Tip 1 diyabetes mellituslu çocuk ve adolesanlarda takip uyumunun ve etkili faktörlerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELEN DUYGU ARIK

Danışman: Semra ÇETİNKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Tip 1 Diyabetes Mellitus (T1 DM), insidansı hızla artan, pankreatik beta hücrelerinin yıkılmasına bağlı otoimmün, genetik ve çevresel faktörlerin oluşumunda rol oynadığı kronik seyirli bir hastalıktır. Takip ve tedavi uyumunun glisemik kontrol üzerine etkisi hastalığın uzun vadeli komplikasyonları ve prognozu açısından önemlidir. Çalışmamızda çocuk ve adolesanın takip uyumunu ve takip uyumunu etkileyen faktörleri belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 01 Ocak 2005-31 Aralık 2018 tarihleri arasında hastanemiz endokrin kliniğinde, diyabetes mellitus tanısı ile izlenen ve izlem verileri olan olgular çalışmaya dahil edildi. Dosya bilgilerinden; başvuru, öz/soygeçmiş, izlem, klinik, laboratuvar, sosyoekonomik özellikleri tarandı. Sistem verilerinde bulunmayan ailesel demografik veriler rutin kontroller sırasında tamamlandı. Olguların tanı sonrası iki yıl süre ile takip uyumları (takip sıklıkları), takip uyumlarının metabolik kontrol üzerine etkisi, takip uyumlarını etkileyebilecek ailesel demografik özelliklere göre uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya %52,7'si kız, tanı yaş ortalaması 8,25±3,93, en sık yaş grubunu %42 ile 5-10 yaşın oluşturduğu, %48,7'si DKA ile tanı almış, %28'ine Hashimoto tiroiditi ve çölyak hastalığının eşlik ettiği 150 çocuk ve adolesan olgu dâhil edildi. Çalışmaya 79'u (%52,7) kız, 71'i (%47,3) erkek, tanı yaşları ortalaması 8,25±3,93 (0,42-14,92) yıl olan, en sık başvuru yaş dağılımı 5-10 yaş arası olan, %96'sı term olan, %14,7'sinde akrabalık öyküsü olan, %85,3'ünde anne-baba arasında akrabalık öyküsü olmayan, %75,3'ünün ailesinde T1 ve/veya T2 DM öyküsü olan, %8'inde kardeşte T1 DM bulunan, %55'inin kardeşinde kronik hastalık olan, %44,7'sinin bir kardeşe sahip olduğu, %74,7'sinin ailesinde bir bireyin çalıştığı, %95,3'ü çekirdek aile olan, %95,3'ünün anne-babası evli olan, %54'ünün annesi-%40'ının babası ilkokul mezunu olan, %59,3'ünün evinde sigara içildiği, %51,3'ünün oturduğu ev mülkiyetine sahip olduğu, %71,3'ünün normal devlet okulunda okuduğu, %51,3'ü egzersiz yapan 150 T1 DM tanılı çocuk ve adolesan olgu dahil edildi. Olguların tanı sonrası ilk 2 yılda düzenli takiplere uyma durumları %97,3 (146 olgu/150 olgu) idi. Önerilen kontrol sayısına uyanların ikinci yıl 137 olgu (%.91,3) olduğu saptandı. Birinci ve ikinci yılda; her iki cinsiyette, hem pompa kullananlarda hem de 4'lü insülin rejimi ile tedavi alanlarda, ailesinde diyabet olan ve olmayanlarda, kardeş sayısı tek veya fazla olan, ailede çalışan birey sayısı birden az ve ikiden fazla olan, çekirdek aile ve geniş aile durumlarına gore, annelerinin eğitim durumlarına göre, babaların eğitim durumlarına gore, şehir ve ilçe-köyde yaşayanlarda, aylık gelir durumlarına göre, ev mülkiyet durumlarına göre, eğitim görülen okul durumlarina göre, eşlik eden hastalık durumlarına göre, kardeşinde diyabet olan ve olmayanlarda, hipoglisemi ve hiperglisemi durumu olan ve olmayanlarda, egzersiz yapma durumlarına göre, hastaneye yatiş sayilarina gore yeterli kontrol yüzdesi, yetersiz kontrol yüzdelerinden