Erişkin yoğun bakım ünitelerinde izlenen kandidemi olgularının irdelenmesi ve COVID-19 pandemisinin kandidemi olguları üzerine etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİFSU DEMİR ŞAHAN
Danışman: Çiğdem ATAMAN HATİPOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kandidemi, özellikle yoğun bakım ünitelerinde izlenen kritik hastalarda yüksek morbidite ve mortalite ile seyreden invaziv bir enfeksiyondur. Bu çalışmada, hastanemiz erişkin yoğun bakım ünitelerinde izlenen kandidemi olgularında kandidemi sıklığını, hastaların demografik ve klinik özelliklerini, eşlik eden risk faktörlerini, Candida tür dağılımını ve antifungal duyarlılık paternlerini değerlendirmeyi amaçladık. Ayrıca pandemi öncesi ve pandemi dönemi verilerini karşılaştırarak COVID-19 enfeksiyonunun kandidemi insidansı, mortalite, tür dağılımı ve antifungal duyarlılık üzerindeki olası etkisini ortaya koymayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmada, Ocak 2017–Aralık 2022 tarihleri arasında hastanemiz erişkin yoğun bakım ünitelerinde en az 48 saat izlenen ve ulusal sürveyans kriterlerine göre kandidemi tanısı alan, 18 yaş ve üzerindeki 129 hasta değerlendirilmiştir. Ocak 2017–Aralık 2019 "pandemi öncesi dönem", Ocak 2020–Aralık 2022 ise "pandemi dönemi" olarak tanımlanmış; iki dönemdeki hastalar demografik özellikler, komorbiditeler, kandidemi için bilinen risk faktörleri, Candida tür dağılımı, antifungal duyarlılık sonuçları, kandidemi yönetimine ilişkin uygulamalar, kullanılan klinik skorlar ve mortaliteye etki eden faktörler açısından karşılaştırılmıştır. Ayrıca pandemi dönemi hastaları, COVID-19 tanısı olan ve olmayan olgular şeklinde kendi içinde alt gruplara ayrılarak değerlendirilmiş ve COVID-19 enfeksiyonunun kandidemiye ilişkin klinik sonuçlar üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 29.0 programı kullanılarak yapılmıştır ve p<0,05 istatistiksel anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 129 hasta dâhil edilmiş olup, pandemi öncesi dönemde 60 hastada (%46,5), pandemi döneminde ise 69 hastada (%53,5) kandidemi saptanmıştır. Pandemi dönemindeki 69 hastanın 32'sinde (%46,4) COVID-19 tanısı varken, 37'sinde (%53,6) COVID-19 tanısı yoktur. Hastaların %55'inde ölümün kandidemi tanısından sonraki ilk 30 gün içinde gerçekleştiği görülmüş, pandemi döneminde hem 7 günlük hem de 30 günlük mortalite oranlarının anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p= 0,037 ve p= 0,33). Pandemi öncesi dönemde kandidemi sonrası medyan sağkalım 20,6 gün, pandemi döneminde ise 13,0 gün olarak bulunmuştur. Her iki dönemde de antifungal tedavinin sağkalımı belirgin biçimde artırdığı saptanmıştır (p<0,001). COVID-19 tanılı hastalarda sağkalımın anlamlı derecede daha düşük olduğu (p=0,035) ve pandemi döneminde EQUAL Candida skorunun sağkalımla ilişkili olduğu gösterilmiştir (p<0,001). Pandemi öncesi dönemde hemodiyaliz uygulanması, kontrol kan kültürü alınmamış olması ve böbrek fonksiyon bozukluğunu yansıtan biyokimyasal parametreler 30 günlük mortalite için bağımsız risk faktörleri olarak saptanmıştır (her biri için p<0,05). Pandemi döneminde ise kontrol kan kültürü alınmamış olması ve antifungal tedavi başlanmamış olması mortalite açısından bağımsız risk faktörleri olarak öne çıkmıştır (her biri için p<0,05). İzole edilen 129 Candida izolatının 50'si (%38,8) C. albicans, 79'u (%61,2) ise NAC türlerinden oluşmuştur. 2021 yılı dışında tüm yıllarda NAC türlerinin baskın olduğu görülmüştür. COVID-19 enfeksiyonunun Candida tür dağılımı ve antifungal duyarlılık paternleri üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı gösterilmiştir. Sonuç: Pandemi öncesi ve pandemi dönemlerinde antifungal tedavi başlanması, tedavinin yeterli sürede verilmesi ve tamamlanması sağkalımı olumlu yönde etkileyen temel belirleyiciler arasında yer almıştır. Bu sonuçlar, pandemi koşullarından bağımsız olarak kandidemi yönetiminde erken tanı, uygun antifungal tedavi ve izlem basamaklarına uyumun kritik önemini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, risk faktörlerinin erken dönemde tanınması ve yüksek riskli hastaların zamanında değerlendirilerek uygun antifungal tedaviye yönlendirilmesi, mortalitenin azaltılmasına katkı sağlayabileceği gibi gereksiz antifungal kullanımını sınırlayarak direnç gelişimi riskini azaltabilir. Pandemi döneminde COVID-19 tanılı hastalarda kandidemi insidansı hasta bazında daha yüksek saptanmış; yatış süresi dikkate alındığında ise insidans dansitesi açısından anlamlı fark izlenmemiştir. Bununla birlikte COVID-19 tanılı hastalarda 30 günlük mortalitenin daha yüksek ve sağkalımın daha düşük bulunması, bu hasta grubunda kandideminin klinik olarak daha erken akla getirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Bu nedenle, ağır COVID-19 olgularında kandidemi olasılığı göz önünde bulundurulmalı; erken tanı stratejileri ve uygun antifungal tedavide gecikme yaşanmaması hedeflenmelidir. Anahtar kelimeler: COVID-19 pandemisi, kandidemi, invaziv kandidiyazis, kandidemi risk faktörleri, antifungal tedavi, EQUAL Candida skoru