Akut pulmoner tromboembolizm sonrası kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon gelişimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE ÇELİK TÜRNÜKLÜ

Danışman: Sevda CÖMERT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ: Pulmoner tromboemboli, derin venöz sistemde oluşan bir trombüsün yerinden kopup dolaşıma geçerek pulmoner vasküler yatağa kadar ulaşması, buna bağlı olarak pulmoner arter veya dallarının tam ya da kısmi olarak tıkanması sonucu oluşur. En sık görülen kardiyovasküler ölüm nedenleri arasında miyokard infarktüsü ve serebrovasküler olaydan sonra üçüncü sırada gelmektedir. Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon, PTE'nin sık görülmeyen ancak ciddi mortalite-morbidite sebebi olan bir komplikasyonudur. PTE sonrası KTEPH gelişme insidansı %0,5-3.8 olarak bildirilmekle birlikte, KTEPH tanılı olguların %50'den fazlasında PTE öyküsü bulunmamaktadır. Semptomların ilk PTE atağından birkaç yıl sonra ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ancak KTEPH gelişmesi için gerekli süre, predispozan faktörler ve gerçek sıklığı konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Biz bu çalışmamızda akut PTE tanılı hastaların uzun süreli takipleri sırasında KTEPH gelişme sıklığını ve KTEPH gelişimi ile ilişkili olabilecek faktörleri belirlemeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Ekim 2013-Temmuz 2016 tarihleri arasında, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde, akut PTE tanısı ile yatarak tedavi altına alınan hastalar çalışmaya dahil edildi. Bu hastalar KTEPH gelişimi açısından altı ayda bir takip edildi. Her kontrol vizitinde 6DYT, DLCO ölçümü ve transtorasik EKO yapıldı. EKO'da PABs>36mmHg veya PABs 36 olan iki hasta yapılan V/P sintigrafisi ve BTPA sonucunun KTEPH ile uyumlu olması üzerine KTEPH tanısı aldı. Akut PTE sonrası KTEPH gelişme insidansı %4,8 olarak hesaplandı. Akut PTE atağından KTEPH tanısına kadar geçen süre ortalama 6 ay idi. KTEPH gelişimi ile ilişkili olabilecek faktörler açısından yapılan değerlendirmelerde; demografik özellikler, idiyopatik PTE olup olmaması, tekrarlayan VTE varlığı, tanı anında laboratuar bulguları ve radyolojik özellikler, tedavi şekilleri açısından her iki grupta anlamlı farklılık tespit edilmedi. SONUÇ: KTEPH, PTE'nin nadir görülen ancak ciddi mortalite ve morbidite sebebi olan bir komplikasyonudur. PTE sonrası hastaların poliklinik takiplerinde EKO ile birlikte DLCO ve 6DYT gibi fonksiyonel testler ile değerlendirilmesi, erken dönemde bulgu vermeyen ve nonspesifik semptomları olan bu hastalığın erken tanısında önemli bir basamak olabilir.