fazla bulundu. Birinci ve ikinci yıl yeterli kontrol yüzdeleri 1 ve daha az kardeşi olan ve 2 kardeşi olan gruplarda 3 veya daha fazla kardeşi olan gruba göre anlamlı yüksek bulundu. Birinci ve ikinci yıl; yeterli kontrol yüzdeleri evde çalışan birey sayısı 1 ve daha az olan grupta, 1 ve daha az kardeşi olan grupta, evde çalışan birey sayısı 1 ve daha az olan grupta, çekirdek ailede, lise mezunu annelerde, gelir durumu daha iyi olan grupta, kerdeşinde diyabet olmayanlarda, hastaneye yatış sayısı fazla olanlarda daha yüksek bulundu. 1. yıl kontrol sayısı 4'ten daha az olan olguların, aynı yıl ölçülen ortalama HBA1c düzeyleri, 4 ve daha fazla kontrole gelen olgulara göre daha düşük idi. Birinci yıl takip sayıları ile HBA1c ortalamaları arasında pozitif korelasyon mevcuttu (p<0,05, r=0,207). İkinci yıl takip sayıları ile HBA1c ortalamaları arasında negatif korelasyon saptandı (p=0,029, r=-0,180). Olguların 2. yıl kontrol sayıları arasında 1. yıl ölçülen ortalama HBA1c düzeyleri ve 2. yıl ölçülen ortalama HBA1c düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p<0,05). Regresyon analizine göre; 1 ve daha az kardeşi olan olguların daha fazla kontrole gitme olasılığı, 3 ve daha fazla kardeşi olan olgulara göre 2,9 kat daha fazla idi. 2 kardeşi olan olguların daha fazla kontrole gitme olasılığı, 3 ve daha fazla kardeşi olan olgulara göre 3,5 kat daha fazla idi. Yatış üzerine; annenin eğitim durumu (p=0,000) ve ailede diyabet olma durumunun (p=0.018) etkili olduğu saptandı. Annesinin eğitim düzeyi düşük olan olguların hastaneye diyabet kontrolü ve/veya komplikasyonu nedeniyle yatış yapma olasılığı, annesinin eğitim düzeyi yüksek olan hastalara göre çok yüksek bulundu. Ailesinde diyabet öyküsü olan olguların hastaneye diyabet kontrolü ve/veya komplikasyonu yatış yapma olasılığı, ailesinde diyabet öyküsü olmayan olgulara göre yaklaşık 0,37 kat daha fazla idi. Diğer parametrelerin (olguların yaşı, anne-baba medeni durumu, baba eğitim durumu, aylık gelir durumu, kardeş sayısı) hastaneye yatış üzerine etkisi bulunmadı. 1.yıl HBA1c değerleri üzerine olguların yaşı, anne-baba medeni durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, ailede diyabet varlığı, aylık gelir durumu, kardeş sayısı etkili bulunmadı. Annesi ilkokul mezunu olan olguların 2. yıl HBA1c düzeylerinin daha yüksek olma olasılığı, annesi yüksek lisans mezunu olan olgulara göre çok fazla bulundu. 2.yıl HBA1c değerleri üzerine ayrıca kardeş sayısı da etkili bulundu. 2.yıl HBA1c değerleri üzerine olguların yaşı, anne-baba medeni durumu, baba eğitim durumu, ailede diyabet varlığı, aylık gelir durumu etkili bulunmadı. Sonuç: Literatürde T1 DM'li çocuk ve adolesanlarda takip uyumunu ve etkili faktörleri incelendiği detaylı çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda tanı sonrası ilk 2 yıl takip uyumunun %97'3 olarak yeterli düzeyde olduğunu saptadık. Takip uyumunun özellikle; kardeş sayısı azaldıkça ve anne eğitim durumu arttıkça iyleştiğini saptadık. Ancak çalışmamızın tanı sonrası 2 yıl gibi kısa süreyi kapsaması, ilk yıl balayı döneminin metabolik kontrol durumunu etkilemesi nedeniyle takip uyumu ve etkili faktörlerin ve takip uyumunun metabolik kontrole etkisinin değerlendirildiği ileri çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatine ulaşıldı.