Tek seviye lomber disk hernilerinde koter kullanımının kas hacmi ve kronik bel ağrısı üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, BEYİN-SİNİR VE OMURİLİK CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAAN AYGÜN
Danışman: Ahmet Deniz BELEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç:Lomber disk herniasyonu, bel ağrısı sebepleri içerisinde en sık cerrahi endikasyon konulan tanılardan birisidir. Mikrocerrahi ile diskektomi esnasında paravertebral kas diseksiyonu yapılmakta, bunun sonucu olarak kaslarda atrofi gelişmektedir. Çalışmamızda monopolar koter kullanımının kas atrofisinin miktarı üzerine etkisi olup olmadığı ve koter kullanılan hastalarda post-operatif süreçte bel ağrısının VAS skoru üzerinden değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde 2020-2024 yılları arasında tek seviye lomber diskten opere edilen 1542 hasta arasından 80 hasta çalışmaya alındı. Hasta bilgileri retrospektif olarak hasta dosyalarından ve sistem üzerindeki epikriz notlarından alındı. Çalışmadaki hastalar iki gruba ayrıldı. Bunlardan birisi cerrahi işlem sırasında monopolar koter kullanılan (40 hasta) hastalar, diğeri ise monopolar koter kullanılmayan (40 hasta) hastalardı. Hastaların pre-operatif MR'ları ve post-operatif 3.ay MR'ları DICOM formatında dosyalandı. Takiben 3D Slicer programı kullanılarak ilgili segmentteki multifidus kası aksiyal-koronal-sagittal düzlemde kesit kesit boyandı ve üç boyutlu model elde edildi. Bu üç boyutlu model üzerinden kas hacmi cm³ cinsinden hesaplandı. Ayrıca hastalara Visuel Analog Skala(VAS) ile pre-operatif, post-operatif 24.saat ve post-operatif 3.ay olmak üzere klinik değerlendirme yapıldı. Verilerin analizi IBM SPSS 25.0 (Armonk, NY: IBMCorp.) ve MedCalc 15.8 (MedCalc Software bvba, Ostend, Belgium) istatistik paket programları kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza toplam 80 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan hastaların 38'i kadın (%47.5), 42'si erkekti(%52.5). Hastaların yaş ortalaması 48,9 ± 12,7'du ve en küçük hasta 20,en büyük hasta 78 yaşında idi. Grup 1 hastaların 4'ü L3- 4, 18'i L4-5, 18'i ise L5-S1 seviyelerinden, grup 2 hastaların ise 5'i L3-4, 20'si L4-5, 15'i L5-S1 seviyelerinden opere edildi. Çalışmada koter kullanılan grupta kas hacmi pre-operatif 12,9 ± 3,1 cm³, post-operatif 11,1± 2,6 cm³ olarak ölçüldü. Bu grupta ortalama -%14,0'lük bir kayıp izlendi. Koter kullanılmayan grupta ise kas hacmi preoperatif 13,0 ± 2,6 cm³, post-operatif 12,0 ± 2,5 cm³ olarak ölçüldü. Bu grupta ise ortalama %7.5'luk bir kayıp olduğu görüldü. İki grup birlikte değerlendirildiğinde istatistiksel olarak,koter kullanılan grupta kullanılmayan gruba göre daha ciddi bir kas kaybı olduğu sonucu ortaya çıktı. (p 0,05). Yine cinsiyete göre VAS skorları incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı sonuç bulunamadı. (p>0,05). Yaş ile ilişkiler incelendiğinde, yaş ile diğer tüm diğer değişkenler arasındaki ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı (p>0,05) bulunmuştur. Grup 1(koter grubu) hastalarda preoperatif VAS 7,7 ± 0,8, post-operatif 24.saat VAS 0,7 ± 0,8, post-operatif 3.ay VAS 1,4 ± 0,9 olarak değerlendirildi. Grup 2 (non-koter grup) hastalarda pre-operatif VAS 7,6 ± 0,8, post-operatif 24.saat VAS 1,0 ± 0,8, post operatif 3.ay VAS 0,6 ± 0,6 olarak değerlendirildi. Monopolar koter kullanılan grupta 3.ay VAS skorunun, koter kullanılmayan gruba göre daha yüksek olduğu görülmüştür. (p<0,05) Sonuç: Spinal cerrahide yapılan kas diseksiyonu sonrasında hastalarda multifidus kasında yaklaşık %10 oranında atrofi gelişmektedir. Koter kullanılan hastalarda bu oran ortalama %-14,0 ± 8,0 iken, koter kullanılmayan hastalarda ise ortalama %-7,5 ± 4,5 olarak ölçülmüş, koter kullanımının kas atrofisini artırdığı görülmüştür. Monopolar koter kullanılan hastalarda post-operatif 3.ay VAS skorlarında yaklaşık 0.8 birimlik bir artış mevcuttur. Fazla koter kullanımı atrofi zemininde kronik bel ağrısı sebeplerinden olabilir. Spinal cerrahi literatüründe monopolar koter kullanımı ve kas hacmi ilişkisini inceleyen bir yayına rastlanmamıştır. Bu nedenle çalışmamız bu alanda pek çalışmaya ön fikir olacaktır. Cerrahi teknikte doğru prosedürü tespit edebilmek için; yeni ve ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Daha fazla hasta sayısıyla, farklı anatomik bölgelerde, farklı cerrahi prosedür uygulanacak hastalarda (lomber dar kanal, skolyoz vb.) yapılacak çalışmalarla bu alandaki bilgi birikimimiz artacaktır.