Eritrosit süspansiyonu transfüzyon uygulamalarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜCAHİT OĞUZ KAĞAN TÜRK

Danışman: Suar ÇAKI KILIÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kan transfüzyonu kan veya kan ürününün direkt olarak hastanın dolaşım sistemine nakledilmesidir. Transfüzyonda temel kurallar hastaya gereken uygun kan bileşenlerinin güvenli bir şekilde sağlanması, taşınması, depolanması ve transfüze edilmesidir. En çok transfüzyon yapılan gruplar çocuk ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yatan veya kardiyak cerrahi operasyon geçiren çocuklardır. Çocuk kliniklerinde transfüzyon uygulamalarında hastalıklar arasında hemoglobin/hem atokrit eşik değerleri, transfüzyon miktarı gibi farklılıklar mevcuttur. Çocuk hastalarda transfüzyon uygulamaları hastanın yaşına, vücut ağırlığına, mevcut tanı ve klinik durumuna göre farklılıklar göstermektedir. Çalışmamızda hastanemiz pediatri klinikleri arasında eritrosit süspansiyonu transfüzyonu uygulama alışkanlıklarının incelenmesi ve transfüzyonların rehberlere uygunluklarının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi genel çocuk servisi, çocuk hematoloji ve onkoloji servisi, çocuk yoğun bakım ünitesi, pediatrik kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım ünitesi ve kemik iliği transplantasyonu ünitesi kliniklerinde yapıldı. Yenidoğan dönemindeki hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Etik kurul onayı SBÜ Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan alındı. 01.03.2020 – 31.08.2020 tarihleri arasında belirlenen kliniklerde yatarak izlenen hastaların dosyaları geriye dönük olarak taranarak yatışı sırasında eritrosit süspansiyonu transfüzyonu yapılan 261 hastadan kriterleri karşılayan 246 hasta çalışmaya dahil edildi. Veri kaydetme ve istatistiksel analizler; Microsoft Office 2016 Excel ve SPSS 20.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programı ile yapıldı. Bulgular: Hastaların takip edildiği servislere göre transfüzyon öncesi hemoglobin ortanca değerlerine bakıldığında çocuk yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların 8,2 (3,7-11,1) g/dL, pediatrik kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların 11,7 (10,4-15,2) g/dL, pediatrik hematoloji onkoloji servisindeki hastaların 7,9 (5,3-9,9) g/dL, kemik iliği transplantasyon ünitesindeki hastaların 7,8 (7,6-8,4) g/dL, çocuk servislerindeki hastaların ise 8 (4,7-20) g/dL olduğu görüldü. Gruplar arasındaki bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,001). Çocuk hematoloji ve onkoloji kliniğinde hastanın sepsis, kanama gibi sorunlarında hemoglobin eşik düzeyi farklılık gösterebilmektedir. Pediatrik KİT ünitesinde ise nakil öncesi veya sonrası olması, engraftmanın başlaması, hastanın klinik durumu ve ek komplikasyonlar transfüzyon sınırını etkilemektedir. Çalışmamızdaki transfüzyon yapılan 246 hastanın %73,6'sı (n: 181) solunum desteği ihtiyacı olmayan hastalarken, %4,5'inin (n: 11) non-invaziv mekanik ventilatörde, %22'sininse (n: 54) invaziv mekanik ventilatörde izlenen hastalar olduğu görüldü. Çocuk yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların solunum desteklerine göre transfüzyon öncesi hemoglobin değerleri ve çoklu transfüzyon ihtiyaçları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptandı (p<0,001). Buna karşın transfüzyon sayısı ve transfüze edilen eritrosit süspansiyonu hacmi açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (sırasıyla; p: 0,1, p:0,8). Tartışma ve sonuç: Çalışmamızda pediatrik hastalarda yaş grubu, hastanın tanısı, uygulanan tedavi protokolünün hemoglobin eşik değerini ve transfüzyon sayısını direkt etkilediği görülmüştür. Bu durum literatür bilgileri ile uyumludur. Ayrıca transfüzyon kararının hastayı takip eden hekimlerin klinik öngörü ve alışkanlıklarından da etkilendiği düşünülmektedir. Pediatrik hasta grubu için transfüzyon rehberleri oluşturularak endikasyon dışı gereksiz kan transfüzyonlarının önlenmesi, uygunsuz istemler sonucu oluşan kan imhalarının önüne geçilmesi, hastanın vücut ağırlığına uygun miktarlarda bölünmüş dozlarda pediatrik kan torbaları kullanılması, gereksiz transfüzyonların önüne geçilerek oluşabilecek transfüzyon yan etkilerinin riskinin azaltılması açısından tüm klinikler kan bankası ve transfüzyon komitesi ile uyum içinde çalışmalıdır. Anahtar kelimeler: Transfüzyon, eritrosit süspansiyonu, hemoglobin