Birinci basamak sağlık hizmetlerinde hastaların endikasyon dışı talepleri ve sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU AYYILDIZ

Danışman: Adem ÖZKARA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hastaların medya aracılığıyla sağlıkla ilgili doğru ya da yanlış pek çok bilgiye eskisinden daha hızlı, daha kolay ve sınırsız ulaşılabiliyor olmaları; bu bilgileri referans alarak, hekimlerinden endikasyon dışı sağlık uygulamalarını talep etmelerine sebep olmuştur. Aile hekimleri, hastaların sağlık sistemiyle ilk temas noktası olmaları ve yaş, cinsiyet ve rahatsızlık ayrımı yapmaksızın bireylere, ailelere ve belirli bir nüfusa kişisel ve sürekli sağlık hizmeti sunmakla yükümlü olmaları bakımından bu taleplerle en sık karşılaşan hekim grubudur. Amaç Çalışmamızda hastaların hekimlerinden endikasyon dışı sağlık uygulamaları taleplerinin neler olduğunun, ne sıklıkla yapıldıklarının ve sebep olabildikleri olumsuz sonuçların belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Çalışmanın evrenini ülke genelindeki aile hekimliği uzmanları ve aile hekimliği uzmanlık öğrencileri oluşturmaktadır. Katılımcılara 1500 üyesi olan kapalı bir e-mail grubu, facebook grupları, WhatsApp grupları ve kişisel bağlantılar aracılığıyla ulaşılarak, anketi internet ortamında doldurmaları sağlanmıştır. Çalışma 379 katılımcıyla, beş haftada tamamlanmıştır. Bulgular Katılımcıların %44'ü asistan doktor, %20'si sözleşmeli aile hekimliği uzmanlık öğrencisi, %34'ü uzman doktor ve %2'si eğitim görevlisiydi. Katılımcıların %1'i özel hastanede, %7'si devlet hastanesinde, %32'si eğitim araştırma hastanesinde, %17'si üniversite hastanesinde, %41'i aile sağlığı merkezinde ve %3'ü toplum sağlığı merkezinde çalışmaktaydı. Katılımcıların yaş ortalamaları 33, meslekte geçirdikleri sürenin ortancası 6 yıldı. Hekimler en sık karşılaştıkları endikasyon dışı taleplerin ilaç yazılması (%74) ve laboratuvar tetkiki yapılması (%69) olduğunu belirtmiştir. Hekimler ayrıca, hastaların yapılması konusunda en çok ısrarcı oldukları ve yapılmadığında en çok şiddete başvurdukları taleplerin, ilaç reçetelenmesi ve istirahat raporu düzenlenmesi olduğunu belirtmiştir (sırasıyla (%84 ve %81), (%54 ve %68)). Hekimlerin yaşları ve çalıştıkları kurumda geçirdikleri süre azaldıkça, öncesine göre endikasyon dışı talepleri gerçekleştirme oranlarının arttığı görüşüne katılma oranları da artmıştır ((r= -0,196, p<0,001) ve (r= -0,192, p<0,001)). Hekimlerin, son bir yıl içerisinde endikasyon dışı uygulamaları yapmadıkları için yetkili merciye şikâyet edilme sayıları ile yaşları, meslekte geçirdikleri süre ve çalıştıkları kurumda geçirdikleri süre arasında pozitif anlamlı korelasyon saptanmıştır (sırasıyla (r=0,264, p<0,001), (r=0,254, p<0,001), (r=131, p=0,011)). Sonuçlar Hekimlere göre en çok karşılaştıkları endikasyon dışı talepler: ilaç reçetelenmesi ve laboratuvar tetkiki yapılması istemleridir. Ayrıca hastalar en çok ilaç reçetelenmesi ve istirahat raporu düzenlenmesi konusunda ısrarcı olmakta ve bu talepleri reddedildiğinde şiddete başvurmaktadır. Hekimlerin önemli bir kısmı, miktarındaki artışa bağlı olarak öncesine göre endikasyon dışı talepleri kabul etme oranının arttığını düşünmektedir. Hekimlerin endikasyon dışı taleplerle karşılaşma sıklıklarının, taleplerle karşılaştıklarında gösterdikleri tutumların, hastaların endikasyon dışı talepleri reddedildiğinde gösterdikleri tepkilerin ve yapılması konusunda ısrarcı olunan taleplerin, hekimlerin çalıştıkları kurumlara ve unvanlarına göre değiştiği tespit edilmiştir. Hekimlerin yaşları ve tecrübeleri arttıkça, talepleri reddetme oranları ve buna paralel olarak da yetkili mercilere şikâyet edilme sayıları artmaktadır. Bu çalışma, literatürde çokça irdelenmemiş bir konuyu araştırmış olması sebebiyle, aile hekimlerinin hastalarıyla olan ilişkilerinin dinamiklerine ışık tutma potansiyeline sahiptir. Sistemin diğer paydaşları olan hastaların ve hemşirelerin görüşlerinin de alındığı veya hekim-hasta görüşmelerinin kaydedildiği daha kapsamlı çalışmalar, sistemdeki aksaklıkların tespiti ve düzeltilmesi açısından daha bütüncül ve doğru bir yaklaşım olacaktır.