Orta yüksek riskli akut pulmoner tromboembolide yarı doz sistemik trombolizisin üçüncü ayda genel sağlık algısı ve fiziksel fonksiyon üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER EMRE AŞKIN

Danışman: Ebru Şengül PARLAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Akut pulmoner emboli (PE) tüm dünyada 3. en sık mortaliteye sahip kardiyovasküler hastalıktır. Avrupa Solunum Derneği (ERS) ve Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) akut PE'de erken mortalite riski için, hemodinamik duruma, sağ ventrikül disfonksiyonu veya miyokard hasarına dayanan üç seviyeli (hafif, orta, ağır) bir risk sınıflandırma şeması önermiştir. Mevcut kılavuzlar, yüksek riskli PE'li hastalarda sistemik tromboliz(rt-PA) önermektedir; ancak orta riskli PE'si olan hastalarda yakın takip ile hemodinamik dekompanzasyon durumunda önerilmektedir. Bu hasta grubunda erken dönemde uygulanmış sistemik tromboliz tedavinin yaşam kalitesi üzerine etkilerine ait yeterli veri mevcut değildir. Bu çalışmadaki amaç ERS ve ESC'nin 2019 yayınladığı akut PE tanı ve tedavi kılavuzuna göre orta yüksek riskli akut PE olgularında, başvuru sonrası ilk 24 saatte uygulanan yarı doz sistemik trombolizisin tedaviden en az 3 ay sonra hastaların yaşam kalitesi üzerine etkisini değerlendirmektir. Materyal ve Metod: Çalışmaya Ocak 2023 ve Aralık 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları servis veya yoğun bakımda akut pulmoner emboli nedenli yatarak tedavi almış olan, tanı sırasında ERS/ESC 2019 Akut PE tanı ve tedavi kılavuzu, 30 günlük erken mortalite risk sınıflamasına göre toplam 81 orta-yüksek riskli PE hastası dahil edildi. Hastane yatışında uygulanan tedaviye göre hastalar ikiye ayrıldı. Grup 1'e düşük moleküler ağırlıklı heparin (DMAH) ile antikoagülan tedavi uygulanan hastalar, Grup 2'ye yatışın ilk 24 saatinde yarı doz rt-PA (50 mg Alteplaz) uygulanan ve DMAH ile devam edilen hastalar dahil edildi. Hastaların tedavinin 3. ayındaki genel sağlık algısı ve fiziksel fonksiyon durumu Kısa form (SF-36) yaşam kalitesi ölçeği ile sorgulandı. Hastaların demografik verileri, laboratuvar bulguları, ekokardiyografik değerlendirmesi, eşlik eden derin ven trombozu varlığı, SF-36 yaşam kalitesi ölçeği puanı (fiziksel fonksiyon ve genel sağlık algısı) analiz edildikten sonra iki grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Grup 1 'e 43, Grup 2'ye 38 hasta dahil edildi. Hastaların %50.6'sı (n=41) kadın, %49.4'ü (n=40) erkekti. Yaş ortalaması 66.37±14.59'du (min27-max88). Her iki grup arasında yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Vital bulgulardan nabız ve sistolik tansiyon arteriyal değerleri her iki grupta benzer bulunurken (p>0.05) oksijen saturasyonu (SpO2) Grup 2'de daha düşük bulundu (p=0.028). Hastaların %86.7'sine (n=68) tanı sırasında transtorasik ekokardiyografi (TTE) yapıldı. Grup 1 ve Grup 2 hastaların TTE ile ölçümde ejeksiyon fraksiyonu ve sistolik pulmoner arter basıncı arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p>0.05). Grup 1 hastaların %53.5'inde (n=23), Grup 2 hastaların %65.8'inde (n=25) kompresyon Doppler ultrasonografi ile alt ekstremite derin ven trombozu (DVT) saptandı. Her iki grup arasında DVT varlığı açısından istatistiksel fark saptanmadı (p>0.05). Grup 2'de Grup 1'e kıyasla; lökosit, nötrofil, LDH, D-dimer ve NT-proBNP değerleri anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla; p=0.037, p=0.030, p=0.002, p 0.05). Sonuç: Akut dönemde yarı doz rt-PA uygulanmış orta yüksek riskli akut PE olgularının SpO2 değerlerinin daha düşük olduğu saptandı. Bu olgularda uygulanmış sistemik yarı doz trombolizin 3.ay tedavi sonunda SF-36 yaşam kalitesi anketinin genel sağlık algısı ve fiziksel fonksiyon değeri üzerinde anlamlı fark oluşturmadığı saptandı. Bu sonuçla akut PE'de ilk 24 saatte yarı doz uygulanan sistemik trombolizisin uzun dönemde hastaların yaşam kalitesi üzerine fayda sağlamadığı görüldü. Sistemik tromboliz uygulanan grupta hastane yatış süresinin daha uzun olduğu görüldü.