Başsız kanüllü kompresyon vidası, izole ayak bileği kırıklarının medial malleol tespitinde standart malleol vidası kadar etkili ve güvenli midir? Prospektif, randomize ve karşılaştırmalı bir çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET ŞAHİN
Danışman: Cemil ERTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ayak bileği kırıkları toplumda sık görülen yaralanmalardan olup özellikle medial malleol kırığının tespitinde pek çok farklı yöntem kullanılmaktadır. Malleol vidası, başsız kanullü kompresyon vidası, gergi bandı yöntemi ve plak ile tespit bu yöntemlerin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Medial malleol üzerindeki cilt dokusunun inceliği nedeni ile kemik doku dışında kalan implant kısımları, yumuşak dokuları irrite ederek persistan ağrıya ve ikincil operasyonlara neden olabilmektedir. Optimum tedavi yöntemi için çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada, ayak bileği kırıklarının medial malleol tespitinde AO tarafından önerilen ve rutin olarak kullanılan malleol vidası ile özellikle eklem içi kırıkların cerrahi tedavisinde kullanılan başsız kanullü kompresyon vidasıyla tespit yöntemlerinin klinik ve radyolojik bulgularının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza izole medial malleol kırığı ve SER tipi bimalleoler kırığı olan 65 hasta dahil edildi. Başsız kanullü vida uygulanan 33 hasta Grup 1 olarak adlandırılırken, malleol vidası uygulanan 32 hasta Grup 2 olarak adlandırıldı. Hastalar geliş sırasına göre randomize edilerek opere edildi. Hastaların klinik ve radyolojik sonuçları bir yıllık süreçte izlenerek prospektif olarak değerlendirildi. Bu süreçte hastaların kaynama süreleri, medial hassasiyet, artroz gelişimi, VAS ve AOFAS skorlamaları parametrelerine bakıldı. Bulgular: Çalışmamızda başsız kanullü vida uygulanan grupta medial hassasiyet, istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulundu. Başsız kanullü vida uygulanan hiçbir hastanın implantları çıkarılmazken, malleol vidası uygulanan beş hastanın persistan ağrı nedeni ile implantları çıkarıldı. Gruplar arasında yaş, cinsiyet, oluş mekanizması, kaynama süresi, artroz gelişimi, VAS ve AOFAS skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Sonuç: Çalışmamızda amacımız başsız kanullü kompresyon vidasının, medial malleol kırıklarının tespitinde en az malleol vidası kadar etkili ve güvenilebilir olabileceğini göstermeye çalışmaktı. Başsız kanullü kompresyon vidasının tamamının kemiğin içine gömülebilir olmasının ve tasarımsal olarak kompresyon yeteneğinin olmasının bu sonuçlarda etkili olduğunu düşünmekteyiz. Yine de daha fazla sayıda hasta ve daha uzun takip süreleri ile yeni yaklaşımlar ve tedavi seçenekleri geliştirilebileceği kanaatindeyiz.