COVİD-19'un böbrek fonksiyon prognozuna etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZKAN ONUR
Danışman: Gülizar ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Yeni tip coronavirus hastalığı (Covid-19), Dünya Sağlık Örgütü tarafindan pandemi olarak kabul edilmiş olup tüm dünyada ölümcül sonuçlar doğurmaktadır. Hastalıktaki mortalitenin önemli nedenlerinden birisinin de böbrek fonksiyonlardaki bozulma olduğu düşünülmektedir. Türkiye'de de yeni tip coronavirus salgını etkisini göstermekte olup, hastanemizde yatırılarak takip edilen hastalarda böbrek fonksiyonlarında bozulma görülmektedir. Bu çalışmada akut böbrek hasarı veya kronik böbrek hastalığı tanısı ile hastanede yatan Covid-19 vakalarının mortalitelerine ve böbrek fonksiyon kayıplarına etki eden sebepleri bulmayı, aşılamanın mortaliteye etkisini ve renal iyileşme üzerine etkili olan faktörleri değerlendirmeyi hedefledik. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Sultan 2. Abdülhamid Han Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUAM) Hastanesinde polimeraz zincir reaksiyon (PCR) pozitif Covid-19 nedeni ile yatarak tedavi gören, yatışı öncesinde bilinen evre 3 ve üzeri kronik böbrek hastalığı olan veya hastane başvurusu sırasında akut böbrek hasarı gelişmiş 513 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışmadaki hastaların 172'si kadın 341'i erkektir. 186 erkek ve 94 kadın hastadan oluşan birinci grup Mart 2020-Haziran 2020 arasında Covid-19'a yönelik toplumsal aşılamanın başlamadığı dönemdeki hastalardır. İkinci grupta yer alan 155 erkek 78 kadın hasta ise Türkiye'de toplumsal aşılamanın başladığı 14 Ocak 2021-Şubat 2022 arasındaki hastalardır. Hastalar: yaş, cinsiyet, yatış süresi(gün), komorbid hastalıklar, aşılanma durumları, renal replasman tedavi ihtiyaçları, ACE inhibitörü /ARB kullanım durumları, yoğun bakım ünitesi yatış gereklilikleri; ilk başvurularındaki: kreatinin(mg/dL),Glomerüler filtrasyon hızı(e-GFRml/dk/1.73m²), c-reaktif protein(CRP-mg/dL),alanin aminotransferaz (ALT u/L) laktat dehidrogenaz (LDH u/L), Ferritin (ug/L),D-Dimer(ng/mL), lökosit sayısı (WBC U/lt), lenfosit sayısı(LYM u/l), hemoglobin seviyesi (Hb g/dL), trombosit sayısı (PLT u/L), nötrofil/lenfosit oranı(NLR) , ortalama trombosit hacimleri (MPV fL) taburculuk veya exitus öncesi son laboratuar tetkiklerindeki: kreatinin(mg/dL), e-GFR(ml/dk/1.73m²), nötrofil/lenfosit oranı, ortalama trombosit hacimleri(MPV fL) incelendi. Tüm analizler için anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlenerek analizler IBM SPSS22.0 programı ile yapıldı. BULGULAR: Grup 1 hastalarda 1.64 kat yüksek mortalite ve daha yüksek böbrek fonksiyon kaybı olduğu tespit edildi. Mortaliteyi erkek cinsiyetin 1.507 kat, yaşın 1.024 kat, tip 2 diyabet tanısına sahip olmanın 1.32kat arttırdığı tespit edildi. Böbrek fonksiyon kaybını ise tip 2 diyabet tanısının 1.774 kat, geçmiş malignite öyküsünün 5.26 kat arttırdığı tespit edildi. Grup 1 hastalarda yüksek mortalite ile birlikte ortalama AST, LDH, CRP, ferritin seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü. WBC, LYM, HB, PLT seviyelerinin ise daha düşük olduğu görüldü. SONUÇ: Covid-19'a bağlı takip edilen böbrek hasarı gelişmiş hastalarda mortaliteyi erkek cinsiyetin, tip 2 DM tanısının ve yaş artışının arttırdığı görüldü. Böbrek fonksiyonlarının prognozunda ise tip 2 DM, malignite ve demans tanısı olanların daha kötü renal iyileşmeye sahip olduğu görüldü. 2.grup hastaların renal iyileşmelerinin 1.grup hastalara kıyasla daha yüksek orana sahip olduğu tespit edildi. Aşılı ve aşısız hastalar arasında ise mortalite ve renal iyileşme açsından istatistiksel anlamlı bir fark ortaya konulamadı. Hipertansiyonun ve hipertansiyon tedavisinde kullanılan ACE-inhibitörü/ ARB kullanımının mortalite üzerine anlamlı etkisi olmadığı tespit edildi. Grup 2 de yer alan hastaların başlangıç başvurularındaki böbrek fonksiyon bozukluğunun daha ileri seviyede olduğu tespit edildi. Grup 1de yer alan hastanemizde yatarak tedavi görmüş hastalarda yüksek mortalite oranı olduğu görüldü.