İzole lad darlığı olan hastalarda yapılan FFR'ın anlamlılığının elektriksel açı-zaman indeksi ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ATİK AKSOY

Danışman: Serkan DUYULER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Stabil koroner arter hastalığında iskemi varlığını saptamak, morbidite ve mortaliteyi yönetmek açısından çok önemlidir. Günümüzde, invaziv anjiyografide orta dereceli koroner darlıkların klinik açıdan anlamlı lezyon olup olmadığını belirlemek için ikinci bir invaziv ya da non-invaziv teste ihtiyaç duyulmaktadır. Miyokardiyal iskemi varlığının değerlendirilmesinde fraksiyonel akış rezervi (FFR) ölçülmesinin, non-invaziv stres testlerine göre tanısal doğruluğu, sensitivitesi ve spesifitesinin üstünlüğü önceki çalışmalarda belirtilmiştir. Frontal QRS-T açısı (QRSTa) ve QTc, miyokardiyal repolarizasyon anormalliğinin göstergeleridir ve obstrüktif koroner arter hastalığı ile ilişkileri birçok çalışmada gösterilmiştir. Ayrıca, miyokardiyal iskemi hakkında bağımsız prediktörlerdir. Amaç: Frontal QRSTa ve QTc parametrelerinin toplamı olarak ifade ettiğimiz yeni bir belirteç olan "elektriksel açı-zaman indeksi" ile bu iki bağımsız prediktörden birinin etkilenebileceği kalp hızı, obezite gibi faktörlerin etkisini minimalize etmeyi ve sonuçta "elektriksel açı-zaman indeksi" ile "miyokardiyal iskemi" hakkındaki prediktif değerini güçlendirmeyi amaçladık. Bu çalışmanın amacı, izole orta dereceli LAD darlıklarının hemodinamik fonksiyonel değerlendirilmesinde FFR ≤0.8 değerini öngörmede "elektriksel açı-zaman indeksi"nin prediktif olup olmadığını değerlendirmektir. Gereç ve yöntem: 7 Ocak 2019 - 31 Ocak 2024 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Kardiyoloji kliniğinde ayaktan değerlendirilen ve koroner arter hastalığı (KAH) ön tanısı ile koroner anjiyografi (KAG) yapılan hastalar arasından izole orta dereceli LAD darlığının fonksiyonel değerlendirilmesinde FFR ölçümü yapılan olgular çalışmaya dahil edilmiştir. Toplamda 241 hasta çalışmaya alınmıştır: 61 hasta düşük FFR (≤0.8-hasta grubu) ve 180 hasta normal FFR (>0.8 -kontrol grubu) olarak gruplandırılmıştır. Katılımcıların KAG öncesinde kaydedilmiş 12 derivasyonlu yüzey elektrokardiyografileri incelenmiş ve elektriksel açı-zaman indeksi, frontal QRSTa ve düzeltilmiş QT intervali ölçülmüştür. Ayrıca, başlangıç demografik ve klinik değişkenler de değerlendirilmiştir. Bulgular: 241 hastadan 154'ü erkek, 87'si kadındır. Hastaların yaş aralığı 31 ile 80 yıl arasında olup, ortalama yaş 58.43±9.56 olarak bulunmuştur. Bazal FFR değeri ortalaması 0.89±0.06, son FFR değeri ortalaması ise 0.85±0.07 olarak ölçülmüştür. Ortalama kalp hızı 73.97±14.12 atım/dk olarak bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, diyabet, hipertansiyon, sigara içme öyküsü ve tüm kan parametrelerinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p>0.05). Ancak, kontrol grubunda hiperlipidemisi olan hasta oranı %22.2 iken, hasta grubunda bu oran %47.5 olarak bulunmuş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p 0.05). PARLA indeksi, çok değişkenli lojistik regresyon analizinde düşük FFR değerinin bağımsız bir belirleyicisi olarak bulunmuştur (odds oranı=1.061, %95 güven aralığı=1.044-1.079, p<0.001). ROC eğrisinde PARLA indeksinin en yüksek birleşik duyarlılık ve özgüllük değerleri 444'te kesişmiştir (duyarlılık %80.33 ve özgüllük %84.44). ROC eğrisi analizi, PARLA indeksinin (AUC=0.897), QTc (AUC=0.873) ve frontal QRSTa'ya (AUC=0.704) kıyasla düşük FFR'ı daha iyi öngördüğünü göstermiştir. Sonuç: Çalışmamızda, FFR ölçümünün geniş frontal QRSTa, uzun QTc intervali ve PARLA indeksi ile korele olduğunu saptandı. PARLA indeksinin, izole orta dereceli LAD darlıklarının FFR ile hemodinamik fonksiyonel değerlendirmesinde FFR ≤0.8 iskemi kesme değerini öngördüğünü bulundu. Ayrıca, PARLA indeksinin frontal QRSTa ve QTc intervali değerlerine kıyasla koroner darlığın ciddiyetini daha iyi öngördüğünü bulduk. Anahtar kelimeler: fraksiyonel akış rezervi, frontal QRS-T açısı, izole LAD darlığı, PARLA indeksi, stabil angina pektoris