Nodüler tiroid hastalarında rutin serum kalsitonin ölçümünün medüller tiroid kanseri saptamadaki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUSUF PİRDAL
Danışman: Sema ÇİFTÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Nodüler Guatr yaygın görülen endokrinolojik bir durum olup sıklığı giderek artmaktadır. Tiroid nodüllerinin yaklaşık %5'inde malignite saptanır. Tiroid kanserlerinde en sık differansiye tiroid kanserleri saptanırken yaklaşık %2-3 sıklıkta da MTK saptanmaktadır. MTK için spesifik bir belirteç olan kalsitonin tanıda kullanılırken aynı zamanda takipte ve prognoz belirlemede de kullanılmaktadır. Tiroid nodülü olan hastalarda rutin kalsitonin bakılması günümüzde hala tartışma konusudur. Yapılan çalışmalarda rutin kalsitonin bakılmasının MTK'yı erken evrede teşhisinde faydalı olduğu görülmüştür ancak kost-efektif olmadığıyla ilgili görüşler de mevcuttur. Biz de bu çalışmada nodüler tiroid hastalarında rutin kalsitonin ölçümünün MTK saptamadaki rolünü inceledik ve rutin kullanımını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji polikliniklerine 01.01.2017-01.07.2022 tarihleri arasında başvuran 18 yaş üzeri 5139 nodüler tiroid hastası retrospektif olarak incelendi. Kalsitonin düzeyi 2 pg/ml ve üzeri olan 635 hasta 2 gruba ayrılarak (kalsitonin 2-8.4pg/ml ve kalsitonin 8.4 üzeri olan) ileri inceleme yapıldı. 18 yaş altı, MEN sendromu ve familyal MTK hastaları çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Kalsitonin düzeyine göre ayrılan iki grubun yaş, cinsiyet, soliter-multinodüler guatr olması, klinik tanıları, tiroid fonksiyon testleri, tiroid otoantikor pozitifliği ve nodül boyutu açısından karşılaştırıldığında anlamlı farklılık yoktu(p>0.05). Cerrahi olan hastaların patoloji sonuçları MTK, PTK ve benign olma oranları karşılaştırıldığında kalsitonin düzeyi ≥ 8.4 pg/mL olan grupta MTK görülme oranı anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0.001). Rutin kalsitonin taraması yapılan 5139 nodüler tiroid hastasında 15 hastaya MTK tanısı konuldu. Hastalık prevalansı %0.29 bulundu. Kalsitonin 2 pg/ml üzeri olup cerrahi olan hastalardan patolojisi MTK ve benign olan hastalar karşılaştırıldığında MTK hastalarında kalsitonin düzeyi anlamlı olarak yüksekti(p<0.01). TİİAB sonuçlarına bakıldığında MTK hastalarında benign bulgu (Bethesda II) görülme oranı anlamlı olarak daha düşüktü(p<0.01). USG özellikleri karşılaştırıldığında nodülün sınır düzensizliği, makrokalsifikasyon içermesi ve eşlik eden servikal lap görülme oranı ise MTK hastalarında patolojisi benign olan hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0.009, p=0.041, p<0.001). MTK olan hastaların kalsitonin kestirim değerinin belirlenmesi için patoloji sonucu benign grubu olanlara göre karşılaştırılarak ROC analizi yapıldı. ROC analizinde Kalsitonin değeri EAA (Eğri Altında kalan alan) 0.996 SE:0,005 %95 GA:0.986-1.000 olduğu görüldü (p<0.001). Analiz sonucunda kalsitonin için seçilen kestirim değeri 12.14 pg/ml bulundu. Sonuç: Çalışmamızda özellikle tiroid nodüllerinde kalsitonin 12.14 pg/ml üzeri değerlerin MTK'yı göstermesi açısından önemini bulduk. Bulduğumuz sonuçlar serum kalsitonin ölçümünün belirlenen kestirim değerin üzerinde yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip olduğunu göstermektedir. Her ne kadar rutin kalsitonin ölçümü tartışmalı olsa da tiroid nodülleri olanlarda bir defa bakılması uygun görünmektedir. MTK tanısını atlamamak adına kalsitonin yanı sıra USG özelliklerinden anlamlı olduğunu gösterdiğimiz nodülün düzensiz sınırlı olması, makrokalsifikasyon ve eşlik eden servikal LAP olması; yine sık görülen solid yapı, hipoekojenite bulguları değerli olabilir. Günümüzde hala tiroid nodülü olan hastalarda rutin kalsitonin ölçümüyle ilgili geniş hasta serileri içeren çok merkezli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Tiroid Nodülü, Kalsitonin, Medüller Tiroid Kanseri