Türkiye'deki böbrek tümörlerinin epidemiyolojik olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET BURAK YILMAZ
Danışman: Buğra Bilge KESEROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada Türkiye'deki böbrek tümörü tanısıyla cerrahi tedavi uygulanmış hastaların epidemiyolojik olarak incelenmesi amaçlandı. Gereç Yöntem: Çalışmaya 2017-2022 yılları arasında Türkiye'de böbrek tümörü nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış hastalar dahil edildi. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri üzerinden parsiyel nefrektomi ve radikal nefrektomi kodlarıyla hastalar aratıldı. Patoloji sonucu elde edilen hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik verileri, komorbiditeleri, preoperatif trombosit ve hemoglobin değerleri, uygulanan cerrahi yöntem, tümörlerin histolojik ve karakteristik özellikleri ve hastaların genel sağ kalım durumları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza 5324 erkek ve 3120 kadın olmak üzere toplam 8444 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortancası 57.8 (0-94) idi. Tümörlerin 1097'si (%13) benign ve 7347'si (%87) malign idi. Benign tümörler arasında en sık görülen tümörler 579 hasta (%52.8) ile onkositom ve 375 hasta (%34.2) ile anjiomiyolipom idi. Malign tümörlerin 6777'sini (%92) Renal Hücreli Karsinomlar (RHK) oluşturmaktaydı. Renal hücreli karsinomlar arasında en sık saptanan alt tip 4892 hasta (%72) ile Berrak Hücreli RHK idi. Berrak Hücreli RHK'nin tüm coğrafi bölgelerde en yaygın alt tip olduğu, Kromofob RHK'nin en yüksek oranının Doğu Anadolu'da (%8.8), Papiller RHK en yüksek oranının Güneydoğu Anadolu'da (%20.3), Sınıflandırılamayan RHK en yüksek oranının ise Güneydoğu Anadolu'da (%7.8) olduğu tespit edildi. Lojistik regresyon analizinde, ileri yaş, erkek cinsiyet, artmış tümör boyutu ve hastada diyabetes mellitus görülmesinin malignite riskini artıran bağımsız risk faktörleri olduğu saptandı. Sağ kalımı azaltan faktörlerin ileri yaş, erkek cinsiyet, radikal nefrektomi uygulanmış olması, ileri evre, büyük tümör boyutu, yüksek Fuhrman/ISUP derecesi olduğu tespit edildi. Berrak Hücreli RHK referans kategori olarak kabul edildiğinde Papiller RHK'nın ölüm riskini daha fazla artırdığı saptandı. Sonuç: Bu çalışma, Türkiye'deki böbrek tümörü hastalarının demografik ve klinik özelliklerini analiz ederek hastalığın dağılımı ve karakteristik özellikleri hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Çalışmamız literatürle genel olarak uyumlu olmakla birlikte, bazı farklılıklar da içermektedir ve Türkiye'de böbrek tümörlerinin daha iyi anlaşılması ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesi açısından önemli katkı sağlayabilir.