Jinekolojik kanser cerrahisinde perioperatif sistemik lidokain kullanımının onkolojik sonuçlara etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA AKSU

Danışman: Menşure KAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Laboratuvar ve retrospektif klinik çalışmalardan elde edilen kanıtlar, perioperatif olarak kullanılan anestezik ve analjezik ajanların seçiminin rezidüel kanser hücrelerinin aktivitesini ve dolayısıyla sonraki nüks riskini etkileyebileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle kanserli hastaların anestezi yönetimi, uzun vadeli prognozlarını önemli ölçüde etkileyebilir. Lidokainin kanser biyolojisini in vitro inhibe etme yeteneği uzun yıllardır bilinmektedir. Bugüne kadar, birçok laboratuvar çalışmasından elde edilen kanıtlar lidokainin, sadece voltaj kapılı sodyum kanalları yoluyla değil, kanser hücreleri içindeki çoklu biyolojik yollar veya bileşenler yoluyla anti-neoplastik etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Biz bu araştırma ile jinekolojik kanser cerrahisinde sistemik lidokain kullanımının genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım oranları ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Perioperatif sistemik lidokain kullanılan hastaların kullanılmayanlara kıyasla kanser cerrahisinden sonra uzun dönem sağkalım sonuçlarının daha iyi olabileceğini varsaydık. Ayrıca genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım üzerinde etkili olan parametrelerin değerlendirilmesi planlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu tarafından onay alındı (Protokol No:2021- 12/14 Tarih: 20.01.2022). Çalışmamız retrospektif bir çalışma olarak yapıldı. 1 Ocak 2018- 31 Aralık 2019 tarihleri arasında elektif majör jinekolojik cerrahi geçiren ve aşağıdaki kriterleri karşılayan hastalar çalışmaya dahil edildi. Veriler, Dr Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik bilgi sisteminin veri tabanından geriye dönük olarak toplandı. Temel hasta özellikleri, primer tanı, adjuvan tedavi kullanımı, ameliyat ayrıntıları (prosedür tipi ve tahmini kan kaybı), anestezi yöntemleri, kan transfüzyonu kullanımı ve patoloji sonuçları gibi tıbbi bilgiler, ameliyat sonrası ilaç veya kemoterapi kullanımı, performans durumu ve advers olaylar gözden geçirilip kaydedildi. Hastalarda tanımladığımız genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım süreleri kaydedildi. Ölen hastalar için ölüm zamanı kaydedildi. viii Bulgular: Bu çalışma için jinekolojik kanser tanısı ile majör cerrahi uygulanan toplam 237 hastanın verileri tarandı. Dahil etme kriterleri uygulandıktan sonra lidokain olmayan grupta 46 hasta lidokain infüzyon grubunda 21 hastaya ait veriler analiz için kullanıldı. Bu çalışmada, tüm hastalar için median takip süresi 33 aydı (%95 güven aralığı (GA), 30-36 ay). Hastalığın rekürrensine kadar geçen süre lidokain almayan ve lidokain alan gruplarda sırasıyla ortalama 33 ay (%95 GA 26,7-33,3) ve 38 ay (%95 GA 27,3-38,9) olarak tespit edilirken; gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=0.247). Gruplar sağkalım süresi açısından karşılaştırıldığında grup 1'de 33 ay (%95 GA 27,4-33,7) ve grup 2 de 44 ay (%95 GA 31-41,5) olduğu tespit edildi (Tablo 4). Lidokain verilen grupta ortalama sağkalım süresi istatistiksel olarak anlamlı olmasa da lidokain verilmeyen gruba oranla daha uzundu (p= 0.050). Postoperatif 24 saatlik total morfin kullanımı yönünden değerlendirildiğinde morfin kullanımının lidokain verilen hastalarda anlamlı şekilde düşük olduğu belirlendi (lidokain almayan grup için 30±3 mg ve lidokain alan grup 18 ±3 mg p=0,04) (Tablo 8). Postoperatif ek morfin miktarının lidokain verilen ve verilmeyen grupta sırası ile 0,61±0,22, 1,68±0,34 mg olduğu ve lidokain verilen grupta ek analjezik kullanımının anlamlı derecede daha az olduğu saptandı (p=0,015). Operasyon sonrası bulantı/kusma sıklığında iki grup arasında anlamlı farklılık olduğu lidokain grubunda bulantı/kusma gelişen hasta sayısının lidokain verilmeyen gruba kıyasla anlamlı derecede daha az olduğu görüldü (Tablo 8). Sonuç: Bu çalışmada majör jinekolojik kanser cerrahisi uygulanan hastalarda intraoperatif intravenöz verilen lidokain infüzyonunun genel sağkalım ve hastalıksız sağ kalım üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Lidokain infüzyonu yapılan grupta genel sağkalım süresi istatistiksel olarak anlamlı olmasa da daha uzun olduğu görüldü. Her iki grup arasında DFS 'ler arasında fark bulunamadı. Postoperatif 24 saatlik total morfin kullanımı yönünden değerlendirildiğinde morfin kullanımının lidokain verilen hastalarda anlamlı şekilde düşük olduğu belirlendi. Postoperatif ek morfin miktarının lidokain verilen ve verilmeyen grupta sırası ile 0,61±0,22, 1,68±0,34 mg olduğu ve lidokain verilen grupta ek analjezik kullanımının anlamlı derecede daha az olduğu saptandı (p=0,015). Operasyon sonrası bulantı/kusma sıklığında iki grup arasında anlamlı farklılık olduğu lidokain grubunda bulantı/kusma gelişen hasta sayısının lidokain verilmeyen gruba kıyasla anlamlı derecede daha az olduğu görüldü (Grup 1 de 28 hasta, grup 2 de 3 hasta, p=0,001).