Laparoskopik histerektomi operasyonlarında intravenöz ibuprofenin ağrı, oksidatif stres ve inflamasyon üzerine etkilerinin tiyol-disülfid hemostazı ve C-reaktif protein iledeğerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERSİN KAHRAMAN

Danışman: Banu ÇEVİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı total laparoskopik histerektomi ameliyatı geçirecek hastalarda postoperatif analjezi amacıyla kullanılan intravenöz ibuprofen ile peroperatif dönem ve postoperatif 24. saatte hastaların oksidatif stres maruziyetininin azaltılıp azaltılamadığını tiyol-disülfid hemostazı (TDH) yöntemi ve C-Reaktif Protein (CRP) ile değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya laparoskopik histerektomi ameliyatı olacak, American Society of Anesthesiologists (ASA) Skoru I ve II olan 69 hasta dahil edildi. Hastalar kapalı zarf yöntemi ile ibuprofen ve parasetamol (Grup İP) ile parasetamol (Grup P) olarak rastgele iki gruba ayrıldı. Tüm hastalardan damaryolu açıldığında (T0) TDH ve CRP ölçümleri için kan örneği alındıktan sonra %0,9 izotonik ile dilüe edilmiş 800 mg ibuprofenin 30 dakikalık iv infüzyonu ile 1g parasetamol iv infüzyonu eş zamanlı olarak başlanırken P grubunda sadece 1 g parasetamol infüzyonu uygulandı. İP grubunda her 6 saatte bir 800 mg ibuprofen ve 1 g parasetamol, P grubunda her 6 saatte bir 1 g parasetamol iv olarak uygulandı. Hastalarda postoperatif ağrı düzeyi 1, 2, 6, 12, 24. saatlerde VAS cetveli ile değerlendirildi. VAS skoru 4 ve üzeri olan hastalara 1mg/kg Tramadol ile iv bolus olarak kurtama analjezisi uygulandı. CRP ve TDH için diğer kan örnekleri insüflasyon öncesi (T1), desüflasyon sonrası (T2) ve postoperatif 24. saatte (T3) alındı. Hastaların demografik ve hemodinamik verileri, anestezi süresi ve Trendelenburg pozisyonda kalma süreleri, ek analjezi ihtiyacı, bulantı-kusma varlığı, VAS skorları, patoloji sonuçları, CRP ve TDH düzeyleri kaydedildi. Bulgular: İki gruptaki hastaların demografik verileri, anestezi süresi ve Trendelenburg pozisyonda kalma süreleri ve patoloji sonuçları benzerdi. Grup İP'de hemodinamik verilerde bazal değerlere göre daha az değişim gözlendi. Grup P'de postoperatif 24 saatlik takipte ağrı skorları daha yüksek ölçülürken, ek analjezik kullanılma sıklığının ve ilaç miktarının daha fazla olduğu görüldü. Grup İP'de postoperatif 24. saat hariç bulantı insidansı daha düşüktü. Nativ tiyol, total tiyol, disülfid ve disülfid/nativ tiyol değerleri incelendiğinde Grup İP'de hiçbir zaman aralığında oksidatif stres Grup P'ye göre daha düşük değildi. Postoperatif 24. saatteki CRP değerleri bazal değerle karşılaştırıldığında Grup P'deki artışın Grup İP'ye göre daha fazla olduğu görüldü. Üre ve kreatinin değerleri postoperatif 24. saatte Grup İP'de daha yüksek ölçüldü. Sonuç: Laparoskopik histerektomi operasyonlarında iv ibuprofen kullanımıyla intraoperatif dönemde daha stabil hemodinami ve postoperatif 24 saatlik dönemde daha iyi ağrı kontrolü sağlanmaktadır. Postoperatif 24. saatte daha düşük CRP değerleri elde edilmiş olsa da oksidatif stresin azaltılması açısından herhangi bir olumlu değişiklik izlenmemektedir.