Genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu hastalarının kişilik örgütlenmeleri ve çift uyumları açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NESLİŞAH ATGÜDEN
Danışman: Hüseyin GÜLEÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu; kadınların benlik saygısını, çift ilişkilerini ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir cinsel işlev bozukluğudur. Bu bozukluğun tedavisinde oldukça yüksek başarı oranları bildirilmesine karşın, tedavi terki ciddi bir sorundur. Genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu hastalarının orgazm yaşantılarına göre iki gruba ayrıldığı, orgazmı deneyimleyebilen gruptaki kadınların kişilik özelliklerinin daha olgun ve bütünleşmiş olduğu, daha yüksek oranda ödipal döneme saplanma özelliklerinin görüldüğü, orgazmı deneyimleyemeyen grubun ise daha çok ödipal öncesi döneme saplanma özelliklerinin bulunduğuyla ilgili görüşler vardır. İlk grubun tedavi devamlılığının ve tedavi yanıtının daha iyi olduğu düşünülmektedir. Bunun yanında, cinsel işlev bozukluklarının çift uyumunu bozucu etkiye sahip olduğu, çift uyumundaki bozuklukların da cinsel sorunların oluşmasına ve sürmesine katkı sağladığı bilinmektedir. İlgili yazında, genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu olgularının kişilik özelliklerini ve çift uyumunu inceleyen az sayıda çalışmada birbiriyle çelişkili sonuçlara rastlanmaktadır. Bu çalışmada; genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu olan kadınların kişilik örgütlenme düzeyleri ve nesne ilişkileri nitelikleri açılarından orgazm yaşantılarına göre karşılaştırmayı ve çift uyum düzeyi ile genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmaya. bilgilendirilmeleri ardından katılmayı kabul eden, genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu tanısı konulan 50 kadın ile konrol grubunu oluşturan 50 sağlıklı kadın dahil edildi. Genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu grubu, Golombok Rust Cinsel Yaşam Doyum ölçeğinin orgazm bozukluğu alt boyutuna göre iki gruba ayrıldı. Orgazmı deneyimleyemeyen grup 19, deneyimleyebilen grup ise 31 hastadan oluşmaktaydı. Tüm katılımcıların sosyo-demografik veri formu araştırmacı tarafından dolduruldu. Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Cinsel Mit Ölçeği, Golombok-Rust Cinsel Yaşam Doyum Ölçeği (GRCYDÖ), Çift Uyum Ölçeği (ÇUÖ) tüm katılımcılar tarafından dolduruldu. Hasta grubuna ayrıca Sheehan Yeti Yitimi Ölçeği (SYYÖ) verildi. Ayrıca araştırmacı tarafından tüm katılımcılarla yapılan ortalama bir saat süren bireysel görüşme sonrası Erenköy Kişilik Örgütlenmesi Tanı Formu (ErKÖTF) ve Erenköy Nesne İlişkileri Niteliğini Değerlendirme Ölçeği (ErNİNÖ) dolduruldu. Sonuçlar uygun istatistik yöntemleri ile karşılaştırıldı. Bulgular: Genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu hastaları ile kontrol grubu arasında kendilik algısı, zaman içinde kendilik algısı sürekliliği, davranış duygu bütünlüğü, ötekine ilişkin algı, nesne algısı ve kimlik toplam puanı açısından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılıklar bulundu. Hasta grubunun özellikle bölme ve inkar olmak üzere daha fazla ilkel savunma düzeneklerini kullandığı, özellikle küçültme olgun savunma düzeneğini daha az kullandığı tespit edildi. Hasta grubunda nesne ilişkisi niteliği daha düşük düzeydeydi. Çift uyumu düzeyine göre gruplar karşılaştırıldığında hasta grubunun çift uyumunun, kontrol grubuna göre daha iyi düzeyde olduğu görüldü. Orgazm deneyimleyemeyen genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu hastaları, orgazm deneyimleyebilen hastalarla karşılaştırıldığında kişilik örgütlenme düzeyleri ve nesne ilişkileri nitelikleri açılarından gruplar arasında istatistikel farklılık saptanmadı, çift uyum ölçeğinin duygusal ifade alt boyutunun orgazmı deneyimleyebilen grupta daha iyi düzeyde olduğu görüldü. Sonuç: Çalışmamızdan elde edilen veriler, genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu olan kadınların normallere göre, kişilik örgütlenme düzeylerinin daha alt düzey olduğunu, nesne ilişkisi niteliklerinin daha düşük düzeyde bulunduğunu, en azından tedavi arayışında olanların, çift uyumlarının daha iyi olduğunu; orgazm deneyimleyebilenler ile deneyimleyemeyenler arasında kişilik örgütlenme düzeyleri ve nesne ilişkisi nitelikleri açısından anlamlı fark bulunmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler; genitopelvik ağrı/birleşme bozukluğu, vajinismus, kişilik, kişilik örgütlenmesi, nesne ilişkileri niteliği, çift uyumu, çift uyum ölçeği