Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniğine öksürük şikayeti ile başvuran hastaların birinci basamakta takip ve tedavi edilebilirliğinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYZA KUL SOYDAN

Danışman: İrfan ŞENCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Öksürük birinci basamakta karşılaşılan en sık semptomlardan biridir. Bu durum yaşantıyı olumsuz etkilemekte ve sağlık alanında yapılan harcamaları artırmaktadır. Bu semptomun birinci basamak hekimlerince uygun şekilde yönetilmesi, üst basamak sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğun azalmasını sağlayacaktır. Böylelikle ilgili branşın uzman hekimi tarafından izlenmesi gereken kişiler, ikinci ve üçüncü basamak hastanelerden etkin bir şekilde yararlanabilecektir. Biz de buradan yola çıkarak öksürük şikayetiyle üçüncü basamak hastaneye başvuran hastaların birinci basamakta ne oranda değerlendirilebileceğini belirlemeyi ve bunun için de mevcut sistemde olan veya olması gereken özelliklere dikkat çekmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız kesitsel tipte bir araştırmadır. Evrenini ise 01.09.2022-31.10.2022 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi göğüs hastalıkları polikliniklerini öksürük şikayetiyle gelen 18 yaştan büyük, mental yeterliliği bulunan tüm hastalar oluşturmaktadır. Çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanmış iki farklı anket formu kullanılmıştır. Birinci anket formunda istenen tetkikler, istem nedenleri, görüntüleme yöntemleri not edilip; hastanın birinci basamakta değerlendirilebilirliği hastaya ve katılım hekimlere (aile hekimi ve göğüs hastalıkları hekimi) sorulmuştur. İkinci formda ise hastaya sosyodemografik özellikleriyle, üçüncü basamağa başvuru medeni ve öksürük şikayetiyle ilgili kendi aile hekimi tarafından değerlendirilme durumuyla ilgili sorular sorulmuştur. Çalışmamıza 250 hasta alınmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 2021 paket programı kullanıldı. İstatistiksel analizlerde p<0,05 değeri anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza aldığımız 250 hastanın birinci basamakta değerlendirilebileceği ile ilgili görüşleri karşılaştırdık. Katılımcı göğüs hastalıkları hekimi tüm hastaların %55,60'ını, katılımcı aile hekimi ise %46,00'nı birinci basamakta değerlendirilebilir olarak belirtti. Hasta/hasta yakını ise %27,60'ını değerlendirilebileceğini söyledi. Hastaların bu konudaki düşüncesi her iki hekimle kıyaslandığında ise fark mevcuttu ve kendilerinin birinci basamakta değerlendirilebilme oranı her iki hekime göre düşüktü. Hastaların beklenenden az oranda aile hekimine başvurduğunu ve başvuran kişilerin ise çoğunlukla aile hekiminin önerilerini uyguladığını ama uygulanan yöntemden memnun kalmadığını saptadık. Ayrıca hastalardan birinci basamakta mevcut olmayan tetkiklerin yüksek oranda istendiğini ve hastalara yazılan reçetelerin çoğunun aile hekimince yazılması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmeyen ilaçlar olduğunu gösterdik. Sonuç ve Öneriler: Bu çalışmada elde edilen bulgular, hem katılımcı aile hekiminin hem de göğüs hastalıkları doktorunun görüşlerine göre, öksürük şikayeti ile gelen hastaların büyük çoğunluğunun birinci basamakta değerlendirilebileceğini ortaya koymuştur. Bu durumu etkileyen faktörler incelenmiş ve öksürük şikayetinin birinci basamakta yönetimini güçlendirebilecek unsurlar tartışılmıştır. Birinci basamakta değerlendirilebilecek bu hastaların üçüncü basamağa başvurusuna neden olabilecek durumlar incelenmiştir. Aile sağlığı merkezlerinin fiziki şartlarının iyileştirilmesi; aile hekimlerinin hasta değerlendirme, izlem süreçlerini daha etkin bir şekilde yürütebilmesi ve bireylerin bu merkezleri tercih etme oranlarının artmasına katkı sağlaması açısından önemlidir. Aile hekimlerinin bu hastaları daha iyi yönetebilmesi için uzmanlık eğitimi sürecinde ve sonrasında verilen eğitimler güçlendirilmeli ve etkinliği artırılmalıdır. Bunlarla birlikte aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile hekimliği uzmanı sayısının artırılmasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi sağlık hizmetlerinin etkinliğini artıracaktır. Bu çalışmada, aile hekimlerinin reçete edebildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan ilaçlara ilişkin mevcut düzenlemelerin güncellenmesi gerekliliğine dikkat çekilmiş; gerektiğinde aile hekimlerinin bu alandaki yetki kapsamının genişletilmesinin önem taşıdığı vurgulanmıştır.