Rutin hemodiyalize giren hastalarda karotis intima media kalınlığının hemoglobin variabilitesi ve biyokimyasal parametrelerle ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP BANU TOPALOĞLU

Danışman: Edip ERKUŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) tanısı olup rutin hemodiyalize giren hastalarda karotis intima media kalınlığının (CIMT) hemoglobin variabilitesi ve biyokimyasal parametrelerle ilişkisininin değerlendirilmesi Materyal metod: Çalışmamıza 2023-2024 yılları arasında Erzurum Şehir Hastanesi hemodiyaliz ünitesinde SDBY nedeniyle rutin hemodiyalize giren yaşları 18-99 arasında olan 45'i erkek, 55'i kadın 100 hasta alındı. Hastaların birebir olarak kendilerinden veya gerekli durumlarda dosyalarından geriye dönük olarak demografik veriler ve tetkik sonuçları alındı. Bu işlemlerden sonra 12 aydan uzun süredir hemodiyalize giren hastaların aylık rutin takiplerinde bakılan hemogram, biyokimyasal tetkikleri, hemodiyaliz yeterliğinin göstergerleri olan Kt/V, üre düşüş oranı (URR) aylık değerleri kaydedildi. Bu değerler toplanıp 12 ye bölünerek ortalama verileri not alındı. Ayrıca hemoglobin variabilitesi aylık hemoglobin seyrine göre değerlendirildi. Hastalar ortalama hemoglobin değerine göre ve hemoglobin variabilitesine göre gruplara ayrıldı. Aterosklerozun erken bir belirteci olarak kabul edilen CIMT sertifikalı bir okuyucu tarafından ultrason cihazı ile noninvaziv manuel olarak olarak bakıldı. Hastaların CIMT ile hemoglobin variabilitesi, hemoglobin ortalamaları, biyokimyasal tetkikleri, hemodiyaliz yeterlilik belirteçleri arasındaki ilişkisine bakıldı. Bulgular: Hemoglobin variabilitesi izlenen olguların ortalama CIMT ölçümleri 0,81 ± 0,19 mm, izlenmeyenlerin ise 0,79 ± 0,17 mm idi. Gruplar arasında CIMT ölçümleri açısından farklılık izlenmedi (p=0,609). Ancak hemoglobin variabilitesi olan grupta CIMT daha kalın saptandı. Hemoglobin variabilitesi izlenenlerin kalsiyum seviyesi izlenmeyenlerden anlamlı derecede daha yüksekti (p=0,005). Erkeklerin CIMT kalınlığı kadınlardan daha fazlaydı (p=0,002). Diyabetes mellitus (DM) olanların CIMT kalınlığı olmayanlardan anlamlı derecede daha fazla idi (p=0,019). CIMT ölçümleriyle Kt/V (p=0,004) ve URR (p=0,004) arasında negatif yönde korelasyon izlendi. Sonuç: Çalışmamızda saptadığımız en önemli nokta hemodiyaliz hastalarında Kt/V ile URR'nin CIMT ile negatif korelasyona sahip olması ve DM tanılı hastalarda DM tanısı olmayan hastalara göre CIMT kalınlığının daha büyük olarak tespit etmemizdir. Yeterli hemodiyalizin ve regüle edilen DM'nin CIMT kalınlığının azalmasını ve periferik vasküler ve kardiyovasküler hastalıkların azalmasını sağlayacaktır. Hemoglobin variabilitesi ve CIMT arasında anlamlı ilişki bulamadık. Ancak CIMT kalınlığı hemoglobin variabilitesi olan grupta daha kalın bulundu. Bu konuda yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Kronik böbrek hastalığı, son dönem böbrek yetmezliği, CIMT, hemoglobin variabilitesi