Meme kanseri taraması sonucu ile ileri tetkik amaçlı hastaneye yönlendirilen hastaların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE YILDIZ POLAT
Danışman: Selma PEKGÖR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Meme kanseri, tüm dünyada kadınlarda en sık görülen ve en çok ölüme sebep olan kanserdir. Meme kanseri insidansının artması, tarama ve erken tanı yöntemlerinin önemini artırmıştır. Bu çalışmada tarama mamografisi sonucu ileri tetkik amaçlı hastaneye yönlendirilen hastalar incelendi. Sosyodemografik özellikler, meme kanseri risk faktörleri, klinik muayene ve ileri tetkik sonuçları benign ve malign lezyonu olan gruplar arasında karşılaştırıldı. Klinik muayene, mamografi ve ultrasonografi sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi ile gereksiz tetkik ve invaziv işlemlerin ne derece azaltılabileceğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi meme polikliniğine tarama mamografisi sonucu ile 01.01.2018 ve 10.01.2020 tarihleri arasında başvurmuş olan 40-69 yaş arası 316 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Verileri eksiksiz olan 251 hasta ile çalışma tamamlandı. Hastaların sosyodemografik, obstetrik, özgeçmiş, soygeçmiş özellikleri ile klinik muayene ve tetkik sonuçları incelendi. Verilerin analizi SPSS version 22.0 paket programı ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada hastaların yaş ortalaması 50,75±7,58 bulundu. Malign grubun yaş ortalaması 55,15±7,645, benign grubun 49,33±7,306 bulundu (p<0,001). Son doğum yaşı ortalaması benign grupta 30,22±4,173, malign grupta 31,90±3,523 bulundu (p=0,017). Malign grubun %74,4'ünde, benign grubun %52,8'inde adet düzensizliği mevcuttu (p=0,013). Malign grupta HRT kullanım oranı daha yüksek bulundu (p<0,001). Malign gruptaki hastaların şüpheli bulgusu %82,1'inin kitle lezyonu, benign grupta %57,5'inin mikrokalsifikasyon ve asimetrik dansiteydi (p<0,001). Benign gruptaki hastalarda %89,6 oranında benign, malign grupta ise %79,5 oranında malign muayene bulgusu saptandı (p<0,001). Klinik muayene, tarama mamografisi ve ultrasonografinin birlikte değerlendirilmesi ile hastaların %61,8'inde MRG, %64,5'inde biyopsi gereksinimi olmadığı saptandı. Klinik muayenenin duyarlılığı %79, özgüllüğü ise %76 bulundu. Sonuç: Malign ve benign lezyonu olan gruplar arasında yaş, son doğum yaşı, adet düzensizliği, menopozda olma oranı, HRT kullanım oranı arasında anlamlı fark bulundu. Klinik meme muayenesi, tarama mamografisi ve ultrasonografinin birlikte değerlendirilmesiyle gereksiz ileri tetkik ve biyopsi alınmasının önüne geçilebileceği sonucuna varıldı. Anahtar kelimeler: İleri tetkik, meme kanseri, tarama