Aort darlığının serum papp-a düzeyi ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF MERVE GİRGİN
Danışman: Ayfer ÇOLAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Elif Merve Girgin, Aort Darlığı ile Serum Gebelik İlişkili Plazma Protein-A İlişkisi, Tıbbi Biyokimya Uzmanlık Tezi, İzmir 2017. Kalsifik aort kapak hastalığı, aort kapağında darlığa yol açmayan hafif kalınlaşma ve kalsifikasyonu tanımlayan aort sklerozundan aort darlığına (AD) kadar olan bir spektrumu içermektedir. Yapılan çalışmalarda AD ile Koroner Arter Hastalığı (KAH) arasındaki ilişki net olarak gösterilmiştir. AD ve KAH'ın, etyolojik nedenler, klinik özellikler, risk faktörleri ve histopatolojik inceleme bulguları yönünden önemli benzerliklere sahip olduğu bilinmektedir. Gebelikle İlişkili Plazma Proteini-A (PAPP-A), ilk olarak gebelerin plazmasında tanımlanan yüksek molekül ağırlıklı çinko bağlayan bir matriks metalloproteinazı (MMP)'dır. Literatürde KAH ile PAPP-A'nın ilişkisini araştıran çeşitli çalışmalar mevcut iken KAH ile benzer patogeneze sahip olan AD ile PAPP-A ilişkisini gösteren çalışmaya rastlanmamıştır. Çalışmaya hastanemiz kardiyoloji kliniğine ayaktan başvuran ve transtorasik ekokardiyografi ile AD saptanan 45 hasta ve 30 kontrol grubu hasta alındı. Çalışmaya alınan bireylerin yaşları ortalama 66 ± 11 yıl idi. Olguların glukoz, üre, kreatinin, trigliserid, total kolesterol, düşük dansiteli lipoprotein (LDL), yüksek dansiteli lipoprotein (HDL), C-reaktif protein (CRP), insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) ve PAPP-A düzeyleri ölçülmüştür. PAPP-A düzeyi için hasta ve kontrol grubu arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık mevcut olduğu görüldü (p=0.02). Lojistik regresyon analizinde AD gelişiminde serum PAPP-A düzeyinin bağımsız bir belirleyici olduğu (B=0.161 p=0.01) bulundu. Fakat aort kapak darlık derecesi (B=0.02 p=0.24) ve velosite (r= 0.185 p=0.38) ile ilişkisi bulunmadı. PAPP-A ile IGF-1'in negatif yönde anlamlı ilişkili olduğu görüldü (r=-0.279 p=0.01). Lojistik regresyon analizinde klinik faktörlerden sadece hiperlipideminin (B=-1.856 p=0.04) bağımsız olarak AD varlığı ile negatif yönde ilişkili olduğu bulundu. Ayrıca lineer regresyon analizinde ortalama trombosit hacmi (MPV)'nin aort kapak darlık derecesiyle ilişkili olduğu bulundu (B=0.251 p=0.004). Sonuç olarak serum PAPP-A düzeyi AD olan hastalarda yükselmektedir. Bu çalışmanın bulguları ile birlikte daha geniş hasta popülasyonlarıyla yapılacak olan çalışmaların PAPP-A'nın AD'nin etyogenez, tanı ve tedavisinde gelişmelere yol açabileceğini düşünmekteyiz.