Aşırı düşük doğum ağırlıklı yenidoğan bebeklerde refeeding sendromu sıklığı ve ilişkili etmenlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA AYDOĞAN
Danışman: Sevilay TOPCUOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu tez çalışmasında Aşırı Düşük Doğum Ağırlıklı (ADDA, doğum ağırlığı <1000 g) yenidoğan bebeklerde Refeeding Sendromu (RS) sıklığı, risk faktörleri ve ilişkili olabileceği klinik sonuçlar değerlendirilerek literatüre katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma için Ocak 2018-Aralık 2021 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine yatırılarak izlenen ADDA hastaların dosyaları geriye dönük olarak değerlendirilerek, dosyalardan annenin sağlık durumu, antenatal izlem, Apgar skorları, demografik verileri, TPN (Total Parenteral Nutrisyon) içerikleri, ilk hafta içinde bakılan elektrolit değerleri, izlemde gelişen prematüre morbiditeleri, mortalite durumu, taburculuk antropometrik ölçümleri kaydedilmiştir. Çalışmaya majör konjenital anomalisi veya kromozomal bozukluğu olan, ilk hafta eksitus olan ve verilerine ulaşılamayan hastalar dahil edilmemiştir. Bulgular: 114 ADDA yenidoğanın dahil edildiği çalışmamızda; RS'i ilk hafta ölçülen en düşük fosfor değerinin <4 mg/dl olması şeklinde tanımladığımızda, RS insidansı %59,6 saptanmıştır. Doğum ağırlığının daha düşük olması, doğum ağırlığı z skorunun daha düşük olması, gebelik yaşına göre küçük yenidoğan (Small for Gestational Age, SGA), intrauterin büyüme kısıtlılığı (IUGR), patolojik umbilikal arter direnç indeksi RS ile anlamlı derecede ilişkili bulunmuştur (p <0,05). 2. ve 3. gün verilen TPN içeriğindeki ortalama fosfor, kalsiyum, potasyum, glukoz, aminoasit, lipid ve toplam protein dışı kalori açısından RS olan ve RS olmayan hastalar arasında farklılık görülmemiştir. Hipofosfatemi görülenlerde anlamlı derecede daha sık; hipoalbuminemi, hipernatremi, hiperkalsemi eşlik ederken; RS olanlarda ilk hafta ölçümlerinde daha düşük potasyum, daha yüksek sodyum, daha yüksek kalsiyum, daha düşük albumin düzeyi saptanmıştır (p <0,05). Morbidite açısından RS görülen ve görülmeyen grupta anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. RS görülen grupta mortalite oranı RS görülmeyenlere göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0,041). Risk faktörlerinin çok değişkenli lojistik regresyon analizinde maternal hastalıklardan preeklampsi (OR= 3,2 %95 GA 1,06-9,88; p= 0,039), TPN fosfor içeriği (OR=0,45 %95 GA 0,21-0,98; p=0,049) ve en düşük fosfor değerinin görüldüğü postnatal günün (OR=1,5 %95 GA 1,17-1,9; p=0,001) RS'ye anlamlı bir etkisinin olduğu gözlenmiştir. Buna göre preeklampsi varlığı RS riskini 3,2 (1,06-9,8) kat artırırken, TPN içeriğindeki fosfor desteğinde bir birimlik artış (1 ml/kg KPO4 artışı, 18,6 mg/kg elementer fosfor artışı) RS riskini %55 (%95 GA %2-%84) azaltmaktadır, fosfor değerinin en düşük ölçüldüğü zamanın bir günlük ilerleyişi RS riskini 1,5 (1,17-1,9) kat artırmaktadır sonuçlarına ulaşılmıştır. Mortaliteyi etkileyen değişkenler cox regresyon analizi ile incelendiğinde doğum haftası (HR=0,45 %95 GA 0,23-0,86; p=0,017), en düşük fosfor değeri (HR=0,37 %95 GA 0,17-0,80; p=0,012), nekrotizan enterokolit (NEK) (HR=4,2 %95 GA 3,2-5,6; p=0,005) ve 5. dk Apgar skorunun (HR= 0,57 %95 GA 0,35-0,93; p=0,027) mortaliteye anlamlı bir etkisinin olduğu gözlenmiştir. Buna göre doğum haftasındaki bir haftalık artış mortalite riskini %55 (%95 GA %14-%77), en düşük fosfor değerindeki bir birimlik artış mortalite riskini %63 (%95 GA %20-%83), 5. dk Apgar skorundaki bir birimlik artış mortalite riskini %43 (%95 GA %0,07- %65) azaltmaktadır, NEK varlığı mortalite riskini 4,2 kat artırmaktadır (%95 GA 3,2-5,6) sonuçları elde edilmiştir. Sonuç: Refeeding sendromu ADDA yenidoğanlarda tek başına mortalite artışına yol açabilecek önemli bir sorundur. Doğum ağırlığının düşüklüğü, doğum ağırlığı z skoru, SGA, IUGR, umblikal arter direnç indeksinde artış RS ile anlamlı derecede ilişkilidir. Annede preeklampsi varlığı RS için bağımsız bir risk faktörüdür. TPN içeriğindeki fosfor desteğinin artırılması RS riskini azaltmaktadır. Mevcut fosfor içerikli preparatlar, pretermlerde ilk günlerde vermekten kaçındığımız potasyum veya sodyum bulundurmaktadır. TPN çökelme riskini de göz önünde bulundurduğumuzda erken dönemde aminoasit vermekten kaçınmak yerine fosfor içerikli, pretermlere uygun preparat geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Erken dönemde fosfor vermeyi ertelemek hayati risk teşkil etmektedir. Fosfor değerinin ölçüm gününün daha ileri olması RS riskini artırmaktadır. Risk faktörlerine sahip pretermlerde özellikle ilk hafta yakın elektrolit takibi düşünülebilir. Pretermlerde RS'yi önleyip, aynı zamanda nörogelişimini destekleyecek optimal nutrisyonel içeriğin belirlenmesi için daha geniş çaplı, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.