Toplum kökenli pnömoni tedavisinde antikoagülan tedavinin klinik seyre etkisi ve D-dimer düzeyi ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUŞRA UZUNYAYLA

Danışman: Yücel ARMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Toplum kökenli pnömoni tanısı ile hastaneye yatırılarak tedavi edilen hastaların tedavisinde antikoagülan kullanımının klinik seyre etkisini ve D-Dimer seviyelerinin bununla ilişkisini araştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2017-15 Mart 2022 tarihleri arasında SBÜ Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde pnömoni tanısıyla yatırılarak takip edilen 18 yaş üstü hastaların elektronik kayıtları değerlendirmeye alınmış olup uygun 1457 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Analiz için Shapiro-Wilk testi ile değişkenlerin normal dağılım gösterip göstermediğine bakılmıştır. Sonrasında normal dağılım gösteren değişkenlerde bağımsız t testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerde Mann Whitney U testi ile değerlendirme yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya aldığımız hastalardan toplamda 393'ünün D-Dimer ölçümleri yapılmıştı. Pandemi öncesi %13,7 oranında D-Dimer bakılırken pandemi sonrasında bu oranın %71,5 olduğu ve anlamlı derecede arttığı saptandı (p= <0,001). D-Dimer düzeyine göre A grubu (0-2 katı), B grubu (2-5 katı arası), C grubu (5 katından yüksek) olarak 3 grup elde edildi. Akut faz reaktanları (CRP ve prokalsitonin), yatış süreleri, klinik sonlanım durumları (YBÜ'ye alınma ve ölüm oranları) karşılaştırıldı. Prokalsitonine bakıldığında A-B, A-C grupları arasında anlamlı fark mevcuttu(p= <0,001). YBÜ'ye alınma durumlarına bakıldığında A-B grupları arasında anlamlı fark mevcuttu(p=0,043). Ölüm oranları karşılaştırıldığında A-B, A-C grupları arasında anlamlı fark saptandı (p değerleri sırasıyla 0,005 ve <0,001). Gruplar kendi içinde antikoagülan kullanımlarına göre ayrılıp karşılaştırıldığında ise istatistiksel anlamlı fark olmadığı görüldü. Sonuç: Çalışmamızda COVİD-19 pandemisinden sonra hekimler tarafından TKP'de de D-Dimer istemlerinin arttığı görülmüştür. Yüksek D-Dimer düzeyi ile pnömoni şiddeti arasında güçlü bir ilişki saptanmıştır. COVİD-19 pnömonisinde profilaktik antikoagülan tedavi verilen hastalarda klinik seyir ve mortalitenin olumlu etkilendiği tecrübe edilmiş olsa da TKP'de bu durum geçerli değildir. D-Dimer prognostik göstergeç dışında tedaviye antikoagülan eklenmesi açısından ek bir fayda sağlamamıştır. Anahtar Kelimeler: Toplum Kaynaklı Pnömoni, Antikoagülan, D-DIMER