İnme tanısı ile takip edilen hastalarda yutma kaslarının morfolojisinin disfaji ile ilişkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE MERVE ATA

Danışman: Eda GÜRÇAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Disfaji, bolusun ağız boşluğundan farinks ve özofagus yoluyla mide girişine transferindeki bozukluk olarak tanımlanır. Disfaji, malnütrisyon, dehidratasyon ve aspirasyon pnömonisine neden olabilir. İnme sonrası disfaji sık görülmektedir. Ultrasonografinin (US) yutma kaslarını değerlendirmede güvenilir bir yöntem olduğu gösterilmiştir. İnmeli hastalarda yutma kas kütlesinin US ile değerlendirildiği az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı disfajisi olan ve olmayan inmeli hastalarda US ile yutma kaslarının morfolojisinin değerlendirilmesi ve bu değerlendirme parametrelerinin yutma fonksiyonu üzerine etkisinin belirlenmesidir. Gereç ve yöntem: Bu araştırmaya inme tanısı ile yatan 40 yaş üstü hastalar dahil edildi. Hastaların beslenme durumunu değerlendirmek için Mini Nutrisyonel Değerlendirme-Kısa form (MNA-SF), oral alım derecelendirmesi için Fonksiyonel Oral Alım Skalası (FOIS) ve yutma bozukluğu değerlendirmek için Yeme Değerlendirme Aracı (EAT-10) kullanıldı. İnmeye bağlı fonksiyonel durum Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FIM) ile değerlendirildi. US ile bilateral masseter ve temporal kaslar ve mylohyoid kas kalınlıkları, geniohyoid ve bilateral digastrik anterior kasların enine kesit alanları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya disfajisi olan 21 hasta ve disfajisi olmayan 21 hasta olmak üzere toplam 42 inme tanılı hasta dahil edildi. Disfajisi olan hastaların yaş ortalaması daha yüksekti (p=0,004). Hastalar inme nedeni, hemipleji tarafı, lezyon yerleri ve inme tarihinden değerlendirmeye kadar geçen süre bakımından benzer olarak değerlendirildi (p>0,05). Disfajisi olan hastaların MNA-SF skorları, FOIS skorları ve FIM puanları daha düşük saptandı (p<0,001). US ile yapılan kas ölçümleri değerlendirildiğinde, her iki grupta da hemiplejik taraf kas ölçümleri daha düşük bulundu (p<0,001). Disfajisi olan grupta hemiplejik taraf masseter kas kalınlığı (p=0,011), hemiplejik olmayan taraf masseter (p=0,021) ve mylohyoid kas kalınlığı (p=0,005), digastrik anterior (p=0,017) kesit alanı daha düşük bulundu. Disfajiyi öngörmedeki bağımsız prediktörleri belirlemek için yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizinde disfaji gelişme olasılığının MNA-SF ile azaldığı (OR = 0,726, p = 0,05) gösterildi. Sonuç: İnme sonrası disfajisi olan hastalarda yutma kasları etkilenmiş olsa da disfajiyi predikte eden bir kas grubu belirlenememiştir. Ancak klinik pratikte kolaylıkla uygulanabilecek malnütrisyon tarama testi MNA-SF disfajiyi bağımsız şekilde göstermektedir. Bununla birlikte suprahyoid kaslar ve çiğneme kasları inmeye bağlı hemiplejisi olan hastalarda etkilenmiştir. Bu kasların US ile değerlendirilmesi disfajiyi tespit etmek ve etkin rehabilitasyon protokollerini geliştirmek açısından faydalı olabilir.