Dehidratasyon nedeniyle takip edilen pediatrik hastalara uygulanan tedavinin prognoza etkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERAH DİYAR KARAMAN CAN

Danışman: Nihal AKÇAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocukluk çağında en sık görülen infeksiyöz hastalıklardan biri olan ishal, çocuklarda mortalite ve morbiditenin en sık ikinci nedeni olarak gösterilmektedir. Akut ishal vakalarının çoğu kendiliğinden iyileşse de, bazı çocuklarda en yaygın ve tehlikeli komplikasyon olarak dehidratasyon görülebilir. Şiddetli dehidratasyon hızlıca düzeltilmezse hayatı tehdit edici olabilir. Bu çalışmanın amacı, çocuk acilde dehidratasyon nedeniyle takip edilen pediatrik hasta grubuna uygulanmış olan tedavilerin hastanın prognozuna etkisinin retrospektif olarak değerlendirmektir. Hastanın gelişinde ve taburculuk sırasındaki klinik durumu, alınmış olan tetkiklerin tedavi öncesi ve sonrasındaki parametreleri değerlendirilecektir. Dehidratasyon saptanan hastaların kan gazında asidoza eğilim görülmektedir, tedavide verilen sıvı içeriğinin ve miktarının asidozu düzeltme hızı ve etkisi hastaların öncesi ve sonrasında bakılmış olan kan gazı tetkiklerinde kıyaslanacaktır. Çalışmanın sonuçları, çocuklarda dehidratasyon tedavisinin anlaşılması, önlenmesi ve tedavisi konusunda daha etkili stratejiler geliştirmek için önemli bir katkı sağlayabilir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 15.01.2024-15.04.2024 tarihleri arasında kurumumuz çocuk acil servisine dehidratasyon nedeniyle başvuran, tedavisi ve takibi yapılan 18 yaş altında ve kriterlerimize uyan hastalar çalışma kapsamında değerlendirildi. Çalışmamızda verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programının 27.0 versiyonu kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 440 hastanın 233'ü (%53) erkek, 207'si (%47) kız idi. Çalışmaya dahil edilen hastaların ortalama yaşı 5,5±4 yaş iken ortanca değeri ise 5 yaştı (minimum-maksimum: 0-17 yaş). Hastaların hastanemize başvuru sırasında 343'ünde (%78) ishal yakınması mevcut olup, 365'inde (%83) kusma, 104'ünde (%23,6) ateş olduğu tespit edilmiştir. Bu hastaların 336'sında (%76,4) orta derecede dehidratasyon, 104'ünde (%23,6) ağır derecede dehidratasyon görüldü. Hastaların 117'sine (%26,6) idame mayi tedavi gereksinimi olup çocuk acil müşahede yatışı gerekmiştir. Çalışmaya katılan hastaların gaita tetkikleri değerlendirildiğinde 67'sinde (%15,2) Rotavirüs, 7'sinde (%1,6) Adenovirüs saptandığı görüldü. Çalışmamızda hastaların 260'ında (%59,1) replasman sıvı tedavisi olarak SF, 180'inde (%49,9) RL kullanıldığı saptandı. Replasman sıvısı olarak verilen RL ve SF grupları arasında serum öncesi ve serum sonrası pH artışı, HCO₃ artışı, BE (-ecf) artışı istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Serum sonrası kan gazında RL grubunda Cl- değerinde düşüş, SF grubunda artış gözlendi. SF grubunda serum öncesi ve serum sonrası Cl- değişimi RL grubundan anlamlı olarak daha yüksekti. Serum sonrası kan gazında RL grubunda laktat değerinde yükselme gözlenirken, SF grubunda düşüş gözlenmiştir. Ancak RL ile SF grupları arasında serum öncesi ve serum sonrası laktat değişimi istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Sonuç: Çocuk acilde dehidratasyon nedeniyle takip edilen pediatrik hasta grubuna uygulanmış olan tedavilerin prognoza olan etkisini değerlendirdiğimiz çalışmamızda verilen uygulanan tedaviler ve klinik durumlarına yansımaları ve kan gazında değişimler incelenmiştir. Uygulanan yükleme sıvılarından RL ve SF akut ishal ve orta-ağır dehidratasyon yaşayan çocukların replasman tedavisinde kullanılmıştır. İkisi de benzer klinik iyileşme ve laboratuvar parametrelerinde düzelme sağladığı saptanmıştır. Her iki çözeltinin de bu tür vakaların yönetiminde kullanılabileceğini ve tedavi seçeneklerinde esneklik sağladığını göstermektedir. Bu nedenle, daha spesifik olarak değerlendirebilmesi ve etkilenen faktörlerin araştırılması için yeni ve geniş kapsamlı prospektif kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Dehidratasyon, Gastroenterit, Elektrolitler, Asit-Baz dengesi, İntravenöz sıvı replasmanı