Pelvik organ prolapsusu olan hastalarda stres üriner inkontinans tedavisinde transobturator tape operasyonuna pelvik rekonstrüksiyon eklenmesinin etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHTİYAR ÇİFTCİ

Danışman: Erdal KAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Stres üriner inkontinansın tedavisinde birçok cerrahi yöntem tanımlanmış olmasına rağmen halen bir altın standart yöntem belirlenememiştir. Bu çalışmada Pelvik organ prolasusu olan hastalarda stres üriner inkontinans tedavisinde transobturator tape operasyonuna pelvik rekonstrüksiyon eklenmesinin; operasyondan 1 yıl sonraki objektif ve subjektif iyileşme oranlarına etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma T.C Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde stres inkontinans nedeniyle cerrahi tedavi gören evre 2 pelvik organ prolapsusu olan kadınlarla gerçekleştirildi. Nisan 2020 ve Nisan 2022 tarihleri arasında stres üriner inkontinans (SUI) nedeniyle opere edilen hastalar retrospektif tarandı. Evre 2 pelvik organ prolapsus tanısı ve SUI tanısı klinik olarak ispatlanmış hastalar; TOT ve TOT ile eş zamanlı pelvik rekonstrüksiyon yapılanlar olarak iki gruba ayrıldı. Çalışmaya 251 hasta dahil edildi. SUI tanılı ve prolapsus açısından asemptomatik olan 73 hastaya sadece TOT uygulandı. SUI tanılı ve prolapsus açısından semptomatik olan 178 hastaya ise TOT ile eş zamanlı pelvik taban rekonstrüksiyon cerrahisi uygulandı. Hastalar operasyondan bir ay ve bir yıl sonra tekrar değerlendirildi. Operasyonun birinci yılında hastalara stres testi ve Patianet Global İmpression of İmprovement (PGI-I) anketi yapıldı. Stres testi ile objektif iyileşme oranı değerlendirilirken; PGI-I anketi ile subjektif iyileşme oranı değerlendirildi. Sürekli verilere ilişkin tanımlayıcı istatistiklerde Shapiro-Wilk testinden yararlanıldı. Sürekli değişkenlerin karşılaştırmasında Mann Whitney U testi kullanıldı. PGI-I skorlarının ikiden fazla gruplu değişkenlerle karşılaştırmalarında Kruskal-Wallis Varyans Analizi kullanıldı. Nominal değişkenlerin grup karşılaştırmalarında (çapraz tablolarda) Ki-Kare/Fisher's Exact test kullanıldı. Sürekli değişkenler ile PGI-I skorları arasındaki ilişkiler Spearman's Korelasyon Katsayısı ile incelendi. Bulgular: TOT operasyonu olan hastaların %29'unda, TOT + Pelvik Rekonstrüksiyon yapılan hastaların %33'ünde inkontinans geliştiği saptandı. Operasyon tipi TOT, TOT + Pelvik Rekonstrüksiyon olan hastaların inkontinans gelişme oranları arasında fark bulunmadı (p>0.05). Histerektomi yapılan hastalarla histerektomi yapılmayan hastaların inkontinans gelişme oranları arasında anlamlı v fark saptandı (p 0.05). Operasyon tipi TOT olan hastaların PGI-I anketinde; %57' sinin PGI-I skoru 1 olup %11'inde operasyon öncesine göre değişiklik yok ya da daha kötü yanıtı alındı. Pelvik rekonstrüksiyon yapılan hastalarda ise %45' inin PGI-I skoru 1 olup %13'ünde operasyon öncesine göre değişiklik yok ya da daha kötü yanıtı alındı. Ancak PGI-I skorları arasında fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Transobturator midüretral askı operasyonu tek başına ya da pelvik taban rekonstrüksiyonu ile kombine edildiğinde SUI için etkili tedaviler olup yüksek hasta memnuniyeti sağlamaktadır. Tek başına TOT ile karşılaştırıldığında pelvik taban rekonstrüksiyonu eş zamanlı TOT benzer sonuç elde etti. Anahtar kelimeler: Pelvik Rekonstrüksiyon, Stres üriner inkontinans (SUI), Transobturator tape (TOT), Pelvik Organ Prolapsusu (POP)