Low anterior rezeksiyon sendromu: Rektum kanseri nedeni ile opere olan hastalarda pelvik taban egzersizlerinin yaşam kalitesi ve ürogenital-anal sfinkter fonksiyonları üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEM BATUHAN OFLUOĞLU
Danışman: Yunus Emre ALTUNTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Rektum kanseri nedeni ile opere olan hastalarda hem cerrahi diseksiyona, hem de preoperatif dönemde aldıkları radyotetapiye bağlı postoperatif dönemde Low Anterior Rezeksiyon Sendromu (LARS) olarak adlandırılan ürogenital ve anal sfinkter disfonksiyonları gelişebilmektedir. Çalışmamızda Pelvik Taban Egzersizinin, LARS skoru, anal EMG ve EORTC-QLQ-C30, QLQ-CR-29 yaşam kalitesi anketleri ile LARS tedavisi üzerine etkilerini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız S.B.Ü. Kartal Dr Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde Ocak 2017– Nisan 2018 tarihleri arasında yapıldı. Hastanemiz etik kurulundan 2018/514/138/3 Nolu etik kurul onayı alınarak çalışmaya prospektif olarak başlandı. Çalışmaya rektum kanseri nedeniyle sfinkter koruyucu, total mezorektal eksizyon yapılmış, neoadjuvan tedavi uygulanmış, ileostomisi ilk operasyonda açılmış ve sonrasında kapatılmış, 18-75 yaş arasında cinsel olarak aktif olan, aydınlatılmış onamı kabul eden 32 hasta dahil edildi. Hastalar randomize olarak iki gruba ayrıldı. Çalışma grubundaki hastalara ileostomisi kapatılmadan pelvik taban egzersizi (kegel) uygulatılmaya başlandı. Kontrol grubundaki hastalar ise normal yaşamlarına devam etmek üzere herhangi bir ek egzersiz verilmeden takibe alındı. Her iki grupta ileostomileri kapatıldıktan sonraki 6.ayda kontrole çağrılarak anal EMG, LARS skoru, yaşam kalitesi anketleri ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışma grubunda major LARS oranı %12,5 iken, kontrol grubunda %62,5 olarak saptanmıştır. Çalışma grubunda major LARS oranı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p:0.004; p<0.05). Anal EMG süre değerleri çalışma grubunda anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p:0,000; p<0.05). Çalışmamızdaki EORTC-QLQ C30 genel kanser yaşam kalitesi değerlendirme anketinde gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Çalışma grubunda EORTC-QLQ-CR29 kolorektal kanser yaşam kalitesi anketinde cinselliğe ilgi parametresi istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,01). Aynı anketteki fekal inkontinans oranları da çalışma grubunda istatiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p<0,039). Sonuç: LARS tedavisinde noninvazif, kolay uygulanabilir, maliyeti olmayan pelvik taban egzersizi, hastalarda yaşam kalitesi, anal EMG sonuçları ve LARS skoru üzerine pozitif yönde etki etmiştir. Pelvik taban egzersizinin bu özellikleri rektum kanseri cerrahisinden sonra sık görülen LARS'ın tedavi algoritmasında ilk tedavi seçeneği olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Low anterior rezeksiyon sendroumu (LARS), rektum kanseri, pelvik taban egzersizi (kegel), EORTC-QLQ-C30, EORTC-QLQ-CR29, anal EMG