COVİD-19 geçirmiş çocuklarda geç dönem solunum sistemi bulguları ile nötrofil/lenfosit oranı (NLO), platelet/lenfosit oranı (PLO) ve eozinofil düzeylerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE GÜL YÜCEL

Danışman: Fatma DUKSAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İlk olarak Aralık 2019'da Çin'de pnömoni vakalarıyla tanımlanan ve Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) pandemi ilan etmesiyle etkisini devam ettiren şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüsü-2 (SARS-CoV-2) enfeksiyonu, daha sonra Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) olarak adlandırılmıştır. COVID-19'un klinik spektrumu, asemptomatik formlardan mekanik ventilasyon, septik şok ve çoklu organ yetmezliği ile yoğun bakım takibi gerektiren akut solunum yetmezliği ile karakterize klinik hastalığa kadar değişmektedir. Çalışmalar, akut enfeksiyondan haftalar sonra bile semptomlar bildirildiğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı; asemptomatik veya semptomatik olarak COVID-19 geçiren çocuk hastalarda geç dönem solunum sistemi bulgularını ortaya koymaktır. Hastalığı semptomatik ve asemptomatik Nötrofil / Lenfosit oranıyla (NLO), Platelet/Lenfosit oranı (PLO) ve eozinofil düzeyleri arasındaki ilişkiyi olmadığı ortaya koymaktır. Materyal ve Metod: Bu tez çalışması prospektif vaka kontrollü bir çalışmadır. Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Şehir Sağlık Uygulamaları Araştırma Merkezi (SUAM) Çocuk Alerji ve İmmünoloji polikliniğine 01.04.2021-01.07.2021 tarihleri arasında başvuran hastalarla gerçekleştirildi. Akut COVID-19 dönemi ilk iki haftalık süre olarak belirlendi. Daha önce şikayeti olmayıp, akut COVID-19 döneminden en az 1 ay sonra öksürük, nefes darlığı veya göğüs ağrısı ile başvuran hastalar vaka grubu olarak değerlendirildi. Bu vakalar içerisinden gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) testi pozitif olarak daha önce COVID-19 tanısı alanlar ile aile içi COVID-19'lu hasta ile teması olanlar çalışmaya alınmak üzere değerlendirildi. Temas öyküsü olan hastaların COVID-19 geçirip geçirmeme durumu da SARS-CoV2 antikor pozitifliğine bakılarak netleştirildi ve çalışmaya bu şekilde dahil edildi. Başvuran hastaların yaş, cinsiyet, daha önce solunum sistemini ilgilendiren hastalık tanısı olup olmadığı (kistik fibroz, immün yetmezlik, ağır astım vs.), aile içinde COVID-19'lu hasta ile temaslı olduğu veya tanı aldığı dönemdeki RT- PCR sonuçları ile o dönemdeki semptomları ve ilaç kullanımı sorgulandı. Hastaların COVID-19 RT-PCR pozitifliği saptandığı dönemde veya temaslı oldukları dönemde semptomları olup olmamasına göre asemptomatik veya semptomatik olarak gruplandırıldı. Kontrol grubu olarak rutin muayene için başvuran, bilinen kronik hastalığı olmayan, COVID-19 geçirme veya temas öyküsü olmayan, SARS-CoV2 antikoru negatif olan 30 sağlıklı çocuk hasta çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubundan rutin olarak alınan hemogram sonuçları üzerinden elde edilen veriler kullanıldı. Nötrofil/Lenfosit oranı (NLO), Trombosit (Platelet)/Lenfosit oranı (PLO) ve eozinofil düzeyleri önce vaka ve kontrol grubu arasında karşılaştırıldı. Daha sonra vaka grubu asemptomatik ve semptomatik olmasına göre aynı parametreler açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 47'si kız (%44,8) ve 58'i (%55,2) erkek olmak üzere toplam 105 hasta dahil edilmiş olup yaş ortalaması 10,7±4,6 yıldı. Hastaların 47'sinde (%44,8) COVID-19 döneminde semptom olduğu görüldü. Semptomu olanlarda en fazla ateş (%72,3), halsizlik (%46,8), boğaz ağrısı (%42,6) ve öksürük (%40,4) olduğu görüldü. Semptomu olanlar ile olmayanlar arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Hastaların 64'ünde (%61) COVID-19 sonrası öksürük, 49'unda (%46,7) nefes darlığı ve 22'sinde (%21) göğüs ağrısı görüldü. Semptomu olanların hemoglobin değerinin semptomu olmayanların değerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu görüldü (p 0,05). Semptomu olanlar ile olmayanlar arasında da beyaz küre, nötrofil, lenfosit, eozinofil, platelet sayıları ile NLO, PLO değerleri arasında anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Semptomu olanlar ile olmayanlar arasında eozinofili ve atopi görülmesi açısından anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Semptomu olanlar ile olmayanlar arasında solunum fonksiyon testi sonuçları açısından anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda COVID-19'u semptomatik ve asemptomatik geçiren çocuklarda 4-5 ay sonra da semptomlar olabileceği görüldü. Semptomları devam etse de hastaların geç dönem solunum fonksiyon testlerinde, NLO, PLO ve eozinofil değerlerinde değişiklik olmadığı görüldü. Ayrıca COVID-19 sonrası semptomlarla atopi ve eozinofili arasında herhangi bir ilişki bulunmadı. Anahtar Kelimeler: COVID-19, eozinofili, nötrofil/lenfosit oranı, platelet/lenfosit oranı