Ovulasyon indüksiyonu yapılan sıçanlarda iyonlaştırıcı radyasyon ile oluşturulan ovaryan toksisitede quercetin 3-0 rutinoside'in infertilite açısından koruyucu etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYHAN KUTLU

Danışman: Barış BAYKAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Malignitelerin tedavisinde uygulanan radyoterapi (RT), hücrelerde oksidatif stres ajanlarını arttırmakta buna bağlı oluşan inflamatuar reaksiyonlar doku hasarına neden olmaktadır. RT uygulamaları esnasında ovaryumların da radyasyondan etkilenmesi sonucunda alınan doza bağımlı olarak dokularda oluşan hasar infertiliteye neden olabilmektedir. Kanser türlerinin bazılarının tedavisinde ovaryumların radyasyona maruziyeti önlenebilirken abdomino-pelvik ve tüm vücut ışınlamalarında (TBI) bu her zaman mümkün olamamaktadır. Bu nedenle klinikte uygulanabilecek invaziv olmayan alternatif yöntemlere ihtiyaç vardır. Bu çalışmada Quercetin 3-0 Rutinoside (QCRT)'in intraperitoneal (ip) uygulamasının radyasyon kaynaklı infertilite üzerine protektif etkisinin olup olmadığının tespit edilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 38 Wistar Albino dişi sıçan 3 kontrol (Sham, RT, DMSO+RT) ile 2 deney (QR100+RT ve QR200+RT) olmak üzere 5 gruba ayrıldı. Sıçanların ovaryum morfolojilerinin ve follikül gelişimlerinin eşitlenebilmesi için tüm sıçanlara önce östrus senkronizasyonu akabinde Pregnant mare serum gonadotropin (PMSG) ile ovulasyon indüksiyonu yapıldı. Proöstrus fazına geçtiği vajinal smear takibi ile tespit edilen sıçanlara östrus siklusu boyunca, ip, günde bir defa, Sham Grubu'ndaki sıçanlara, 0,1 ml %0,9'luk NaCl, DMSO+RT Grubu'na 1 mg/kg/gün dozunda Dimetilsülfoksit (DMSO), QR100+RT grubu ile QR200+RT grubuna ise sırasıyla 100 mg/kg ve 200mg/kg dozunda QCRT uygulandı. Ardından ovaryum toksisitesi oluşturmak için sıçanlara anestezi altında 10 Gray (Gy) gama (γ) radyasyon, abdomino-pelvik bölgeye, tek seansta, eksternal olarak uygulandı. RT uygulamasını takip eden ikinci östrus fazına geçtiği vajinal smear takibi ile tespit edilen sıçanların doku ve kan örnekleri alınarak sakrifiye edildi. Sıçanların kan dokularından oksidan-antioksidan olarak Malondialdehit (MDA), Süperoksit Dismutaz (SOD) ve Glutatyon Peroksidaz (GSH-Px), anti-inflamatuar sitokinlerden Transforming growth factor beta 1 (TGF-1 Beta) ve İnterlökin 10 (IL-10), steroid hormonlardan Estradiol (E2) ve Progesteron (P4) parametreleri çalışıldı. Ovaryum dokularının histolojik ve stereolojik analizleri ise ImageJ programı aracılığı ile yapıldı. Bulgular: γ radyasyon uygulanan RT kontrol gruplarında ovaryumda fibrozis, folliküler atrezi ile intravasküler kanlanmada artış ve ekstravasküler kanama görüldü. Yüksek doz protektif QCRT tedavisi uygulanan grupta bu bulguların daha az olduğu tespit edildi (p<0,001). RT alan tüm gruplarda sıçan ve ovaryum ağırlıkları düşük bulundu (p<0,001). Oksidan-Antioksidanlardan MDA, SOD, GSH-Px; anti-inflamatuar sitokinlerden TGF-β1 ve IL-10; steroid hormonlardan E2 ve P4 düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Sonuç: QCRT'nin ovaryumda RT'ye bağlı gelişen hasarları azalttığı, folliküler atreziyi azaltarak ovaryum follikül rezervlerini koruduğu, fertilitenin korunmasına dönük radyoprotektif tedavide rolü olabileceği sonucuna varıldı.