Hipertansif bireylerin sağlık okuryazarlığı düzeylerinin farmakolojik ve non-farmakolojik tedaviye uyumu üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FİLİZ HALICI

Danışman: Cenk AYPAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Hipertansiyon tüm dünyadaki yetişkin nüfusun yaklaşık üçte birini etkileyen kronik bir hastalıktır. Birinci basamakta çalışan hekim ve sağlık personeli tarafından en çok gözlenen kronik hastalıkların başında gelmektedir. Hipertansiyon önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Tedavi alan hipertansif hastalarda yetersiz fonksiyonel sağlık okur yazarlığı düzeylerinin farmakolojik ve non-farmakolojik tedaviye uyumu üzerine etkisi olup olmadığını araştırmak için böyle bir çalışma yapmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza hipertansiyon tanısı ile takip edilen 214 hasta alındı. Hastalar rastgele örneklem yöntemi ile seçildi. Çalışmaya alınan tüm hipertansiyon hastalarına oluşturulan anket ile demografik bilgiler, farmakolojik ve non-farmakolojik tedaviye uyum, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile ilgili sorular ve Hill-Bone Yüksek Tansiyon Tedavisine Uyum Ölçeği Anketi ve Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği Türkçe Uyarlaması (ASOY-TR) soruları yüz yüze görüşme tekniği ile soruldu. BULGULAR: Çalışmaya katılan tüm katılımcıların Hill-bone total puan ortalamasının 7,59±5,35, medikal alt grup puan ortalamasının 5,17±4,07, beslenme alt grup puan ortalamasının 1,82±1,77, SOY total puan ortalamasının 25,73±10,82 olduğu görülmüştür. Çalışmaya katılan hastaların %48,1'inin SOY durumlarının yetersiz olduğu, %28,5'inin sorunlu-sınırda olduğu görülmüştür. Çalışmaya katılan kişilerin ayrı ayrı sağlık okur yazarlığı düzeyi ile eğitim durumları ve gelir düzeyleri arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı. Ancak Hill-bone total puanları, SOY durumu gruplarında nümerik farklılıklar gösteriyor olsa da bu fark istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. SONUÇ: Çalışmamızda SOY ile tedaviye uyum arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı bu sebeple daha fazla sayıda ve farklı eğitim düzeylerinde katılımcının dahil olacağı çalışmalar yapılmalıdır. Bunun yanı sıra müdahale çalışmaları planlanarak SOY durumunun düzelmesiyle tedaviye uyumda farklılık olup olmadığı tespit edilmelidir. Çalışmamızda tedaviye uyum oranları düşük bulunmuş ve bunların sebepleri arasında eğitim düzeyi, gelir durumu gibi bir çok faktörün rol oynadığı tespit edilmiştir. Bu açıdan da daha geniş katılımlı çalışmalar yapılmalıdır. Birinci basamak sağlık hizmetleri düzeyinde etkili şekilde hipertansiyon ile mücadele edilmek isteniyorsa, hastalar değerlendirilirken sağlık okur yazarlığı düzeyleri ve tedaviye uyumlarının da incelenerek, her hastanın bu iki bağlamda bireysel ihtiyacı belirlenip bu yönlerden de hastalarımızı desteklememiz gerektiğinin önemi açıktır