Travmatik beyin hasarı olan hastalarda klinik kötüleşmenin tahmin edilmesi: Sistemik inflamatuar biyomarkerların rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜMEYYE ERDAŞ

Danışman: Mehmet OKUMUŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Travmatik Beyin Hasarı (TBH), dünya genelinde önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Travmayı takiben gelişen sekonder süreçler (inflamasyon, oksidatif stres vb.), klinik kötüleşmeyi ve nörolojik sonuçlanımı belirleyen en kritik faktörlerdir. Bu çalışmanın amacı, hafif ve orta TBH hastalarında sistemik inflamatuar belirteçlerin (Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeks, Nötrofil-Lenfosit Oranı, RPR (RDW-Platelet Oranı), NLTRP (NLO ve RPR çarpımı), CRP/Albümin oranı), antioksidan özellikteki maddelerin (total bilirubin, ürik asit, albümin) ve sekonder hasar mekanizmalarına etki ettiği düşünülen diğer belirteçlerin klinik kötüleşme ve prognoz üzerindeki etkilerini incelemektir. Gereç-Yöntem: 2019-2023 yılları arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran, hafif ve orta TBH tanısı alan hastalar retrospektif olarak incelendi. GKS (Glasgow Koma Skalası) puanları, BT (Bilgisayarlı Tomografi) bulguları, ek hastalıkları, ilaç kullanımları, laboratuvar bulguları ve sonlanımları değerlendirildi. Hastanede yatış süreleri boyunca GKS'de 2 birim düşüş veya mekanik ventilatör ihtiyacı gelişmesi klinik kötüleşme olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 378 hasta dahil edildi. Hastaların %17,7'sinde klinik kötüleşme, %7,9'unda mortalite ve %13,5'inde kötü sonlanım izlendi. Total bilirubin, albümin, üre, hemoglobin, glukoz, PT (Protrombin Zamanı), INR (International Normalized Ratio) ve RPR'de klinik kötüleşme, 28 günlük mortalite ve 28 günlük kötü sonlanım açısından anlamlı farklılıklar bulundu. Ayrıca, CRP/Albümin oranının klinik kötüleşme ve mortaliteyi, NLTRP'nin ise mortaliteyi öngörmede faydalı olabileceği bulundu. Yapılan regresyon analizinde ise CRP/Albümin oranı klinik kötülemeyi tahmin etmek için bağımsız değişken olarak belirlendi. Sonuç: Bu çalışma, TBH hastalarında belirli laboratuvar parametrelerinin kötü prognoz riskini erken dönemde öngörmede faydalı olabileceğini göstermiştir. Ancak, literatürdeki çelişkili bulgular göz önüne alındığında, biyomarkerların ve alınma zamanlarının prognostik değer üzerindeki etkisini araştıracak daha kapsamlı ve prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.