Remisyonda bipolar bozukluk hastaları ve tanı almamış kardeşlerinde bağlanma biçimleri ve zihin kuramı işlevleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MENŞURE EFE
Danışman: Sinay ÖNEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, Bipolar Bozukluk (BB) tanılı remisyon dönemindeki hastalar ile Bipolar Bozukluk Tanısı Almamış Sağlıklı Kardeş (BK)'lerinde Zihin Kuramı (ZK) işlevleri ile bağlanma biçimlerinin ve aralarındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya ötimik dönemde 46 BB tanılı hasta, hastaların BB tanısı almamış 40 sağlıklı kardeşi ile ailede BB öyküsü olmayan 40 Sağlıklı Kontrol (SK) olmak üzere toplam 126 gönüllü dahil edilmiştir. Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu (SVF); Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ) ve Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ); ZK'nın değerlendirilmesi için Gözlerden Zihin Okuma Testi (GZOT), İmayı Anlama Testi (İAT) ve Pot Kırmayı Farketme Testi (PKFT); erişkin dönem bağlanma biçimlerinin anlaşılabilmesi için Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II (YİYE-II) ve yürütücü işlevleri değerlendirmek için İz Sürme Testi (İST) kullanılmıştır. Bulgular: YİYE-II ortalama puanları bakımından gruplar karşılaştırıldığında BB grubunun YİYE-II kaygı alt boyutu ortalama puanlarının BK grubundan anlamlı derecede yüksek olduğu, BK ve SK grubu arasında anlamlı derecede fark olmadığı bulunmuştur (p=0,031). YİYE-II kaçınma alt boyutu ortalama puanları bakımından üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p= 0,548). ZK işlevleri bakımından gruplar karşılaştırıldığında GZOT ve İAT ortalama puanlarının BB grubunun BK grubundan, BK grubunun da SK grubundan daha düşük olduğu ancak bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulunmuştur (sırasıyla p= 0,067, p= 0,071). İST-A ve İST-B tamamlama süreleri ile İST-A hata puanlarının BB grubunda BK ve SK gruplarından istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla olduğu bulunmuştur (sırasıyla p=0,013, p=0,025, p=0,138). Bipolar bozukluk grubunda GZOT ile hem İST-A, hem de İST-B skorları arasında negatif yönde korelasyon olduğu bulunmuşken (sırasıyla r=-0,296, p=0,046, r=-0,344, p=0,022), YİYE-II ile ZK alt testleri ve YİYE-II ile İST arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Doğrusal regresyon analizi sonucunda GZOT, İAT ve PKFT puanlarını açıklamada YİYE-II alt boyutlarının istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda ZK puanlarının YİYE-II alt boyutları tarafından açıklanamaması, bipolar bozuklukta ZK defisitlerinin bağlanma biçimleriyle ilişkili olabileceği hipotezini desteklememektedir. BB'de nörobilişsel ve ZK işlevlerinin farklı alanlardaki bozukluklardan mı kaynaklandığı yoksa her ikisinin örtüşen bir faktör mü olduğu sorusuna yanıt bulabilmek için daha ayrıntılı çalışmalara gereksinim vardır.