2016 yılında hidronefroz tanısı ile çocuk nefroloji polikliniğine başvuran hastaların değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESMA ARIK

Danışman: Fatma NARTER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Hidronefroz renal pelvis ve/veya kalikslerin dilatasyonu ile karakterize, en sık gözlenen antenatal renal anomalidir. Morbiditeyi azaltmak için erken dönemde etyolojik faktörün belirlenerek tedaviye başlanması çok önemlidir. Çalışmamızda; Çocuk Nefroloji polikliniğinde hidronefroz tanısı alan 0-18 yaş arası çocuk hastaların demografik verileri, klinik bulguları, etyolojik faktörleri, laboratuar/radyolojik bulguları ve tedavi seçenekleri incelenmiş; bölgemizdeki hidronefrozlu hastaların verilerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Çocuk Nefroloji polikliniğimizde 1 Ocak 2016 – 31 Aralık 2016 tarihleri arasında muayene olan hidronefroz tanısı almış 328 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Olguların demografik özellikleri, başvuru nedenleri, ek sistemik hastalıkları, laboratuar değerleri ve görüntüleme yöntemleri değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler NCSS 2007 Statistical Software paket programı ile yapılmıştır. BULGULAR: Çalışmamıza dahil edilen 328 hastanın 196 (%59,76)'sı erkek, 132 (%40,24)'si kız çocuklardan oluşmaktadır. Kız/erkek oranı 0,67 olup erkek çocukların yaş ortalaması 3,30±3,64 yıl ve kız çocukların yaş ortalaması 5,50±4,09 yıl, tüm çocukların yaş ortalaması 4,18±3,97 yıl bulunmuştur. Hastalarımızın 183 (% 55,79)'ü ultrasonografide (USG) pelviektazi veya kaliektazi saptanması nedeniyle başvurmuş olup 29 (%8,84)'u idrar yolu enfeksiyonu geçirme, 65 (%19,82)'i antenatal USG'de böbreklerde patoloji saptanması, 13 (%3,96)'ü üriner inkontinans, 20 (%6,10)'si USG'de üreteropelvik darlık şüphesi, 3 (%0,91)'ü opere meningomyelosel, 6 (%1,83)'sı USG'de taş, 2 (%0,61)'si nörojen mesane, 7 (%2,13)'si diğer nedenlerle başvurmuştur. Hastalarımızın 286 (%87,20)'sına medikal tedavi yapılmazken, 21 (%6,40)'ine idrar yolu enfeksiyonu proflaksisi, 13 (%3,96)'üne taş için medikal tedavi, 8 (%2,44)'ine nörojen mesane için medikal tedavi uygulanmıştır. Hastalarımızın 320 (%97,56)'sine operasyon ihtiyacı duyulmamışken, 8 (%2,44) hastamıza cerrahi tedavi uygulanmıştır. Kız çocuklarda antenatal dönemde hidronefroz erkek çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Kız çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu geçirme öyküsü erkek çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Disfonksiyonel eliminasyon sendromu, enürezis nokturna, gündüz idrar kaçırma, sürekli inkontinans açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Ancak kız çocuklarda işeme disfonksiyonu erkek çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. SONUÇLAR: Antenatal dönemden hayatın sonuna kadar sağlığı etkileyebilecek çok önemli bir sorun olabilecek hidronefroz; erken tanı alabilmesi ve tedavi edilebilir olması nedeni ile dikkatle irdelenmesi gereken bir durumdur. Yaşamın hangi döneminde yakalanırsa yakalansın böbreklerde kalıcı hasar ve son dönem böbrek yetmezliğine gidişe izin vermemek veya gidişi yavaşlatmak için hidronefrozun etkin tedavisi ve olguların düzenli aralıklarla takibi gerekmektedir. Ancak hidronefroza yaklaşımı daha da geliştirebilmek için daha kapsamlı ve çok sayıda vakalar içeren özellikle prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Hidronefroz, çocukluk çağı, böbrek yetmezliği