Fallot tetralojisi tanısı ile ameliyat edilen çocuklarda operasyon sonrası erken ve geç dönemde görülen komplikasyonların değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ AKYOL

Danışman: Hazım Alper GÜRSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Fallot Tetralojisi en sık görülen siyanotik konjenital kalp hastalığıdır. Fallot Tetralojisi, primer defektin infundibular septumun anterosuperiora doğru yönelmesi ile ortaya çıkan konotrunkal bir kalp lezyonlarındandır. Deviasyon sonucu meydana gelen aortun ventriküler septum üzerinde overridingi, ventriküler septal defekt (VSD), sağ ventriküler hipertrofisi ve sağ ventrikül (RV) çıkım yolu darlığı (pulmoner stenoz) TOF'un dört komponentini oluşturur. Tedavi seçenekleri günümüzde tartışılmaktadır. Bizim çalışmamızda ameliyat öncesi palyatif tedavi uygulanan ve tam düzeltme ameliyatı yapılan çocuk hastalarda, erken ve geç dönem gelişebilen postoperatif komplikasyonları tespit etmek için hastaların ekokardiyografi (EKO), elektrokardiyografi ve eğer postoperatif dönemde yapılmışsa kateterizasyon ve anjiyografi bulguları incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Birimi'nin Çocuk Kardiyoloji Bölümünde Ocak 2020 –Mart 2022 arasında Fallot Tetralojisi tanısı konulan ve Çocuk Kalp-Damar Cerrahisi tarafından tam düzeltme ameliyatı yapılan 0-18 yaş aralığındaki çocuk hastalarda, demografik özellikleri, klinik, laboratuvar, ekokardiyografi, kateter anjiyografi ve ameliyat raporları incelendi. Toplamda 57 hastanın verileri analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızda hastaların cinsiyetine bakıldığında; 32'si (% 56,2) erkek, 25'i (% 43,8) kızdır, erkek ve kadın cinsiyet oranı (E/K) 1.28'dir. Hastaların vücut ağırlığı ortalaması 9,8±5,0 kg'dı. Hastaların geliş şikayetleri içinde en sık dış merkez tanılı olarak gelen 41 (% 71,9) kişidir. Hastaların 5 (% 8,8)'i bir sendromla birlikte görülmüştür. Hastalardan 6 (% 10.5)'sında girişimsel palyatif işlem uygulanmıştır. En sık görülen kardiyak anomali sekundum ASD 21 (% 30,4), ikinciside sağ arkus aorta 15 (% 21,7)'dır. Tam onarım yapılan 57 hastamızın ameliyat öncesi bakılan SpO2 değeri 81,75±9,8 ameliyat sonrası SpO2 değeri 93.93±2,99'dur. Post-op erken komplikasyonları incelediğimizde en sık 26 kişide rezidüel ventriküler septal defekt, en sık görülen post-op geç komplikasyon 43 kişide görülen pulmoner yetmezliktir. Sonuç: Günümüzde Fallot Tetralojisi ile bir çok cerrahi ve palyatif yöntem denenmiş ve denenmeye devam etmektedir. Fallot Tetralojisi ölüm oranları gün geçtikçe azalmakta fakat sağkalım uzadıkça geç komplikasyonlar gelişmekte ve buna bağlı ölümler olmaktadır. Tedavi seçiminin hastaya göre özelleştirilmesinin daha sağlıklı sonuçlar verdiği düşünülmeltedir. Anahtar Kelimeler: Fallot Tetralojisi, Palyatif Tedavi, Post-op Erken Komplikasyon, Post-op Geç Komplikasyon