OR:1,004, p=0,018). LAR için ise, oran arttıkça hastanın malign olma ihtimalinin 1,132 kat arttığı saptanmıştır (OR:1,132, p=0,018). Diğer değişkenlerin etkisi istatistiksel olarak anlamlı saptanmamıştır (p>0,050). Univariate analiz sonucunda etkisi anlamlı çıkan LDH ve LAR değerleri multivariate modele dahil edilmiş ve multivariate analiz sonucunda sadece değişkenlerin birlikte etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,050). Sonuç: Çalışmamızda elde edilen endoskopik işlem verileri doğrultusunda, DEA nedenlerinin büyük çoğunluğunun benign nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir, endoskopik girişimlerin maliyetli, zaman alıcı ve komplikasyon riskleri barındıran invaziv tetkikler olması bu işlemleri önceliklendirme ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Sistemik inflamasyon belirteçlerinin maligniteli hastalardaki yüksekliği ile ilgili literatür bulguları DEA'lı hastalarda endoskopik işlem önceliğini sağlamada bu belirteçlerin kullanılabileceğini düşündürmüş ancak çalışmamızda bu açıdan direkt ve belirgin bir ilişki saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Demir Eksikliği Anemisi, Endoskopi, Kolonoskopi, Sistemik İnflamatuar İndeksler, Gastrointestinal Sistem Maligniteleri