Acil servise travma nedeniyle başvurup eksitus olmuş adli olguların retrospektif olarak incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KAYSERİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM TÜYSÜZ

Danışman: İsmail ALTINTOP

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Travma, özellikle genç nüfusta dünya genelinde önde gelen mortalite ve morbidite nedenlerinden biridir. Çalışmamızın temel amacı, acil servise travma sonrası başvuran ve eksitus olan adli olguların demografik özelliklerini, yaralanma mekanizmalarını ve ölüm nedenlerini analiz etmek; klinik tanılar ile otopsi bulguları arasındaki uyumu değerlendirerek "önlenebilir ölüm" oranlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 01.01.2019 ile 31.12.2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne travma sonrası başvurup hayatını kaybeden ve adli otopsisi yapılan 209 yetişkin hasta üzerinde retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Olguların demografik verileri, travma mekanizmaları, laboratuvar parametreleri ve yaralanma şiddet skorları incelenmiştir. Travma sonrası ölümlerin önlenebilirliği, TRISS (Trauma and Injury Severity Score) metodolojisi kullanılarak hesaplanan yaşam olasılığı (Ps) değerlerine göre sınıflandırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortancası 44 olup, %84,7'si erkektir. En sık görülen travma mekanizmaları yüksekten düşme (%29,7) ve araç içi trafik kazasıdır (%25,8). Hastaların %75,1'inin hastane dışı kardiyak arrest olduğu saptanmıştır. Postmortem incelemelerde en yaygın saptanan temel eksitus sebebi %36,4 ile travmatik beyin hasarı (TBH) iken, bunu toraks yaralanmaları (%26,3) takip etmiştir. Klinik tanılar ile otopsi bulguları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir uyum tespit edilmiştir (K = 0,718, p < 0,001). Ancak 43 vakada tanısal tutarsızlık saptanmış olup en sık atlanan tanılar büyük damar yaralanmaları ve miyokard enfarktüsüdür. TRISS metodolojisine göre olguların %76,1'i önlenemez, %18,2'si önlenebilir ve %5,7'si potansiyel olarak önlenebilir ölüm kategorisinde değerlendirilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda saptanan %18,2'lik önlenebilir ölüm oranı, literatürle uyumlu olmakla birlikte, travma bakım sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Klinik ve otopsi tanıları arasındaki yüksek uyum, acil servis tanı süreçlerinin başarısını gösterse de, özellikle büyük damar yaralanmaları gibi atlanabilecek durumlar için klinik şüphe düzeyi artırılmalıdır. Olguların büyük çoğunluğunun hastane öncesi arrest olması, mortaliteyi azaltmak için olay yeri müdahalesinin ve transport süreçlerinin hayati önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.