Esansiyel tremoru olan kişilerde psikiyatrik tanı sıklığı ve stigmatizasyon
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK YILMAZ
Danışman: Tonguç Demir BERKOL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Hareket bozuklukları gibi nörolojik bozukluklar stigmatize edilme beklentisi oluşturabilecek kronik durumlardandır. Beklenen stigmanın, ruhsal ve bedensel olarak olumsuz sonuçları olabilir. Nörolojik bozukluklar, sinir sisteminde tutulan bölgeler itibariyle de ruhsal sağlığı etkileyebilir. Çalışmamızın amacı; kronik, ilerleyici bir hareket bozukluğu olan Esansiyel Tremor'da beklenen stigma düzeyini ölçmek, beklenen stigma düzeyi ile depresyon ve anksiyete düzeylerinin arasındaki ilişkiyi incelemek ve psikiyatrik tanı sıklığını belirlemektir. GEREÇ ve YÖNTEM: Nisan 2020- Ekim 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji polikliniklerine başvuran, Esansiyel tremor tanısı alan kişilerden yazılı onamları ile çalışmaya katılmaya gönüllü olduğunu bildiren, dahil edilme ölçütlerini karşılayan çalışmadan dışlama ölçütlerini karşılamayan 50 kişi çalışmaya alınmıştır. Katılımcıların sosyodemografik ve Esansiyel Tremor ile ilgili genel bilgileri araştırmacı tarafından hazırlanmış sosyodemografik ve klinik veri formuyla alınmıştır. Kişilerin beklenen stigma düzeyi Kronik Hastalıklarda Beklenen Stigma Ölçeği ile ölçülmüştür. Kişilerin depresyon ve anksiyete şiddetleri Hamilton Depresyon Ölçeği ve Beck Anksiyete Envanteri ile ölçülmüştür. Çalışmaya katılan kişilere araştırmacı tarafından Fahn-Tolosa-Marin Tremor Değerlendirme Ölçeği ve DSM-5 Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme- Klinisyen Versiyonu (SCID-5/CV) uygulanmıştır. BULGULAR: Sosyodemografik ve Esansiyel Tremor ile ilişkili değişkenler stigma düzeyi ile anksiyete ve depresyon şiddetleri üzerinde etkisiz bulundu. KHBSÖ ile BAE ve HAM-D skorları arasında pozitif yönde orta derecede istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur. FTM-TDÖ ile KHBSÖ toplam puanları arasında pozitif yönde orta derecede istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur. BAE ve HAM-D ile FTM-TDÖ arasında pozitif yönde orta derecede istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmuştur. SCID-5 CV kullanılarak tespit edilen psikiyatrik tanılar arasında FTM-TDÖ ve KHBSÖ toplam puanları kıyaslandığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Katılımcılarda SCID-5CV'ye göre psikiyatrik tanılar araştırıldığında; katılımcıların %80'i tanı alırken %20'si herhangi bir tanı almadı. Tanı alanların %42,5'i bir tanı alırken, %57,5'i birden çok tanı aldı. Katılımcıların % 46'sı depresyon bozuklukları, %58'i kaygı bozuklukları, %24'ü takıntı-zorlantı bozukluğu ve ilişkili bozukluklar, %4'ü örselenme ve tetikleyici etkenle ilişkili bozukluklar, %6'sı da bedensel belirti ve ilişkili bozukluklar grubundan tanı aldı. SONUÇ: Esansiyel tremorlu kişiler değerlendirilirken psikiyatrik komorbiditeler ve stigma düzeyinin de değerlendirilmesi önerilir. ET'de kişilerin ve yakınlarının daha fazla eğitim, danışmanlık ve desteğe gereksinimi olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız. ET'de stigma ve psikiyatrik komorbiditeler konusunda daha geniş ölçekli, hastane dışına da uzanan, prospektif çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Esansiyel Tremor, Stigma, Anksiyete, Depresyon, Psikiyatrik Tanı, Ruhsal Bozukluk İletişim Adresi: buyil90@gmail.com