İnflamatuvar barsak hastalığındaki anemi prevelansı ve özelliklerinin diğer sebeplerle kolonoskopi yapılan hastalarla karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAVAŞ DUMAN

Danışman: Hüseyin ALKIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Dünyada ve ülkemizde yapılan çalışmalarda inflamatuar barsak hastalığı (İBH) tanılı hastalarda anemi prevelansının sağlıklı populasyona göre daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmalarda anemi prevelansı %6 ile %74 aralığında değişmektedir. İBH dışı sepeblerle kolonoskopi yapılan hastalardada, endikasyonlar arasında demir eksikliği anemisi (DEA) de olduğundan; anemi prevelansı genel popülasyondan daha yüksek beklenmektedir. Bu çalışmada yeni tanı konan İBH hastalarının anemi prevalansını ile özelliklerini saptamayı ve bu verileri İBH dışı nedenlerle kolonoskopi yapılan hastaların anemi prevelansı ile özellikleriyle karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmaya 2014 Ocak ve 2019 Aralık tarihleri arasında Şişli Hamidiye Etfal Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Gastronteroloji Kliniğinde klinik, biyokimyasal, radyolojik, endoskopik ve histolojik bulgulara göre yeni İBH tanısı konulup hastane sisteminde anemi açısından gerekli tetkikleri bulunan 150 hasta alındı. Kontrol grubu olarak aynı tarih aralığında İBH dışı endikasyonlarla kolonoskopi yapılan ve anemi yönünden gerekli tetkikleri bulunan 300 hasta alındı. Çalışmaya 18-65 yaş aralığındaki hastalar alındı. Gebelik durumu, solid veya hematolojik malignite tanısı, kalıtsal anemisi, anemiye sebep olabilecek düzeyde kronik böbrek yetmezliği, gastrik cerrahi ve son 3 ay içerisinde major cerrahi (ortopedi, kalp damar cerrahisi vb) geçirme öyküsü olan hastalar alınmadı. Bulgular: Yeni tanı İBH hastalarının %50.7'sinde anemi görüldü. Crohn hastalığı (CH) tanılı hastalarda anemi oranı Ülseratif kolite (ÜK) göre anlamlı yüksekti(%60.2 vs %42.7, p=0.013). İBH hastalarında anemi görülme sıklığıcinsiyetler arasında farklı değildi. CH hastalarında hastalık davranışı ve hastalık tutulum yeri ile anemi arasında istatistiksel anlamlılıkta ilişki saptanmadı. Ancak pankolit (%57.5) tutulumlu ÜK hastalarında sol (%30) ve distal (%27.5) tipe göre anemi daha sıktı(p=0.019). İBH hastalarında morfolojik olarak en sık %54 oranıyla mikrositer anemietyolojik olarak en sık (%50) DEA görüldü. İBH dışı endikasyonlarla kolonoskopi yapılan hastaların % 36'sının endikasyonu demir eksikliği veya demir eksikliği anemisiydi. İBH dışı grup daha yaşlıydı (50.31 vs 40, p<0.001) ve daha çok kadın hasta (%58 vs %44, p=0.03) vardı. Buna rağmen İBH dışı grupta sadece %31 oranında anemi bulundu. Anemi İBH hastalarında (%50.7) kolonoskopi grubuna oranla anlamlı yüksekti(p<0.001).İki grup arasında aneminin etyolojik ve morfolojik dağılımı yönünden anlamlı bir fark görülmedi. Sonuç: İBH hastalarında anemi sıklığının sağlıklı hasta populasyonuna göre yüksek olduğu bilinse de çalışmamızda içerisinde DEA endikasyonunun da olduğu kadın hasta sayısının ve hastaların yaş ortalamasının yüksek olduğu kolonoskopi grubuna göre de yeni tanı İBH hastalarında anemi sıklığının yüksek olduğunu saptadık.Çalışmaya alınan her 2 İBH hastasından birinde (%50.7) anemi olduğunu gördük. Çalışmamızın bulgularına göre İBH hastalarında anemi yaygın bir problemdir, İBH hastalarının anemi yönünden yakından takip/tetkik edilmeleri ve tedavilerinin planlanması gereklidir. Anahtar kelimeler:İnflamatuar Barsak Hastalığı, Ülseratif Kolit, Crohn Hastalığı, Anemi, Kolonoskopi