Sezaryen doğumda uygulanan anestezi yönteminin kord kani ve amniyon sıvısında oksidatif stres parametrelerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET BAYRAK

Danışman: Derya BÜYÜKKAYHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Calışmamızda sezaryen ile doğan bebeklerde anestezi yönteminin TAS (Total Antioksidan Kapasite), TOS (Total Oksidan Kapasite), İMA (İskemik Modifiye Albumin) gibi oksidatif stres parametrelerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli ve prospektif olarak yürütülen çalışmamıza gestasyonel yaşları 37-42 hafta arasında değişen, genel anestezi ile doğan 45 ve spinal anestezi ile doğan 45 bebek dahil edildi. Doğum salonunda göbek kordonundan 5 ml kan sarı kapaklı jelli tüpe ve 5 ml amniyon sıvısı jelsiz kuru tüpe alındı. Alınan örnekler 3000 devirde 10 dakika santrifüj edildikten sonra pastör pipetiyle eppendorf tüplere aktarılıp -80 derecede saklandı. Çalışmamızda TAS ve TOS düzeylerinin analizi Elabscience TOS kitinin talimatlarına göre yapılmıştır. Serum İMA düzeyleri ELISA (Enzyme Linked Immunosorbent Assay) yöntemiyle ölçülmüştür. Çalışmada BT-LAB firmasının E1172Hu kategori numaralı ELISA kiti kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızdaki 90 yenidoğanın ortalama gestasyon haftası 38,42±0,83, ortalama anne yaşı 28,46±5,19, ortalama doğum ağırlığı 3245,67±410,03 gr, ortalama boyu 50,28±1,86 cm, ortalama baş çevresi 35,27±1,17 cm olarak rapor edildi. Yenidoğanların 49'u(%54,4) erkekti ve 18'i (%20) acil sezaryen ile doğmuştu. Genel anestezi ve spinal anestezi uygulanan gruplar arasında boy, baş çevresi, doğum ağırlığı, APGAR skorları, yoğun bakıma yatış oranları benzerdi. Laktat düzeyi spinal anestezi uygulanan grupta yüksek iken, Hgb ve Htc değerleri genel anestezi uygulanan grupta yüksek görüldü. Kord kanındaki TAS, TOS, OSİ ve İMA değerleri iki grup arasında benzerdi. Amniyon sıvısındaki OSİ ve TOS düzeyleri spinal anestezi grubunda anlamlı yüksek görülürken, TAS düzeyi genel anestezi grubunda anlamlı yüksekti. Amniyon sıvısındaki İMA düzeyi ise iki grup arasında benzerdi. Tartışma: Çalışmamızda genel ve spinal anestezi uygulamasının umblikal kord kanındaki oksidatif stres parametrelerine anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşıldı. Bulgular literatür ile benzerdi. Amniyon sıvısında yapılan analizlerde; TAS düzeyinin genel anestezi grubunda, TOS ve OSİ düzeylerinin ise spinal anestezi grubunda yüksek olduğu görüldü. Literatürde amniyon sıvısında TAS, TOS ve OSİ analizlerinin yapıldığı sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. İMA düzeyleri ile ilgili analizlerde; iki farklı anestezi uygulamasının kord kanı ve amniyon sıvısındaki İMA düzeylerine etkisi olmadığı saptandı. Kord kanındaki İMA düzeylerini araştıran sınırlı sayıda araştırma varken, amniyon sıvısındaki düzeyleri değerlendiren benzer herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Sonuç: Yenidoğanlarda TAS, TOS ve OSİ düzeylerinin araştırıldığı çok sayıda klinik çalışma bulunmaktadır. İMA düzeyleri ile ilgili çalışmalar ise daha çok yetişkin yaş grubunda yer almaktadır. Oksidatif hasar ve total antioksidan kapasitenin; uzun dönem nörogelişimsel ve kognitif sonuçlar dikkate alındığında en önemli olduğu yaş döneminin yenidoğan dönemi olduğu bilinmektedir. Perinatal dönemde farklı klinik durumlar ve farklı gestasyonel yaş gruplarında İMA düzeylerinin de değerlendirilmesinin daha olumlu nörogelişimsel prognozun öngörülmesi açısından yararlı olacağı kanısındayız.