İnmeli hastalarda üriner semptom şiddeti ve fonksiyonel durum arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA ÖZCAN
Danışman: Zuhal ÖZİŞLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada inmeli hastalarda alt üriner sistem disfonksiyonu şiddetini etkileyen faktörleri belirlemek ve fonksiyonel durum ile ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda Ağustos 2014-Kasım 2015 tarihleri arasında Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatarak rehabilitasyon programı alan 37'si (%48,1) erkek, 40'ı (%51,9) kadın olmak üzere toplam 77 inmeli hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 65,49±14,66 (ortanca:69, min-maks:33-88) yıldı. Hastaların demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, eğitim, medeni durum, meslek) kaydedildi. Olay süresi ortalaması 7,19±8,40 ay (ortanca:4, min-maks:1-18) olan hastaların inme tipi (hemorajik/iskemik), etkilenen tarafı (sağ/sol), dominant el yönü (sağ/sol), bez kullanımları (var/yok) kaydedildi. Hastaların ambulasyon seviyesini değerlendirmek için FAS, fonksiyonel durumunu değerlendirmek için FBÖ, depresyon varlığı ve şiddetini ölçmek için BDÖ; alt üriner sistem disfonksiyon semptomlarını değerlendirmek için AÜSS kullanıldı. Çalışmamıza dahil edilen 77 hastanın 33'üne rehabilitasyon sürecinde ürodinami yapılmıştı ve bu hastalar çalışmanın alt grubunu oluşturdu. Dolum sistometrisi ve işeme sırasında basınç akım çalışması verileri (sistometrik mesane kapasitesi, maksimum idrar akış hızı, maksimum idrar akış hızında detrüsör basıncı, işeme sonrası rezidüel idrar hacmi), işeme bozukluğu tipi (depolama/boşaltma/miks), detrüsör tipi (hiperaktif/hipoaktif) ve detrüsör sfinkter dissinerjisi (var/yok) olarak kaydedildi. Bulgular: Tüm hastaların AÜSS ortalaması 11,81±5,09'du. Erkeklerin kadınlara göre AÜSS ortalaması anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,017). Yaş ve AÜSS arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (p=0,035 r=0,24). Ancak AÜSS ile olay süresi, inme tipi ve etkilenen taraf arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Bez kullanan hastalarda anlamlı olarak AÜSS daha yüksekti (p=0,001). vi Hastaların FAS grupları ile AÜSS ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,067). Ancak total FBÖ ve tüm alt parametre skorları ile AÜSS ortalamaları arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı (p=0,001 r=-0,467). Hastaların AÜSS ile BDÖ skorları arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p=0,422). Ürodinami yapılmış olan 33 hastanın AÜSS ortalaması (12,9±4,01), ürodinami yapılmayan gruba (10,3±5,3) göre anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,007). Ancak bu 33 hastanın ürodinami sonucuna göre işeme bozukluğu tipi, detrüsör tipi, detrüsör sfinkter dissinerjisi varlığı ile etkilenen taraf, inme tipi, yaş, olay süresi, AÜSS ortalamaları arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Hastaların AÜSS ile sistometrik mesane kapasitesi arasında anlamlı ilişki saptanmazken, maksimum idrar akış hızı ile AÜSS arasında anlamlı negatif ilişki saptanmıştır (p=0,043 r=-0,354). Sonuç: İnmeli hastalarda mesane disfonksiyonunun inme prognozu açısından önemi bilinmektedir. Çalışmamızda bu duruma ilave olarak üriner inkontinansın varlığı dışında üriner inkontinansın ciddiyeti ile fonksiyonel durumun her bir parametresi arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Çalışmamız ayrıca inmeli hastaların mesane fonksiyonlarının değerlendirilmesinde alt üriner sistem fonksiyonlarına spesifik skalaların işlevsel şekilde kullanılabileceğini göstermektedir. Alt üriner sistem fonksiyon bozukluğuna yönelik skalalar nörojenik mesane varlığının değerlendirilmesinde objektif ve karşılaştırılabilir veri sağlayan pratik uygulamalardır.